Merhaba,
Çido’nun bu
serzenişine o kadar içten katıldım ki. Tabii bu soruyu dizinin kendisi için de soruyorum.
Başlangıçta stoklu giderken belki çok fazla müdahaleye maruz kalmayan senaryo
ekibi, dizinin kaderini değiştirmek adına birtakım farklı yolları denemek
zorunda kalmış gibi duruyor. Bu bölümde de dram ve entrika dozu yükselmişti. Yine
de neşemizi bulduğumuz anları da eklemeyi başardıkları için kendilerini tebrik
ediyorum. Twitter’da hatırı sayılır bir süre geçiren şahsımın bile bilmediği
meme ve videolara gönderme yapmadan duramayan senaristlerimizin ekran süresini de
merak ediyorum. ^^
Güvercin besleyen erkek birey yahut senaristler bütün tuşlara basıyor.
Bölümün ilk yarım
saati Emir’in aşırı sakin ve akıllıca planlarını izlerken çok iyi aktı. Pelin’le
Berk paket oldu, havuzun altındaki meşhur 50 milyon dolar kül oldu, Sezen kurtuldu
ama Emir Aydan’ın gazabından kurtulamadı. Diğer aksta Tarık ameliyatla
kurtuldu, çöp faresini Ela’nın hemşireler mi kurtardı ne olduysa (zerre ilgimi çekmiyorlar)
sefil planlarına geri döndüler çift olarak. Çantadaki saatleri ne ara
hallettiler anlamadım fakat.
Annem aslında halamsa fularlı kadın kimdir?
Sonrasında tempo
düştü. Evlatlık meselesini aşırı gereksiz buldum. Daha da fenası şimdiye kadar
gösterilen Tarık karakterinin bu hallerini hiç inandırıcı bulamadım. O yüzden Aydan’la
olan ana-babalık konulu duygusal konuşma çok etkileyici olabilecekken boşa düştü.
Çiğdem’le olan yüzleşme çok daha iyiydi bu açıdan ama bu da tamamen Çiğdem’in acılarının
gerçekliğinden ötürü. Celil Nalçakan’ın bu bölümde diziden ayrıldığı bilgisiyle
neden böyle bir Tarık izlediğimiz anlaşılmış oldu. E tabii böylesi pek olmadı. Tarık’taki
mizahi doz, karaktere alışmamızı sağlamıştı. Dizi devam etsin diye başlatılan
tt çalışmasına desteği için de Celil Bey’e ayrıca teşekkür ederiz.
Küçük Çido dördüncü duvarı yıkarken
Bölüm boyunca Çido
ve Emir’e üzülüp durdum. Önce Çido. Aydan, benden gerçekleri sakladın diye Emir’e
trip atıp dururken Çiğdem’e hiçbir şey anlatmadın. Daha kötüsü kızı gerçekten
yalnız bırakıp gittiniz. Tamam aç-açıkta değil (Emir sağ olsun) ama tam aile
buldum derken yine başa dönmüş gibi oldu. Üstelik o kadar örselenmiş bir çocuk
ki, yine suçu kendinde aradı. ÇAF’ı tekrar bir araya getirme çabası da çok
tatlıydı. Ela belli ki yoklukta dost sandığı birisiymiş. Ama ne kadar feleğin
çemberinden geçersen geç, öğrenmeye devam ediyorsun işte Çiğdem, tez zamanda
Ela konusunda gözünün açılması dileğiyle. Son darbe de kendini açıklama
konusunda çok büyük sorunları olan (mal dememek için bir hayli uğraştım) komiser
Efe’den geldi. Tabii yine Ela’nın fitneliği yardımıyla. Oysa o kadar hazırlanmıştı
yemek borcunu ödemeye giderken. Yanlış görmediysem de Efe’nin tişörtü kıvırıp
crop yapmıştı. Yine yanlış görmediysem orası Kadıköy değil Zorlu AVM. ^^
Bu ikiliye daha çok sahne lazım.
Emir. Kendini
parçaladın yine de yaranamadın dostum. Milyon dolarları yöneten adam bir
kadının peşinde dolandı durdu. Hayat bazen böyledir. Aydan’la mevzuyu asla
çakozlamayan Efe’yle (biz bunları yazılarımızda hep yazdık) kısa diyalogunuz
yine iyiydi. Tabii bölümün zirve sahnesi de Aydan’la depoda kilitli kaldığınız
6 küsur dakika oldu. Aydan’ın güven konusunda yaşadığı hayal kırıklığını çok
iyi anlamakla beraber (ki bu da çok iyi bir diyalogdu) yine de Emir’i biraz
dinleyebilirdi gibi. Hani yetişkin insanlarız diyorsun ya Aydan, çocuk gibi suratını
asmak yerine oturup konuşabilirdiniz belki. Ki, bu yaşına kadar senin yerine kararlar alan babandan,
kocandan, abinden dolayı öfkelenmekte de çok haklısın. Ama Emir seni tanımıyor
ki o kadar. Dümdüz bana tehditle ders verilmesi hoşuma gitmiyor güzellikten
anlıyorum dedin, hemen gereğini yaptı. Karışma artık hayatıma dedin, zorlamadı.
Doğru düzgün ağzını bile açmadı adam, sakince dinledi. Benim yerime karar
vermeyi bırak dediğin anda da anlayacaktır gibi sanki ha? Bu arada, 20 senedir
kocasının ne mal olduğunu anlayamamış bir kadının Emir gibi derin bir adamı bu
kadar kolay çözebildiğine de pek inanamadım. Ama sahne, diyalogları hasebiyle
bütünüyle çok güzeldi, tekrar belirtmek isterim. Tabii ikinci defa dizimize
konuk olan Ankara Echoes ve yeni replay sebebimiz Onu Gördüğümden Beri
şarkısını da analım bu noktada. Dizilerden, filmlerden keşfettiğim şarkıları
ayrı bir seviyorum. O şarkının o sahneyle özdeşleşmesi hayatı romantize etmeye
bayılan bünyeme çok iyi geliyor. Uğur Güneş’in tatlı şarkılı spoilerlarına
devam edebilmesi için de dizinin devamını canı gönülden diliyorum.

Her hafta reyting kaygısıyla dizi izlemekten perişan olan fandom (TEMSİLİ)
Bu hususta yeni silahımız
Aydan’ın abisi Eralp. Kendisini görecektik zaten de Sezen’in babası olması çok
kekremsi oldu. Bir de fragmanda zaten öğrendiğimiz bir şey olduğu için bölüm sonunda
asla şoke filan olamadık. Fragmandan haberi olmayan insanların da wow dediğini
sanmıyorum bu gelişmeye.
Eşekten inip ata binen Sezen
Kısa kısa:
*Muhittin abi
Hayriye’yi kısa süreli şoka soktun ya, eline sağlık. Fakat kaşla göz arasında
20 milyonu da akladınız. Yapıyorsunuz bu sporu.
*Hayriye’nin patronluk
oynaması fazla sürmez diye umuyorum. Herkesin Aydan’ı tehdit edip durması da
sıktı gerçekten.
*Aydan’ın fake
hamilelik geçirmesi gerekiyor bu durumda, o kısmı da yiyemedim.
*Efe ve Okan’ın
bu kadar alıklaştırılması biraz rahatsız edici.
*Aydan’ın tacizci
patronunu zopayla dövmesi çok iyi oldu, çok da iyi güzel oldu, eline sağlık
bacım.
*Emir kimse
görmesin diye dağ başında kahvaltıya getiriyor Aydan’ı ama pozlarca fotoğrafları
çekiliyor. Karda yürüyüp izini belli etmemek bu değil. Emir’e o kadar
güveniyoruz ki acaba kendisi mi saldı bu fotoğrafları gibi bir düşünce bile
oluştu.
*Hanımeli’nin tapusunun
Ela'nın üstünde olması kanıma dokunuyor.
*Sezen ve Aras
sol kulvardan koptu geliyor.
*Aydan’ın Hıdrellez
dileği mutlu aile mi?
*Emir
pırlantalarla nasıl bir şey pişirdi acaba?
*Kurgucumuz ve müzikler
yine şov (!) yaptı.
*Son olarak: RüyaGibi
FinalOlmasın
Sevgiler.