Barış içinde...
Hazar içinde..
Sulh içinde...
Hepsi aynı kelime olsa da aslında ne demek bunlar?? Gerçek
anlamıyla biliyor muyuz? Kullanabiliyor muyuz? Becerimiz var mı bununla
ilgili?? Peki barış istiyorlar mı??
Koçari ve Furtuna Aileleri ebediden düşman iki taraf olarak
hayatlarına devam etmişler. Teee dedelerinin dedelerine kadar gitmeyeceğim
elbette. Yalnız biz bildiğimiz kuşaktan itibaren barış yerine savaş hep onlarla
beraber olmuş. Öyle ki bu uğurda kimler feda edilmiş... Sonra seneler seneler
sonra bir şeyler değişsin, gençler rahat şekilde hayatlarına devam etsinler...
Taşacak Bu Deniz... Diye diye taşmak üzere...
Şerif'i tam herkesin ortasına getirdiler. Artık içeriye
girer diğer dışarıda olanlar rahat eder deniliyordu ki... Ortalığa atılan bi'
söz herkesi galeyana getirdi. Behçet'in de taş atan köylünün yanında olması
ortamı gerdi. Bizim işimize yaradı mı? Yaradı, elbette. Esme tuttu Adil'in
elini.. Hayatının aşkıyla bu sefer daha cesur daha kararlı daha sevgi dolu
çıktı ortaya. Veeee sonrası Adil'in desteğiyle ilerledi. Şerif'in içeriye
girmesine ramak kala ters köşe geldi Şirinum'dan!! Şaşırdık mı?? Üzüldük mü??
Şoka girdik mi?? Sanki hem hepsi oldu hem de hiçbiri..
Anne olmak evladını korumak mı?
Kollamak mı?
Adaleti sağlamak mı?
Pekiii ya hani anneler iyilik isterdi? Anneler kendi
çıkarlarını mı düşünüyordu? Amirum'un babalığı??? Evladının yaptığı yanlışa
yanlış diyerek cezası neyse (istemeye istemeye de olsa) çekmesine boyun
eğmesi... Şirin aslında barış istiyor muydu???
Barış etmek ne demekti??
Tüm geçmişi tüm detaylarıyla bilen, yakın zamanda evladının
neler neler yaptığını bilen Furtuna Nenesi buna rağmen korumamalı Şerif'i!!
Empati bile yapsak böyle olmalı sonuç. Keza canı bağışlandı. Cezasını çekecek
sadece ve kimse içeride dokunmayacak ona. Bunların hepsinin nedeni de biliyor.
Çocuk kaçırmak, satmaktan başlayan süreç gittikçe acımasızlıklara evrildi..
Önüne geçmesi gerekmiyor muydu??
Önce Esme..
Sonra kızı..
Esme'yi kaçıracaklarını söyleyip asıl hedeflerinin Eleni
olduğunu Oruç öğrendi.. Adil'e söyledi.. Ama Eleni'yi neden ifade için yalnız
bıraktılar. Ya da neden Feride aranıp da haberi verilmedi??? Kimse neden daha
önceden türlü planlar yapılan ve Furtuna Ailesi'nin kızla ilgili tüm gerçekleri
biliyor olmasına rağmen NEDEN NEDEN NEDEN Eleni'yi yalnız bırakıyorlar???!!!!
Çünkü barış isteyen var mı??
Büyükler yine yakıp yıkıyorlar etrafı. Oysa küçükler istiyor
barış.. Sevgi, adalet.. Bakın mesela İso her ne olursa olsun Eyüphan'a
dokunmadı. Çünkü Fadime'yi çok seviyor. Onun artık üzülmesini istemiyor. (Bana
bile affettirdi kendini İso^^) Annesine rest çekti artık. Adil, sabrediyor baya
baya. O bünye için çok önemli bi' mevzu. Oruç, Gezep'i kurtardı.. Bunlar basit
gibi görünen, küçük gibi duran lakin epey mühim basamak taşları...
Bu yollar kolay aşılmadı, aşılmıyor...
Barışı istemeyenler belli. Barışın gelmemesi için yola
dikenleri döşeyenler belli. Barış olursa içindeki nefreti kusamayıp kapanacak
kişiler belli.
İçimizde umutlar; elimizde Niko, minik kuzu ve Boncuk;
kalbimizde herkese yetecek sevgi; sırtımızda atmayı bekleyen yükler var. Ve o
barış gelecek Koçari ve Furtuna topraklarına..
Sevgiler...
Artık #isfad Furtuna olmuşsunuzdur...
NOTLAR
* Adil'in İso'ya sahip çıkması ve Fadime'nin İso'yu evi
bellemesi kalp kalp kalp
* Esme'nin tapusuna kavuşması, genç Esme'ye kavuşması <3
* Eleni'nin Oruç'a sonsuz barış çubuğu uzatma isteği >
Niko ^.^
* Şerif'ten aşşşşırıııı nefret ederken Aytek Şayan'ı
aşşşırıııı sevmemiz <3
* Emine ve Hıdır'ın bebeğinin hala isimsiz "uşak"
olması :))