Mesele ''biz'' olabilmek değil, öyle kalabilmek!
Aa resmen mutluluğun resmi ^.^
Bir insanı ne kadar zamanda tanıyabilirsiniz? Bir hafta, bir ay, bir yıl? Ya da şöyle sorayım, birini gerçekten ama gerçekten tanıyabilir miyiz? Bu mümkün mü? Ben, bunun mümkün olduğunu pek sanmıyorum. En azından karşınızdaki kişi size izin vermediği sürece. İnsan kendisi hakkında her gün yeni bir şeyler öğrenebiliyorken başka birini tanımak bana çok ütopik geliyor. Tabii bu düşünce tarzıyla yaşayan biriyseniz tıpkı benim gibi, insanlara güvenme durumunuz da sekteye uğrayabiliyor.
 
Buradan yola çıkarsak eğer, Ömer’in Defne’ye ettiği evlenme teklifini ben erken buluyorum. Bunu geçen haftaki yazımda da dile getirmiştim zaten. Bu hafta konuyu biraz daha açmak istedim. Olaya her zaman iki taraftan da bakmak lazım, lady’s first diyerekten Defne’den başlayalım.


Zam, zama zam, ille de zam!
 
Defne bu teklifi tabii ki hemen kabul etmeyecekti. Buna şaşırdık mı? Şaşırmadık. Gönlü ‘’Evet, evet, evet!’’ diyerek boynuna atlamak isterdi elbette ama ortada KOCAMAN bir yalan varken, dili tutuldu kızın Ömer karşısında. Ki bu yalan olmasaydı bile Defne’nin kendine olan bu DEV güvensizliğiyle, bir yanının hep kararsız kalacağını düşünüyorum ben. Evet, Ömer’i çok seviyor, çok âşık, aşkından geberiyor ama pire için de yorgan yakabiliyor. (Bkz: geçen hafta.) İşte bunlar hep birbirini iyi tanımamanın getirdiği sorunlar. Hoş daha Defne kendini bile tanıyamıyor ya, orası başka bir sorun.
 
Adamla sevgili oluyorsun, herkesten saklıyorsun. Ama unutma ki bir şeyi ne kadar saklarsan o kadar çabuk ortaya çıkar. Tıpkı senin çaresizce para bulma çabaların gibi. Kredi işi benim de aklıma gelmişti ilk, Dört kişi 50’şer bin liradan kredi çekseler parayı tamamlarlar. Tabii bunun sonra ödemesi de var. Ama keşke illa zam zam diye tutturacağına yüksek rakam gösteren bordro isteseydin be kuru kız. Hiç kafan çalışmıyor vallahi. Eski muhasebe çalışanı olarak sana akıl verecek bir arkadaşın yanında, bir de muhasebeci şart.  Zaten ayakkabının modeli oldun o kadar sana tek kuruş vermediler, bu Ömer böyle yapmış bu serveti belli. Tüm özellikleri barındıran biri olarak bence Passionis’e beni muhasebe elemanı olarak alsınlar. Hem muhasebe, hem Defne’ye akıl, hem de Koriş’le whatsapp'tan dizi muhabbeti yapar, yorumlarız. Ne güzel olur. Herkes kazanır, win win. ^.^
 
Peki Ömer?

BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 70
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 55
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 38
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 55
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 35
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER