Güzel Köylü'de hayat var, tadını çıkar*

1. Gün- Yusuf Ev

Gece geldiğimde köyü turlamıştım. Tur dediysem, taş çatlasa 100 adımlık yer. Sabah yerli turist seyirci henüz toplaşmadan hızlı adımlarla çekim yerine gittik. Mustafa Şevki Doğan gıyabında teferruatlı bilgiye sahip olduğum bir yönetmen ama tanışmak Güzel Köylü'ye nasib oldu. Galiba ilk kez bir sette 'rânâ' olarak karşılandım. Sete girdiğimde Mustafa Hoca ayvanda oyuncularla birlikte oturup sabah kahvaltısını ediyordu. (Kahvaltının detayına girmiyorum Hocam, farkındaysanız ^.^) Hemen yanında oturmam için yer açtı. Dahil olduğum bütün çekimler boyunca da hep yanı başında oturdum.

Ayvan'da çay içerken, harıl harıl çalışan ekibi dikizleme qeyfi!

Oyuncular ayvandaki masanın etrafında bir süre okuma provası yaptılar. Prova devam ederken Mustafa Hoca mizanseni anlattı sonra monitör başına geçmek için ayvandan kalktı, ben de peşinden seyirttim elbette. Mustafa Hoca hiç tekrarsız çekiyor genellikle sahneleri. Dışarıdan gelen abartılı bir etkileşim olmazsa da -hiç susmayan horoz, seyircilerin fotoğraf çekme telaşı, kaba gürültü gibi- sahneyi kesmiyor.

Evin sadece dışını değil içini de kullanıyorlar.

'Yusuf Ev' olarak kullanılan mekan tarihi bir köy evi. Dizinin Genel Sanat Yönetmeni Şakir Demirpehlivan bu evi bulduğunda harabeymiş. Büyük Şehir Belediyesi'nin de onayıyla ev orjinaline sadık kalınarak restore edilmiş. Sadece evi değil, etrafındaki araziyi de derleyip toplamışlar. Bahçesinde ayvanı, nar ağaçları, kümes hayvanları olan yaşanabilir bir mekan haline getirilmiş. Güzel Köylü'den sonra müze haline getirip, kapıda bilet kesseler, girer gezersin, o derece güzel bir yer.
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER