Faruk Teber: Bu proje partiler, siyasetler üstü olanı yani insanı anlattı

Faruk Teber: Bu proje partiler, siyasetler üstü olanı yani insanı anlattı
Urfalıyam Ezelden setindeyim. Bu sefer set ziyareti için değil. Hatırla Sevgili dosyasının önemli bir sayfasını doldurmak, Faruk Teber yani projenin kurucu yönetmeni ile konuşmak için geldim. Şahane bir mekanda çalışıyorlar. Çubuklu tepesine konuçlanmış muhteşem dokulu bir sokaktayız. Gece sahnesi çekecekler. Set karıncalar gibi çalışıyor. Yanık Mehmed'in kapısının önündeki sedirde Faruk Teber ve senaryo yazarı Sinan Tuzcu oturuyor. Ben de yanlarına oturuyorum. Eh, biraz da sohbetlerini kesimiş gibi oluyorum.FarukTeber ile Hatırla Sevgili konuşuyoruz. Umarım kifayetsiz kelimelerimin rehberliği, Faruk Teber'in bu röportajdaki içtenliğinin yolunu kesmez. Buyrun..

Nasıl başladı Hatırla Sevgili macerası?
Yurt dışındaydım. Tomris Hanım aradı. "Faruk böyle bir iş var. Çok da güzel bir iş, bunu çekelim"dedi. Tomris Hanım'ı çok severim ama çekemeyeceğimi çünkü işlerimin olduğunu söyledim. "Hiç merak etme, bütün hazırlıkları tamamlayacağım. Sen işlerini bitir gel."dedi. Gerçekten de öyle oldu. Döndüm. Senaryoyu okudum, çok sevdim. Deli bir işti. Başladık ama o dünyayı kurmak acayip bir keyif. Benim demeyeceğim, bizim çektiğimiz en iyi işlerden biridir Hatırla Sevgili çünkü emek emektir. Hatırla Sevgili'nin başlangıcında bütün oyuncuların gözlerinde o projeye inandıklarını görüyoruk. İstisnasız herkeste o inanç vardı. Önemli bir ayrıcalıktır bir projenin bunu yaşaması. Hiçkimsede, "Çekelim gidelim" duygusu yoktu, olmadı. Hepimiz ilk andan itibaren, "Acaip bir şey yapıyoruz galiba" duygusuyla setteydik. Projeye büyük bir inanç vardı.

İnandığınız kadar varmış ki bugün diziyi konuşuyoruz.
Tabii.. Olağanüstü bir şey oldu yahu.. İlk çekim günlerimizi hatırlıyorum. Bütün ekip hem sinirli ve yorgunduk hem de mutluluktan uçuyorduk. Başarınca acayip bir his yaşıyor insan. Çektiklerimize bakıp, "Benzedi yahu hatta aynı o dönem gibi oldu işte" demenin keyfi tarif edilemez. Yerdeki taşlara kadar özeniliyordu hatta sonra yerlerde kullandığımız çinili karolar da moda oldu. O detaya kadar düşünen bir ekiple çalışıyorduk. Kuaförümüz Allah rahmet eylesin Ahmet (Akbıyık) şu ana kadar gelmiş geçmiş en güzel dönem saçı tarayan adamdı. Müthiş bir emek ve özveri vardı. Hangi birini sayayım? Sevdik biz o işi..

Ne kadar sürdü hazırlık aşaması?
Şu anda hatırlayamam ama çok sürdü çünkü söz konusu bir projeyse Tomris Hanım da, ben de aşırı derecede titiz davranırız.

O zaman adeta ölümcül ikili olmuşsunuz..

Evet, kader bizi birleştirdi işte. Müziğe bile karar vermemiz uzun zaman aldı. Gidiyoruz stüdyoya dinliyoruz. Olmuyor. yeniden gidiyoruz, yeniden dinliyoruz. Bu işin müzik tarafı. Daha oyuncular var, mekanlar var.. En ince detayına kadar uğraştık. Uzun süren ön hazırlık dönemi her zaman işin başarısına doğru orantılı yansımaz diye düşünürüm ama bu iyi ki öyle olmuş. Tomtom bir tanedir yahu..

Tomtom?
Tomris Giritlioğlu. Ben ona böyle hitab ederdim.

Güzelmiş. Dönem projesi zaten zor. Bir yandan da genç oyuncular var. Nasıl başa çıkabildiniz?
Her biri insan üstü bir inançla o sete geldiler. Şahane oyuncular, şahane gençler vardı. Bütün oyuncular çok güzeldi. Çok zaman geçti üzerinden ve birinin adını eksik söylerim diye ödüm kopuyor. İstisnasız herkes çok güzeldi. Bir gül düşünün, uzaktan bakarsın şahane yapraklarını görürsün sonra eline alırsın o yaprakların ortasında da küçük taze yapraklar vardır açılıp saçılmak için sırasını bekleyen ve dış yaprakların güzelliğini dolduran.. Bizim oyuncu kadromuz böyleydi işte. Ortadaki taze yapraklara sadece görevlerini yapmak kaldı ve yan taraftaki oyuncular onları çok güzel destekledi. Gençler sivrildiler, parladılar ama eğer yan kadro o kadar kuvvetli olmasaydı belki o projedeki genç oyuncular da o kadar ön plana çıkamazdı. Oyuncularımızın hepsine şükretmek lazım, onlar da o kadroda oldukları için mutludurlar galiba. Çok acayip bir cast vardı, ne diyeyim ki?

Hikaye de sizin bizzat tanıklık ettiğiniz, içinden yetiştiğiniz bir dönem..
Tabii öyleydi ama onun dışında da eğer işin içinde Tomris Hanım varsa orada mutlaka Türkiye'nin geçmişi, uzak yakın tarihiyle ilgili bir mesele olur. Realite olur yani. Hatırla Sevgili'de iki farklı siyasi görüşteki partinin bireylerinin ve onların aile yapısının çatışması zaten başlı başına muhteşem bulunmuş bir fikirdi. X partili ve Y partili, ikisinin de hayat düzeni çok farklı ama aslında hepsi insan. Hatırla Sevgili'yi bu gün kült yapan da budur. Bu proje herkese insanı verdi. Partiler, siyasetler üstü olan insanı anlattı.

Bir anınızı anlatır mısınız?
Bir sahne çekeceğiz. Beren (Saat) ağlama krizine girmiş. Haber verdiler. Dediler ki, Hocam Beren ağlıyor. Gittim. Odada yatağın üzerinde ağlıyor. Beren o zaman, kaç sene oldu? Sekiz sene önceki Beren işte. Kızım niye ağlıyorsun, dedim. Çok yoruldum Hocam, dedi. Evet haklı, çok yorgun çünkü neden? O gün çekilecek diğer mekanlar hazır değil. Elimizde tek hazır olan yer Yasemin'in yatak odası biz de onu çekiyoruz. Bir yandan iş yetiştirmemiz gerekiyor. Ve o da çok yorulduğu halde bana söyleyememiş.. Öyle sessizce bir kenarda ağlıyor. Beren'in ağlaması o kadar dokundu ki bana ona ayrıca özen göstermeye, dikkat etmeye başladım. Çocuğum gibi görmeye başladım. Küçük bir kız çocuğu var sette. E, benim de bir kızım var.. Onu görür gibi olurdum. Öyle işte..

Unutmadığınız bir sahne?
Beren'in çıplak ayakla koşmasını istediğim bir sahne vardı. Bütün yolu süpürtmüştüm, ayağına bir şey batar da canı yanar yine ağlar diye. Koşup sonra Cansel ile karşılaşacaklardı sahnede. Benim için çok özeldir.

Kaç bölüm çektiniz?
Hatırlamıyorum. Hatırlamam. Ben sette yaşayan bir adamım. Bende gün yok, tarih yok. İşi çek, güzel çek var.

O zaman bana güvenebilirsiniz, altı bölüm çektiniz. Peki.. Neden bıraktınız?
Küserim ben... Bu bazen bir oyuncu olur, bazen yapım olur. Küserim. Derdimiz güzel iş çekmek ve ben çalışan bir adamın niye küstürüyorsunuz beni, değil mi?

Bıraktıktan sonra izlediniz mi?
Hayır. İzlemedim.. Çocuk sahibi olmak gibi bir his bu. Çocuğunuzu büyütürsünüz sonra o yuvadan uçar kendi hayatını kurar. O aşamadan sonra size düşen görev, "aman iyi olsun, ona bir şey olmasın, üzülmesin yeter" demektir.

Daha önce konuştunuz mu Hatırla Sevgili hakkında?
Hiç konuşmadım, hiç..

Sahadayken "Ah!" dediğiniz şeyler olur muydu?
Mutlaka olmuştur ama bir tane komik olan var. Hatta bir gün anılarımı yazarsam bunu mutlaka koyarım dediğim var onu anlatayım. Tomris Hanım projeye ikna etmek için bir sahne anlatmıştı. Tomris Hanım zaten sahne konuşmayı çok sever, ben de severim. Muhteşem de bir anlatıcıdır. İşte bir sahne anlatıyor bana. Bir vapur var sahnede ballandıra ballandıra anlatıyor. Saatlerce o sahneyi konuştuk. Sonra hazırlık aşaması bitti. Başladık, çekiyoruz işi. Benim aylardır o sahne aklımda. Müthiş bir sahne olacak. Bir yandan o sahneyi kuruyorum kafamda. Atıyorum, 14 gün sonra filan o vapur sahnesi çekilecek. Soruyorum, vapur ne oldu? Önce "O vapur olmuyormuş başka bir vapurda çekebilir misiniz?" cevabı geldi. Sekizinci gün, "O vapur da olamıyormuş, bir vapur var ama onu da İskele'de dururken çekebilir misiniz?" oldu. Beş gün kaldı çekime, "İskelede duruken de olmuyor, sahilde yürürken çekebilir misiniz?" oldu. Ve ben o sahneyi faytonda çektim.

Bugün deseler ki Hatırla Sevgili'yi yeniden çekiyoruz, Faruk Teber gel kur dünyayı?
Kurarım, hiç affetmem..

Neyi değiştirirsiniz?
Remake olduğu için önce birinciye saygı duyardım. Bu sadece Hatırla Sevgili için mevzubahis değil bu çünkü ilkinin ruhuna saygı duymak gerekir ben öyle bakıyorum remake meselesine. Ama Hatırla Sevgili söz konusu olduğunda da aynısını isterdim yahu. Bütün oyuncuların ruhu var onda. Deli bir şey olur.

Hatırla Sevgili gibi bir projeye şu anda yapımcılar kalkışır mı, kanal alır mı?
Şimdilerde sürekli seyirci profilinin ne kadar değiştiği bize empoze edilmeye çalışılıyor ama ben yaş itibariyle buna pek itibar etmiyorum onu genç arkadaşlarım düşünsün. Ama Hatırla Sevgili gibi güzel insanların olduğu güzel işleri, aynı samimiyetle ve özenle yaparsanız elbette izlenir.

Son olarak ne söylemek istersiniz?
Önce bütün ekibe, bütün teknik ekibime teşekkür ederim, gece gündüz çalıştılar çünkü.. Tomris Hanım'a teşekkür ederim.. Keşke onunla bir tane daha böyle bir proje yapabilsek, çok isterim. Çünkü o deli bir kadın ve onun olduğu projeleri vücuda getirmek başka bir şey oluyor. O projede olan herkese çok teşekkür ederim. Oyuncularımıza teşekkür ederim.. (O esnada yüzüme bakıyor. Gözümün dolduğunu görüyor) Ben de duygulandım ama bakma çaktırmamaya çalışıyorum. (gülüyoruz) çünkü çok deli günlerdi, ta oralara gittim.


Vedalaşıyoruz. Bana gün bitti. Onlar çalışmaya devam ediyor. Yanık Memed'in evine gelen Hatırlı Kişiler ile sıra gecesi çekecekler. Sokak cıvıl cıvıl insan dolu. Aklımda Faruk Teber'in cümleleri dönüp duruyor. O dev karizmanın, birikimin ve dahi tatlı otoritenin altından ansızın başını uzatan ve içli bakan tevazu dolu bir adam olmasa kurduğu dünyalara hayran olmak mümkün olur muydu dersiniz? Sanmıyorum..

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER