Dan Levy’nin Emmy ödüllü yaratıcılığını ve Rachel
Sennott imzasını taşıyan Big Mistakes, merkezine iki kardeşi alıyor.
Ancak bu, klasik bir kardeşlik hikâyesi değil; kardeşliğin bazen hatayı
birlikte üstlenmek anlamına geldiğini anlatan bir hikâye. Dizinin oyuncu
kadrosunda Boran Kuzum’un yer alması ise diziyi Türkiye açısından ayrı
bir noktaya taşıyor.
Levy’nin kurduğu bu dünya, ilk bakışta bir komedi
gibi görünse de aslında çok daha ince bir yerden konuşuyor. Schitt's Creek’te
olduğu gibi yine bir grup insanı bir araya getiriyor ama bu kez onları yalnızca
güldürmek için değil, sınamak için kullanıyor.
Hikâye, New Jersey’de sıkışmış bir hayatın ortasında
açılıyor. Hastane odasında bir araya gelmiş bir aile: ölmek üzere olan bir
büyükanne, onun etrafında telaşla dolaşan bir anne ve birbirine zıt ama
kopamayan iki kardeş… Daha ilk sahneden dizinin tonu kendini ele veriyor—gürültülü,
dağınık ve sürekli hareket hâlinde. Linda’nın (Laurie Metcalf)
aynı anda hem annesi için görkemli bir doğum günü planlaması hem de belediye
başkanlığı kampanyası yürütmesi, bu dünyanın absürt gerçekliğini baştan
kuruyor.
Nicky (Levy) ve Morgan’ın (Taylor Ortega)
hikâyeyi başlatan hamlesi ise oldukça basit: bir kolye almak. Ta ki kasadaki
görevli Yusuf (Boran Kuzum), o kolyenin satılık olmadığını söyleyene
kadar. Morgan bu cevabı kabul etmez ve kolyeyi çalar. İşte o an, küçük gibi
görünen bir hata geri dönülmez bir kırılmaya dönüşür; hikâye de buradan
itibaren giderek kararan ve tuhaflaşan bir yola sapar.
“Ya geri verirsin ya da Tanrı’nın kızınca neler
yapabileceğini görürsün.”
Boran Kuzum’un canlandırdığı Yusuf karakteri,
tam bu noktada hikâyenin dönüm anında konumlanarak olayların seyrini belirleyen
kilit bir rol üstleniyor. El öpme sahnesi gibi küçük detaylarda ise üstlendiği
bu role tanıdık hissetmek çok hoşuma gitti. Big Mistakes ise Kuzum’u
Amerikan yapımı bir Netflix dizisinin ana kadrosuna dahil olan ilk Türk
oyuncu konumuna taşıyor; bu durum, karakterinin hikâyedeki işlevine paralel
biçimde, oyuncunun kariyerinde de önemli bir eşik oluştururken Türk oyuncuların
uluslararası alandaki görünürlüğünün giderek arttığını gösteriyor.