Ah mine'l-aşk ve mine'l-garaib

Kadıyoran tayfa vs. Muhittin Abi Bey ve Kral

Merhaba,

Geçen hafta bir seyahat sebebiyle şehir dışındaydım ve fakat kaldığım evde son kez Rüya Gibi tebliği yapıp bir kişiyi daha diziden haberdar ettim. Amacım pazar akşamı 11. bölümü izlerken bana eşlik edilmesiydi fakat “Hayriye’nin Yolu”na dönmüş olduğunu esefle fark ettiğim bölüm diğer bir sürü acemilikle birlikte (ön izlemede gördüğümüz çok kötü çekilmiş vurulma sahnesi gibi) o kadar sinir etti ki, televizyonu kapatıp kaldığımız yerden eski bölümleri binge-watch eylemeye devam ettik. Üstelik dizinin kaderi bu bölüme bağlıydı. Benim gibi bir Rüya Gibi misyoneri bile sonradan youtube’den atlaya atlaya izlemek durumunda kaldı. Reytinglerle birlikte o meşum final haberi de geldi tabii. Neyse, genel bir muhasebeyi haftaya yaparız. Bölüme geçelim.


Bir yalancıya aşık olunca komiserler

Eralp’i Aydan’ın kapısında bırakmıştık. Fakat beklediğimiz gibi şiddetli bir durum olmadı. Hatta oldukça duygusal bir sahne izledik. Sonrasında Fiko Aydan Sezen üçlüsü Aras tarafından otele getirildi. Bu sırada herkese küsmüş olan Çido, kuaförde Efe’ye yakalandı ve sorguya çekildi. Daha doğrusu vicdan muhasebesine tabi tutuldu. Bu arada Efe’den de aşk itirafı duyduk. Güzel sahnelerdi. Bana sorarsanız bu sahnelerde özel bir şarkıyı hak etmişti EfDem ama olmadı. Yalnız Efe’nin her şeyi çözdüğünü niye flashback’lerle anlattınız ki? O sahneleri izledik biz, hiçbir şey çakozlayamamıştı. İlla flashback olacaksa gerçekten görmediğimiz anlardan oluşmalıydı. Okan’ın Aydan’dan aldığı itiraf neye yaradı mesela? O konuşmayı Aydan Efe’yle yapsaydı ya da Okan Efe’ye önceden söyleseydi kurgusal açıdan olayların çözülmesine hizmet edebilirdi. Efecim, kamerayı parçalamana da gerek yoktu, Emir zaten sadece Aydan’ı izliyor. Ne Ela’nın hain planlarını ne Hayriye’nin fitneliklerini görüp zamanında müdahale edebildi.


"Rahatsız etmeyin dediysem niye rahatsız ediyorsun ya?"

Aydan’ın Çido’ya anlattığı abinin hapse giriş hikâyesiyle Emir’e anlattığı kısım farklıydı. Bu da evlatlık meselesinin sonradan bir anda eklendiğinin kanıtı oldu sanırım.

ÇAF ekibi otelde buluştu. Çido önce Sezen’le barıştı. Sonrasında son zamanların en komik en keyifli anları yaşandı. Başta Fiko olmak üzere kızların panik halleri karşısında Emir ve Sensei’nin (kendisi de benimsemiş bu lakabı) her zamanki cool halleri, tekrar tekrar izlenecek sahneler ortaya çıkarmış. Uçurtmayı Vurmasınlar kısmında kahkaha attım. Bu diziyi bu yüzden izliyorduk.


Bizim dizide kızlar teklif ediyor.

Taa ilk tanıştıklarında Aydan’ı abisiyle ilgili zarfla kendisine kelepçeleyen Emir’in adamı hiçbir şekilde tanımıyor oluşu şaka olmalı. O abi diye verilen dayının fotoğrafını kim saldı acaba? Aydan’a sorsaydınız o bir foto verirdi ya. Bu arada Aras Eralp’i arkasından da olsa görmedi mi kapının önünde? Fotoğrafa itiraz edebilirdi bu adam o adam değil diye. Abi kısmı zaten meçhuller ekibi ittirmesiyle filan çok zorlama oldu. Almancı aksanından çok Türkçeyi sonradan öğrenmiş Fransız aksanı ile konuşması da ayrı bir saçmalık. Peki Sezen’in oversharing’in dibine vurması? Hem de hiç tanımadığı adama? Aras’la da date yapamadı ama gerçek babasının aydınlanma yaşamasını sağladı. 


Bölüm öncesi verilen fotonun açısı çok daha iyiydi.

Aydan ve Emir çok daha kaliteli bir slowburn’ü hak ediyordu. Baştan beri söylemeyeyim dedim ama bu bölümde bir şeylerin acele ettirilmesi çok göze battı. “Özel spesiyal” diye bir şey zaten yok ama onun tost olmasına da ne diyeceğimi bilemedim. Minicik şeyle akşam mı edilir, bari yanına iki yumurta kıraydın demiştim ama tekrar bakınca gördüm, varmış masada, aferin Emir. Neyse evet AyMir, ikidir tam öpüşecekken Aylin’e basılmaları artık bizle dalga geçiliyor galiba hissi uyandırdı. Hadi ilki neyse. Ama ikincisinde artık verecektiniz o kiss’i. Emir gibi ben de sinirlendim. Zaten hayaller Emir’in Fransız aşçıdan öğrendiği tariflerle yapacağı romantik yemek date, hayatlar tostlu sahur date. Ben olsam önce Aydan’ın kameralara yakalanan aşk itirafını Emir tarafından tatlı tatlı-çapkın çapkın sorgulatırdım. Ardından gerçekten öpüştürüp Emir’den de en romantiğinden sözlü bir itiraf alırdım. Böylece sahurda buluştuklarında bir anda beş senedir evli bir çift gibi görünmezlerdi. Bazı şeyler konuşmadan da anlaşılır evet ama bu geçiş çok saçma oldu. Bu arada, bu Ramazan, oruç olaylarını da organik bir şekilde yerleştiremeyecekseniz hiç o toplara girmeyin bence. Sakil duruyor. Tabii başka bir müdahale varsa bilemeyeceğim.


Son kara paralar...

Hayriye. Tarık gitti ama sen başımıza kaldın. Vallahi Pelin ve Berk’i bile özledik. Sen çıkınca dizinin seyir zevki öyle böyle düşmüyor, ucuz entrikalarınla bambaşka bir şeye bürünüyor. Ödlerini kopartan karanlık mafyatik adamlara kafa tutan kadınların Hayriye’ye laf edememesi, ağızlarını açamamaları da sinir krizi geçirtti ki geçen bölüm hiçbir sahnesini izlememiştim. Şampuan kutularıyla para aktarmak iyi bir fikir olabilir de, niye sabahı beklediler paketleme için, Emir’in adamlar çalışsaydı en azından sabaha kadar? Ayrıca adı batasıca Hayriye’nin bu işten işkilleneceği belli, doldursanıza bir iki şişeye gerçekten şampuan, şüpheleri geçsin? Sevda bile merak etmiş bak. Onu seviyorduk o ekipten, bizim kızlara katılabilirdi. Finansçı çocukla da ship’leyemeden dizi bitecek. Sad.


"Sen yap abi... Sen yap Emir... Sen yap Emir Bey."

Emir ve Çido. Öncesinde bu diziye dair en sevdiğim şeylerden olan EfMir konuşması. Telefon kapanınca üç harflilerden (^^) haber almak isteyen Çido’nun Emir abisiyle doğru düzgün ilk sahnesi. Çok iyiydi tabii ki. Bu zamana kadar bu ilişkiyi geliştirmeyenler utansın.


Kırmızı oklar hem aşk hem iş

Eralp’i Boris salmış? En son anlaşmamışlar mıydı Emir’le? Bölüm sonu canavarı gibi çıktı herif. Efe Bey sana tekrar helal olsun. Hadi Aydan-Emir’i anladın da Sezen-Aras’ı ne ara anladın? Okan sen de hiç sorgulamıyon Aylin’den çıkan ok hangi karanlığa gidiyo diye, aşgolsun.


Sevdiğim adam

Kulübenin duvarları neyi anlatacak sevgili ekip, EfDem’le ne ilgisi var? Niye çekip çekip kendinize saklıyorsunuz bu sahneleri? Bu derece silahlı çatışmaları bu diziye hâlâ yakıştıramasam da son sahnenin tansiyonu güzeldi. Emir’le orda buluşmaları da final bölümüne dair en merak ettiğim şey olabilir. Zira mutlu sonlu dandik bir final öngörmekteyim. Umarım yanılırım.

Son olarak, Aydan’ın kırmızı kazağı üzerine attığı fuları çok hoş olsa da her an düşecek diye stres oldum (Some OCD problems). Kıyafet demişken, Emir janti takım elbiseleri bıraktıktan sonra diziye bir şeyler oldu. Hep aynı siyah kazağı giymesi yetmezmiş gibi dizinin fakirliğinden Efe-Emir aynı montları dönüşümlü kullanmaya başladılar. Hatta Aras’ın bile aynı montu giydiğinden şüpheleniyorum.

O değil de minnoş bir Zeynep karakteri vardı gayet de güzel bir hikâyesi olan, n’oldu ona?

Sevgiler.

BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 10
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 9
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 8
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 7
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 6
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER