Güzel Köylü'de hayat var, tadını çıkar*

Son Gün

Ekip sabahtan beri çalışıyor. Köyde sahne çekiyorlar. Yemek arasında Berk otele geliyor. Hızlıca yemek yedikten sonra Ahmet Mümtaz'la otelin üst bahçesine çıkıyorlar. Kaldıysa, sahnenin son çapaklarını zımparalayacaklar herhalde diye düşünüyorum. Tatlı bir heyecanları var, çok soru sormuyorum. Yarım saat sonra Berk kalan sahnelerini çekmeye gidiyor.

Nihayet saat 13:00 civarı biz de 'o sahne'yi çekmek için yola koyuluyoruz. Ekip, Güzel Köy tabelasının önüne yerleşmiş. Yolun sağında çekim ekibi var, solu da seyirci dolu. Berk sette. Bu sefer biraz daha sessiz görünüyor gözüme. Mustafa Hoca ile birlikte kalabalıktan az uzağa yürüyorlar. Mizansen hakkında teknik bilgileri veriyor sanırsam. Herkes sahneyi ezbere biliyor. Tek bildiğim, "Babacım bu ne?" repliği. Cemal gidiyor. Hüsnü onun yoluna dikiliyor.

Oradaydım ama kadrajda değilim, kasma..

Mustafa Hoca ve Ahmet Mümtaz 'Babacım Bu Ne?' sahnesi hakkında sohbet halindeler.

Mustafa Hoca teknik provadan sonra son düzeltmeleri yapıyor. Saniyeler sonra 'motor' diyecekler.

Bende de ince bir gerginlik var. Oyunculuk ne hoş ve ne zor bir iş arkadaş. Az sonra karakterine girip bir sahne çekeceksin. Ama şimdi Ayşe, Fatma, Ali gibisin.. Garip. Bir yanda çekim ekibi, diğer yanda meraklı gözler.. Güzel Köylü neredeyse her planını tiyatro sahnesinde gibi seyircili çekiyor. Hem işlerini yapıyorlar, hem de çekimleri izleyenler sıkılmasın diye uğraşıyorlar, iç güdüsel olarak.

Sahne çekilmeden önce Berk ve Ahmet Mümtaz son kez göründüler sette, çaydan son yudumu almak Hüsnü ve Cemal'e nasib oldu. Karakter haline dönüşmelerini canlı olarak gördüm. Çok acayip bir şey. Şaşkınım çünkü set ziyaretlerinde genellikle 'yönetmen'e odaklanırım. Bu sefer 'oyuncu' odaklıyım. Kim bilir evvelce gittiğim setlerde neler kaçırdım diye hayıflanmıyor da değilim. İkisinin ortasını bulmalıyım.

Herkes bu sahneyi çekilirken izlemek istiyor. Filiz Ekinci ve Baykut Badem de sete geliyor ama sahnenin yakınları çekildikten sonraki planlara yetişebiliyorlar. Yani biz makaraları saldıktan sonrasına şahit oluyorlar. Ağladım evet, aksi mümkün değil. Yalnız değildim. O sahne çekilirken sette kim varsa ağladı. Kimi içine, kimi benim gibi dışına ama illa sessizce. Sahne bitince yani Hoca, 'kestik' dediğinde içimden bir alkışlama arzusu koptu ama baktım ekibin öyle bir geleneği yok, sessizce alkışladım.



Sahneyi tekrar izlemek isteyenler için istikamet -->
Star Tv

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER