Başka Hayat: Nedir bu başka hayat?

Başka Hayat: Nedir bu başka hayat?
Cem Uslu sahnede parlıyorsun, parlamaya devam et 
"Bugün hava kapalı
Yarum beyaz yakalı
Kahvesini içmeden
Biraz eli maşalı
Ha böyle uzun bir yol"*

Şarkıyı bilenler söylemeye başladı, hatta oynuyorlar bile. Ben de heyecanla başladım oyunu izlemeye. Sonra Kamil Osman Dilek tanıttı kendini. Sonra sustu, ilerledi, geriye döndü. Bi' baktım heyecanlandı. Hareketlendikçe hareketlendi. Bir şeyler söyledi, telefonuna baktı.

Bekledi..
Gitti..
Döndü..
İçti..
Belki de tüm fiilleri bitirdi, aynı anda...

Veee bunların hepsini güneş doğmaya çok az zaman kala yaptı. O kadar fazla şey anlattı ki ve bi' o kadar da az.. Kimisi şaşırdı kimisi güldü kimisi heyecanlandı. Tüm duyguları aynı anda aktarabilir misiniz siz?

Oyunu hem yazan hem yöneten hem de oynayan Cem Uslu, trajikomik hikayeyle karşıma çıktı: Başka Hayat..

Mümkün mü Başka Hayat?
İster misin Başka Hayat?
Elbette olur mu Başka Hayat?
Hayatta olmaz mı Başka Hayat?


O kahve kokusuuuuu off offf 

Hani yukarıda çok sıradan bi' şarkı sözü gibi görünen "Beyaz yakalı" ve "Biraz eli maşalı" kısmı var ya bildin mi? İşte tam da oradan başlamış Kamil Osman'ın hikayesi. Sonra bana ıssız bir tepeden el salladı. Veee uzun uzun anlattı yaşadıklarını. Beyaz yakalı olup da çektiklerini, çekmek istemediklerini, çekmek zorunda kaldıklarını.. Ve sonraaa beyaz yakaya veda kırsala yerleştiği hayatından bahsetti. Kamil Osman Dilek o kadar tanıdıktı ki ilk kez görüyor ya da dinliyor gibi değildim.

Beyaz Yaka ve Mavi Yaka.. Önce yaka ayrımları..  (Kim kimden nasıl farklı tartışılır.) Sonra "Beyaz yaka savaşları"!!! (Sanki cidden savaşa giriyoruz sanırsınız, alakası yok) Plazalar, büyük sanılan ama küçük ofisler, canımlar cicimler, merhaba demeden yapılan vedalar.. Bi' de istifa edip kırsala yerleşme fikri - çık aklımdan-  Bakın bakın yazdıkça ben "Aaaaa ben de böyle düşünüyorum." Da diyebilirsiniz. "Yaaaa benim de öyle tanıdıklarım var." Da diyebilirsiniz. 

Sanki kırsal yerleşim yerleri açtı kollarını isteyenler x güne kadar gelsin, dedi. Şimdi ben bunlarla ilgili çok şey yazmak isterim ama benim zaten sürekli söylediklerimi sağ olsun Sayın Dilek sahneden iletti herkese. ^^ Eline, emeğine sağlık. Hep yaz hep sahnede ol Cem Uslu. ^^

Bazen hayaller hayal olduklarında güzeldir mesela..
Bazen hayaller gerçeğe dönüştüğünde özeldir mesela..
Bazen gerçekle hayal karışır birbirine ve öylece ilerlenir usulca mesela..
Bazen yalnızlık mı istediğin kalabalık mı dilediğin karmaşıktır mesela..
Bazen neye karar verip veremeyeceğinle ilerlersin mesela..

"İsmiyle yaşasın" anlamını taşır çoğu zaman insan.. Ve belki de Dilek'ler ona göre ilerlemelidir..

Mesela...

Sezonu bitirmek üzere Başka Hayat. Son oyunu yakalarsanız mis, olmazsa da önümüzdeki sezon için şimdiden notunuzu alın muhakkak.. Nasıl bir hayat istiyorsun ile nasıl bir hayata ilerliyorsun arasındaki köprüdür belki de Başka Hayat... Fikir alışverişleri, beyin fırtınaları, istediklerin, elindekiler, yapabileceklerin, kapasiten, düşlerin, düşlediklerin, düşündüklerin, düşündükleri... Belki hepsi belki hiçbiri..  

Sahi söyleyin siz de: Nedir bu başka hayat?

Sevgiler.. 

* Yayla Trio - Ha Böyle parçası

OYUN KÜNYE BİLGİLERİ

Yazan/ Yöneten/ Oynayan: Cem Uslu
Yürütücü Yapımcı: Selin Dağlıoğlu
Reji Asistanı: Zeynep Diker
Oyun ve Yapım Asistanı: Yeşim Toplu, Taha Berk Kaya
Afiş Tasarım: Sıla Sert
Yapımcı: Serkan Ortaç
Afiş Fotoğrafı: Sinan Arslan
Fotoğraf: Irmak Yılmaz
Işık Tasarımı: Yasin Gültepe
Sahne Amiri: Atakan Uyanık

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER