Uzun zaman oldu ama Muhtemel Aşk yeniden beni yazmaya teşvik etti diyelim. Yaz dizilerinin yeniden ilgi görmeye başladığı bu sezonda favorim Muhtemel Aşk oldu. Klişeleri doğru noktalarda kullanan dizinin seyir zevki çok yüksek ancak belirtmeliyim ki klişeler barındırsa da bu durumun aksi bir şekilde başrol kadın karakterin ayakları üzerinde durmaya çalışan biri olması alışıla gelen saf, sakar esas kız klişesini de ortadan kaldırıyor. Kısaca temel noktalarda dizide klişeler yıkılıyor diyebiliriz.
İlk 2 bölümü yayınlanan dizimizin başrollerinde Ayça Ayşin Turan, Ekin Koç ve Feyyaz Şerifoğlu yer alıyor. Açıkçası cast ekibinin güzel ve uyumlu aynı zamanda başarılı bir ekip oluşturduğu kanısındayım. Zira ekibin her bir üyesini çok sevdim. Ama biri var ki ekranda harikalar yaratıyor. O içten, korumacı ve tutkulu adamı çok iyi yansıtıyor seyirciye. Kimden bahsettiğim anlaşılmıştır elbette ama açıkça da dile getirmek isterim. Kadir Emindağ’a hayat veren Ekin Koç mükemmelin de ötesinde bir performans sergiliyor. O yüzden diyorum ya tarafımız çoktan belli…
Yaz dizilerinin klasik esas oğlanından kısmen farklı Kadir Emindağ. Ama zıt kutuplar birbirini çeker misali tatlı atışmalar ve önlenemeyen bir çekimle Defne Derin’in kalbinde çoktan yer ettiği kanısındayım. Yoksa Kadir’in duygularını ifade ettiği daha doğrusu ifade edemediği gecenin sonunda başka türlüsünü öğrenmek için Defne gibi kendince doğruları olan genç bir kadının Kadir’in kapısında olmasının başka anlamı olmadığını düşünüyorum. Defne şu an tam olarak âşık olmasının imkânsız kategorisinde olduğunu ilan ettiği Kadir’in içten içe kalbine girdiğinin farkında değil ama yine de çekiliyor sevdiği insanları herkesten sakınan bu adama. Kısaca biz bu hikâyede sonuna kadar Yiğit ile aynı fikirdeyiz.
Dizinin klişeleri çok iyi kullandığını daha önce dile getirmiştim. O yüzden Defne’nin kardeşi Oğuz’un başına açacağı işlere bir kahraman edasıyla Kadir Emindağ müdahalesi bekliyoruz. Severiz böyle etkileyici adımları… Bu arada herkesin Tolga mı yoksa Kadir mi diye tarafını belli ettiği noktada tarafsız kalan Oğuz’un biraz gerçekleşmesini istediğim kendisini kurtaran Kadir hikayesi ve Kadir’in tatlı kız kardeşi Zeynep sebebiyle Yiğit’ten sonraki en büyük Kadir Emindağ fanı olacağını tahmin etmek de güç değil.
Tolga demişken her şey dilinde, icraat sıfır diye nitelendirebileceğimiz bir karakter. Başka bir dizi olsa kibar, romantik, hikâyenin başında gerçek karakterini bilmediğimiz için ideal diye nitelendirebileceğimiz esas oğlan profiline uyacak bir karakter olabilecekken ve onun tarafını tutabilecekken rakibi Kadir Emindağ olunca haliyle çoktan eliyoruz onu. Zira birçok yanlışı var. Bunlardan biri de Defne’ye aşık halinin aksine hala date uygulamalarında olması gösterilebilir. Biz bu yüzden duygularını dile getirmekte zorlanan Kadir Emindağ’dan devam ediyoruz. Uygulama demişken Melis konusunda yanıldığımı belirtmeliyim. İşlerin bozulmasının sebebi olan Melis’in Defne’ye karşı aşk konusunda da yanlışı olabileceğini düşünürken yanılttı beni. Çok sevindim esas kızın en yakın arkadaşının ilk defa ihanet etmediği hikâyenin geldiği bu noktaya. Zira onun Tolga yüzünden Defne’nin kendisini yanlış anlayacağından dolayı korkusunu, çırpınışını yürekten hissettim. Yiğit-Melis-Defne üçlüsünü seviyorum. Bozulmasını da asla istemem.
Gelelim Partnerlere… Cansel Elçin, Levent Bartıner karakteriyle çıkıyor karşımıza. Levent Bartıner derecesini tam tespit edemesem de Obsesif Kompulsif Bozukluk ile mücadele ettiği ortada olan bir karakter. Defne’ye ardı ardına imzalattığı sözleşmelerin ileride başımıza işler açacağı ortada. Ne diyelim kahramanımız Kadir Emindağ’ın bu olayları öğrenip müdahalesini bekliyoruz sabırsızlıkla. Levent Bartıner’in kızı Özlem Bartıner ise kibirli, bencil ve aşırı özgüveniyle Defne’yi çıldırtmaya ant içmiş bir karakter. Bize kalsa Tolga ile kendisine mutluluklar dileriz zira Defne’nin kalbinin prensi farklı ama o da her şeyden habersiz işte ve aşkta Defne’yi rakip görüyor kendisine. Bu arada son bölümde Levent Bartıner Tolga’ya eşinden boşandığını söylediği için diyorum Defne’nin annesi Mine ile karşılaşmalarını bekliyorum. Zira ben o tarafta bir şeylerin olabileceğini ve Özlem ile Defne’nin üvey kardeşler olarak hayatlarına devam edeceği düşüncesindeyim.
Tolga karakterini sevemesem de, iltifatlarıyla ekran karşısında yorduğunu düşünsem de Feyyaz Şerifoğlu başarıyla yansıtıyor karakteri. Bu arada Tolga ile Kadir’in en büyük farkını ortaya çıkaran sahnelerden birini vurgulamak isterim. Kadir ile belli ki geçmişte arkadaş olan Tolga, Kadir hakkında Levent’e aklını kurcalayacak fikirler aşılarken, Kadri Emindağ’ın güvendiği tek kişi kendisi ve şu an düşman olsa da rakibini kötüleme gereği duymuyor. Yine Tolga tüm yaptıklarını göstere göstere yapma aşkıyla, Defne’yle ilgili birçok şeyi öğrenmek için çabalamadan sadece Defne’nin kendisinden hoşlanmasını sağlamak amacıyla ilerlerken, Kadir Emindağ gizli gizli koruma durumuna geçmiş durumda ve bunu dillendirme ihtiyacı duymuyor. Bu iki rakibin bariz farklarını ortaya çıkaran bir başka durum olarak karşımıza çıkıyor.
Gelelim Defne’ye. Sevdim kendisini şahsen, istediğinde gayet güçlü olabilen genç bir kadın aynı zamanda iyi bir dost, iyi bir abla ve sorumluluklarının bilincinde sorunlarıyla tek başına mücadele etmeye çalışan, işini en iyi şekilde yapmaya çalışan biri. Konu ilişkiler olduğunda tecrübesizliği onu Tolga konusunda bazı şeyleri fark etmesinde geç kalmasına neden oluyor ama kalbinin gerçek sahibinin farkında olduğunda her şey daha da netleşecek onun açısından. Aşkta şanslı olmayan bir karakter olarak karşımıza çıkıyor ama haberi yok tabi işin sonunda en şanslı kişi çıkacağından zira önümüzde Kadir Emindağ gerçeği var.
Kadir demişken (Sanki yazının başından sonuna kadar hiç kendisinden bahsetmemiş gibi) ofiste Defne’nin Tolga ile sevgili olmadığından emin tavrından sonra sarılmayı görüp ortamı terk etmesine çok güldüm ve üzüldüm. Zaten Tolga’ya adıyla kendisine bey diye hitap edilmesinden de hayli dertli. Ve o muhteşem “Senin için bile…” sahnesi. Yine o muhteşem ata binme sahnesi (Tek eliyle Defne’yi ata bindirmesi de düştüğümüz bir başka sahneydi diyelim.) sonrası nazar boncuğu kısmı bana başka şeyler düşündürdü. Yanılıyor muyum bilmiyorum ama Kadir ve Tolga’nın eski fotoğraflarındaki üçüncü kız bence vefat etti. Bu noktada da birbirlerini suçladıkları için şu an düşmanlar. O yüzden o nazar boncuğunun arkasında böyle bir hikâye var. Daha sonra Defne’ye verdiği o nazar boncuğunda da bunun yansıması var yani Defne’yi kendisinden dahi koruma iç güdüsü var. Leyla konusuna gelirsek o iş bence yansıtılandan farklı. Kadir’e güvenmek istiyorum. Bakalım neler bekliyor bizi?
Son olarak diyeceğim şey Muhtemel Aşk’ın bu yaz sıkı bir takipçisi olacağım. Umarım karakterlerin güzel işlendiği, dizinin ömrünün uzun olduğu güzel günler bekliyordur bizi. Dediğim gibi benim ve anladığım kadarıyla birçok kişinin tarafı belli. Kadir Emindağ ve Defne Derin’i keyifle izleyelim. İyi seyirler, sevgiyle kalın.