MIPCOM'un gizli gündemine damgasını vuran Kösem oldu!

MIPCOM'un gizli gündemine damgasını vuran Kösem oldu!
Dünyanın en büyük içerik fuarı olarak tanımlanan MIPCOM 2015'in sosyal hayatına bu yıl gerçek anlamda damgasını vuran Kösem lansmanı oldu. Bu tartışmasız bir gerçek. Fuara katılmak için Nice Havaalanı pasaport kontrolünden çıktığımız andan itibaren Kösem tanıtımlarını görmeye başladık. Önce çıkışta elinde "Kösem" tanıtım kartları olan cariye kılıklı güzel Fransız kızları tarafından karşılandık. Geçen yıl da Reaksiyon'un gizli polis/ajanları karşılamış Cannes'a gelenleri mesela..

Hoş geldin diyen cariye kızlarımız

Şehir, bizim vardığımız sabahın gecesinde korkunç bir fırtınaya maruz kalmıştı. Trafik keşmekeşi içinde Cannes'a girdiğimizde yine bütün büyük otel ve mekanların Kösem ile giydirildiğini gördük. Ve Cannes'a giriş yaptığımız andan, ayrılana kadar ısrarla konuşulan tek şey, yani Cannes'in gizli gündemi Kösem idi. Parti varmış.. Kimler davetli? Sen davetli misin? Nerdeymiş? Kimler gelecekmiş? Dedikodu masaları kurulduğu andan itibaren insanlar birbirlerine çaktırmadan sadece bu soruları sordular.

Mekan yani partinin düzenleneceği alan davetiyeler dağıtılana kadar gizli tutulmuş. Villa Domergue, Cannes'in en önemli "şato" tabir edilesi mekanlarından biri. Global, doğru mekanı ayarlamak için yaklaşık üç ay araştırma yapmış. Çeşitli yerler bulmuşlar ama mekanın tarihi dokusuna eklenen modern parçalar sebebiyle Domergue'nin konseptini Kösem ile özdeileştirerek buraya karar kılmışlar. Oraları daha sonra anlatacağım, gelelim parti öncesine..

Partiye davetli olmanın gayet havalı bir durum olması ilginçti. Cannes'de davetli olduğun partilerle kıdem kariyer ölçümü de yapılıyor bir nev-i çünkü "sınıf" meselesi en üst seviyede.. "Nerede yemek yedin, kimlerle yedin" meselesi ne yediğinden daha önemli.. Fuarın düzenlendiği "Palais"nin yakın çevresindeki mekanlar bir tür "piyasa" olarak değerlendirilse de okul kantini gibi işliyor. Oralarda kiminle oturduğun, kimlerle göründüğün de önemli.. Oysa köfte mi, hamburger mi hep arka sokaklara konuçlanmış mekanlarda kararlaştırılıyor. Cannes'a MIPCOM vesilesiyle iş yapmaya gidenleri kenara alırsak, ortalıkta dolaşan kitleyi 4 sınıfa ayırabilirim. Patronlar, Kanaat Önderleri, Yancılar ve Yancılara yancı olanlar. Sıksam, dokuz cilt roman yazarım bu konuda...

Aslanlara yem veren Ahmet yapmışlar..

İşi içerik bakmak/satmak olanlar dışında anladığım kadarıyla Cannes, İstanbul'da koşuşturmaca ile bölünen iş toplantılarını da gerçekleştirme mekanı olarak vazife görüyor.. Yapımcılar ve kanallar Cannes'da sık sık toplantılar yapıp, yemekler yediler. Kim bilir bizi ne gibi yeni projeler bekliyor? Yakında hepsini duyarız.

Bu arada Cannes'e yakın bir kasaba olan Grasse'de set kuran ve çekim yapan O3 ekibinden de kimseyi göremedim. İlk gün aynı uçakla gittiğimiz Saner Ayar'a da diğer günlerde sokaklarda ya da fuar alanında, partilerde rastlamadım. En azından benim görüş alanıma girmediler. İkinci günün dedikodu kazanında O3'ün düzenlediği özel set gezisi ve basın daveti vardı. Davete sadece Ali Eyüboğlu, Cengiz Semercioğlu ve Esin Övet katılmış. Hatta özel olarak Berlin'den getirtilmişler. Esin Övet'in, magazinci olmasına rağmen bu davete dahil olması da işi televizyon yazmak olanlarca çok konuşuldu ve dahi tartışıldı. "Sadece Yazılı Basın Davetli" açıklaması sebebiyle dijitale iş yapan ben, konu dışı kalmayı kişisel almadım ama en hoşuma giden olay da Ali Eyüboğlu'nun diğer davetli meslektaşlarına haber atlatması oldu.

Dönelim Kösem meselesine.. Global Agency yani Kösem'i yurt dışına satan firma ve sahibi İzzet Pinto MIPCOM'a gerçekten çok ciddi şekilde hazırlanmışlardı. Öyle "Cannes sokakları yıkılıyordu" diyeceğim ölçüde dev abartılı giydirmeler görmedim ama sokaklarda Kösem göze çarpıyordu. Misal fuar alanında görevli olarak çalışan herkesin üzerinde Kösem tişörtü vardı. Gayet dozunda, suyunu çkarmayan yaygın bir tanıtım anlayışı hakimdi.

Dedikodu kuşlarımın anlattıklarına göre  Cannes'de verimli bir satış elemanı günde 19 toplantı yapabiliyormuş. Global'in bütün toplantıları full geçmiş. Kösem hakkında çok teklif aldıklarını ama henüz satışa açmadıkları için imza atmadıklarını da duydum. Anlayacağınız MIPCOM'da sadece "Kösem geliyor, hazır mısınız?" dediler. Potansiyel alıcılara özel hazırlanan 35 dakikalık bir kolaj ile, Palais'den ayrı  özel bir mekanda Martinez Hotel'de, iki günde toplam 6 gösterim yaptılar.

Yabancı alıcılar için hazırlanan 35 dakikalık kolajı da "ben izledim!" diyen bol ama yerli piyasada takılanlardan sınırlı sayıda insana izletildiğini biliyoruz. Bunlardan biri de muhteşem bir tesadüf ile (!) gösterime denk gelerek izleyen Cengiz Semercioğlu oldu. Bu da "Özel haber verdik, diğerleri kırılmasın" demenin sektörcesi elbette. Bu golü yazılı basın mensupları düşünsün tabii, benim ilgi alanıma girmiyor neticede.. Ayrıca (bence) Semercioğlu, mensubu olduğu mecranın yayma gücü de düşünülünce o gösterime "tesadüfen" denk gelmesi gereken tek doğru isimdir. Neyse.. Cengiz Semercioğlu o gösterimden izlenimlerini de köşesinde yazdı, henüz okumayan varsa hemen baksın.

Beren Saat'in de partiye katılacağını öğrenmiş, okurlara da Twitter'dan duyurmuştum. O sebeple cıvık gündem canavarlarının "Cannes'de Beren'in adı geçmiyor" başlıkları da boşa tık alma hevesinden öteye gitmedi. Oyuncular yani Hülya Avşar, Beren Saat, Ekin Koç ve Anastasia Tsilimpiou duyumlarıma göre davet günü sabah uçağı ile Cannes'a geldiler. Villa Domergue'de düzenlenen partiye katılmadan önce Star Tv yöneticileriyle buluşup yemek yediler ve o yemekten de parti alanına geldiler..

Yıldızı parlasın!

Saat 22:00'da başlayan davete katılımcılar özel otobüsler ile getirildi çünkü mekan merkeze oldukça uzaktı. Cannes'de oluşan taksi krizinden bahsetmeyeyim, tadınız kaçmasın. Mekan 500 kişilik, dağıtılan davetiye 650, beklenen konuk sayısı 800. Kafa sayma konusunda iyi değilimdir ama parti oldukça kalabalıktı. Davet edilen herkesin geldiğini düşünüyorum. Önce sadece davetiyesi olanların alınacağını duyduğumuz davette gözlemlerime göre prensip olarak kimse geri çevrilmedi. Kaba taslak bakarsam, eski bir organizatör olarak gecenin maliyeti temiz dört sıfırlı, altı haneli rakamlardadır derim. Davetlilere özel olarak tasarlanmış "Kösem Kolyesi" dağıtıldı.

Davetten önce şehir efsanesi gibi yayılan, "özel fragman gösterilecekmiş" cümlesi de sadece rivayet olarak kaldı. Partideki topluluğa bir gösterim yapılmadı.  Perdede StarTv'de de yayınlanan fragman döndü.



Muhteşem dörtlü!

Mekana özel araçlarla gelen oyuncular kapı girişinde hazırlanan basın alanında tek tek ve topluca poz verdiler. Daha sonra parti alanına Muhteşem Yüzyıl'ın müziği ve alkışlar eşliğinde girdiler. Kendilerine ayrılan alana geçerek poz vermeye devam ettiler. O aşamada ortalık yandı desem yeridir. Davette Cannes ve İstanbul sosyetesinden de isimler vardı ve oyuncularla fotoğraf çektirmek için itişe kakışa, yaygın tabirle "ergen" fanlara tur bindirenler gördüm desem yalan olmaz. O tatlı hanımların fotoğraf çektirmek için "itiş-kakış"a varan telaşlı hallerini görmeniz gerekir, anlatılmaz..

Yüzlerindeki gülümseme solmadan poz verdiler, kimseyi kırmadan gece boyunca fotoğraf çektirdiler..

Oyuncular uzunca bir süre hiç kimseyi kırmadan poz verdi. Poz verdiler. Poz verdiler.. Bir ara bana sıkıntı geldi ama onlar asla surat asmadan gülümseyerek poz vermeye devam ettiler. Selfieler, toplu fotolar bitti, tek teklere sıra geldi. O esnada da kimseyi kırmadılar. Bu arada aniden kalabalıktan sıyrılarak ileri atılan Beren Saat'in Ece Yörenç'in boynuna sarılıp uzun uzun kalması da ikilinin yaydığı güzel enerji dikkatimi çeken duygulu anlardan biriydi.. Partiden 01:30 civarı ayrıldığımda kapıda ufak çaplı bir "servis otobüsü krizi" yaşanıyordu. Ertesi gün duyduğuma göre parti sabah 5 civarında bitmiş ve gayet eğlenceli geçmiş.

Timur Savcı'nın gözlerinden fışkıran heyecanını, oyuncuların güzel enerjilerini zihnime kazıdım. Kösem umarım çok başarılı bir iş olur çünkü arkasında muhteçem bir emek var. Fresh Tv listesinde prömiyer tarihi Kasım 2015 olarak belirtilen Kösem'in en az Muhteşem Yüzyıl kadar başarılı olmasını diliyorum..

Böyle işte..
R.

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER