Supergirl: Dünya'nın en iyi kahramanları bir araya geliyor

Supergirl: Dünya'nın en iyi kahramanları bir araya geliyor
Dünya'nın en hızlı insanı kim konsepti ile Superman'e gönderme yapılıyor
Amerikan televizyonu ve sinemasındaki süper kahraman hakimiyeti giderek güçleniyor. Her geçen gün televizyondaki çizgi roman uyarlaması dizilerin sayısı artmaya devam ediyor. Marvel ve DC'nin işleri artık sadece çizgi roman sayfalarında değil, sinema ve televizyonda da rekabet halinde.

Bizler her ne kadar kendimizi Batman v Superman: Dawn of Justice filmine kaptırmış olsak da, televizyondaki çizgi roman işlerinde de büyük atılımlar söz konusu. Yakın zamanda Marvel çizgi romanlarından uyarlanan Daredevil ikinci sezonuyla döndü. Arrow, Legends of Tomorrow, The Flash, Gotham, Supergirl de emin adımlarla ilerliyor.


İkilinin ekran uyumu şahane

Bu haftanın çizgi roman sevenler açısından önemi televizyonda Supergirl ile Flash'ın ilk kez bir araya gelecek olmasından kaynaklanıyordu. Bu iki kahraman da aslen DC çizgi romanlarında yaratıldı ancak dizileri farklı kanallarda ekrana geliyor. The Flash, The CW kanalının en fazla ilgi çeken işleri arasında yer alıyor. Supergirl ise CBS kanalında ekrana gelmenin getirisiyle televizyonun çok izlenen süper kahraman dizilerinden biri. Daha Supergirl dizisine dair fikir ilk kez ortaya çıktığından beri onun diğer DC kahramanlarıyla tanışması bekleniyordu. Dizilerin farklı kanallarda ekrana gelmesi bu girişime köstek oldu ancak tamamen engelleyemedi.

Supergirl'ün Worlds Finest bölümüyle birlikte Flash ve Supergirl'ü ilk defa televizyonda bir arada görme şansı yakaladık. Barry Allen, hızını arttırmak için yaptığı denemelerden birinde hız bariyerini aşınca kendini bir anda başka bir evrende buldu. Burada Flash, Green Arrow, Black Canary, Firestorm yoktu ancak Supergirl ve Superman vardı. Dizilerin farklı kanallarda olması ve şimdiye kadar birbirlerine dair hiçbir gönderme yapılmamış olmasına güzel bir çözüm bulunmuştu. Ancak bu iki kahramanı bir araya getirmek harcanan çabaya değdi mi? İşte asıl sorumuz bu.


Supergirl ve Flash buluşması uzun zamandır bekleniyordu

Müsadenizle önce bölüme dair beğendiğim noktalarla başlamak istiyorum. Çünkü eleştireceklerim biraz daha uzun olacak. Barry'nin National City'yi kazara ziyaret etmesiyle bu evren Flash ile tanıştı. Supergirl ile Flash'ın bir araya gelmesi benim gibi çizgi roman uyarlaması yapımları sevenleri de baya heyecanlandırmıştı. Bölümde de Melissa Benoist ve Grant Gustin şahane bir uyuma sahipti. İkilinin süper kahramanlık ve asıl kimliklerini saklamak dışında, şapşal tavırları, kendilerine değer veren bir ekiple çalışmaları gibi bir sürü ortak noktası var. Bölümde Kara ve Barry arasında hızla oluşan uyum da bunun en büyük kanıtıydı. İkisini bir arada çalışırken seyretmek benim açımdan büyük bir keyif oldu. Bunun yanında Barry, normalde olduğundan daha neşeli bir tavra sahipti. The Flash da normalde gayet keyifli bir havaya sahip. Ancak Barry, genelde hikaye içinde ciddi meselelere takılıp kalan adam olmasıyla dikkat çekiyor. Buradaysa her şeyden büyük keyif aldığı net bir şekilde belli oluyordu. Onun bu ruh hali de bu ufak macerayı daha keyifli hale getirdi. İki dizinin hafif havasının uyumu da oldukça barizdi. Hatta The Flash, Arrow'dan çok Supergirl ile aynı evrende geçiyor gibi hissettiriyordu.

Övgülerimi sıraladıktan sonra geliyorum neleri beğenmediğime... Supergirl bu sezon ekrana gelmeye başladığımda radarıma giren ancak birkaç bölümden sonra takip etmeyi bıraktığım bir dizi oldu. Bunda en büyük etken de senaryoda yer alan boşluklar ve bunların gözüme çok batmasıydı. Yanlış anlamayın, diğer çizgi roman uyarlamaları kusursuz demiyorum. Onlarda da bir sürü mantık hatası mevcut ancak bunu telafi edecek yanları da var. Supergirl biraz daha çocuk piyesi havasında ilerliyor. Bu bölümde de aynı sorun hakimdi. Flash'ın Supergirl'e konuk olacağı nadide bir imkan böyle bir bölümle heba edilmemeliydi. Bana sorarsanız Silver Banshee ve Livewire iki kahramanın bir araya gelmesi için yeterli değildi. Bunun yanında karakterlerin tepkileri de inandırıcılıktan uzak hissettiriyor. Daha birkaç bölüm önce halkın güvenini yitiren Supergirl, bu bölümde herkesin gözü önünde bir helikopteri kurtarmak üzere kendini öne atınca aniden National City'nin gözdesi noktasına geri döndü. Halk bir anda "O bizim için ölmeyi göze aldıysa, biz de onun için ölürüz!" noktasına ne ara geldi? Şehrin kahramanını bu şekilde koruması şahane bir şey. Ancak inandırıcılıktan uzak bir şekilde iki dakikada gerçekleşince istenen anlamı taşıyamıyor. Düşmanların çok ciddi hissettirmeyen amaçları, Silver Banshee'nin dönüşümünün şıp diye gerçekleşmesi, Livewire'ın koca tesisten hemen kaçabilmesi de inandırıcılığı desteklemiyor maalesef.


Bölümün "bir elin nesi var? iki elin sesi var" anı

Kahramanımız Flash'ın potansiyeli de bu bölüm içinde doğru dürüst kullanılmadı. Onun da Supergirl'ün de düşüncesizce davranması sonucunda "E Flash olmasa da olurmuş." noktasına ulaşıyor hikaye. Bu yüzden izlerken "Madem kahramanlara kanallar arası geçiş yaptıracak noktaya geldiniz, neden daha iyi bir yazar bulmaya zahmet etmediniz?" diye sormadan edemedim. Çizgi roman sevenlerin efsane kabul edeceği, CBS ve The CW kanallarının daha fazla ortak iş yapmasına müsade edecek bir orta açılabilirdi. Onun yerine karşımıza vasat bir hikaye ile çıkmayı tercih etmişlerdi.

Bir izleyici olarak en büyük beklentim ikilinin güçlerini birleştirip düşmanları alt etmesiydi. Bunun yanında bir de Barry ilk ve son kez Superman adını duysa mutlu olurdum. Malum Superman ve Batman gibi kahramanlar Warner Bros'a göre televizyon için fazlaca değerli. Bu yüzden isimleri bile anılmıyor. Bu kuralı hikaye sebebiyle Supergirl ile yıkmak zorunda kaldılar. Legends of Tomorrow'da da üstü kapalı şekilde adlarını duyduk. Madem farklı kanallardaki dizilerimiz ve sinema filmlerimizin hepsi farklı bir evreni temsil ediyor mantığı benimsendi, en azından Superman ve Batman'in adı bir kere olsun kahramanımız tarafından duyulmalıydı. Bölüm sonunda gökyüzünde uçan Superman'e bakıp Kara "O da benim kuzenim işte" dese bile yeterdi. Sonuçta bu kahramanların görülmesi ve duyulmasının marka değerinden bir şey eksiltmediğini şimdiye kadar anlamalıydılar. Bunun için Batman v Superman: Dawn of Justice filminin gişe hasılatlarına bakmaları yeterli.

Özetle karşımızda eğlence yönüne ağırlık verilmiş ancak hikaye açısından fazla bir şey vaat etmeyen bir bölüm vardı. En büyük temennim bu bölümün reytinglerinden veya aldığı olumlu / olumsuz tepkilerden memnun kalmaları. Bu sayede belki Supergirl'ü de The CW dizilerinde görebiliriz. Flash, Arrow ve Supergirl bir araya gelse, senaryoyu da The Flash ekibi yazsa ortaya tadından yenmeyecek bir iş çıkacağına inanıyorum.


BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER