Depresyon hırkası da sevdaya dahil!
Gündelik olanın telaşına kapılıp koştururken bir şeyler ters gitmeye başlar bazen. ''Sırası mı ulan şimdi'' demeye kalmadan tepetaklak olur her şey. Bu belki sinek ısırığı kadar hafif bir meseledir. Ama insan beyni acıyı mutluluktan daha baskın hissetmeye programlanmış bir kere. İşler o kritik noktaya gelince yapılacak iki şey var. Ya kendini gri depresyon hırkasının kollarına bırakacaksın ya da içini sıkan meselenin totosuna en afilisinden bir döner tekme yapıştıracaksın.

Selim'in biberonu bile benden daha çok işe yarıyor..

Zeynep kısa ama çarpıcı iş deneyimine içine düştüğü bunalımla veda etti. Holding işi zaten ağır, bir de ağır salça olan zampara üstüne tüy dikti malum. Meryem aslanlar gibi dikildi sorunun karşısına ve sahiden ikna oldum analığına da, iş kadınlığına da. Zaten hikayeye sonradan dahil olup böylesine etkili olan karakteri yalnızca heyecanla izlemek düşer bizlere. Evlilik yalanının ortaya çıkma meselesi ise konsolosluk bahanesiyle çok güzel savuşturuldu. Şimdilik..

Fadik gibi arkadaş dostlar başına

Zeynep peşine ruh emiciler takılmış gibi mutsuz gezdi bölüm boyunca. Depresyon nedenleri iyi hoş da, Fadik'i sürekli terslemesi bir parça rahatsız ediyor. Fadik'in yaklaşımı ''Zeynepçim, güzelim, bebekim'' ama Zeynep sürekli ''Ya bi' sus, o tipinle milleti eleştirme'' şeklinde tepkiler veriyor. Bu arkadaşlığın köklü olmasına hayret ediyorum bazen. Yine Zeynep'in Fatih'e en ufak konuşmada ''Ver çocuğumu'' demeleri, terslemeleri filan beni iten detaylar.. Çünkü bir detayı 10 küsür bölüm izleyince, detay olmayı aşıp bariz gözümüze giren çubuk haline geliyor.

Fatih is the last depresyon bükücü!

Fatih'in bir minik gülümseme için pervane olmasına ise fazlasıyla alıştık. (Bir minik buse mi desek?) Bu adam senin şansınken 1 milyon dolarlık zarar nedir ki Zeynep? Şaziment'i göremeyecek olma fikrini ise kabullendim artık. Her bölüme onu göremeyeceğimi bilerek başlıyorum ve her bölümü onun nasıl biri olduğunu hayal ederek bitiriyorum. Sadece Cevat mı hayallerinde Şaziment'i yaşatıyor sanmıştınız? Çıldırttınız beni sonunda! Benim anlamadığım Cevat'taki bu anlamsız mektup ısrarı. İlk deneme zaten facia olmuşken bir de mektubu taşla atıp kafa kırmak mıdır niyetin? Hadi kafa kırılmadı pekmez akıtılmadı da, I-Fer'in kırılan serçe kalbi ne olacak biri bunun hesabını versin. Bak Cevat, gelmişiz 2015 yılına. Ömrünü bilgisayar başında fotosentez yaparak geçiren bir kıza ulaşmanın en iyi yolu ona mail atmak, hadi bilemedin dürtmektir. Acilinden bir laptop şart o tekneye şart!

Acun Abi pizza getirdin mi bize?

Ada sahnesi ise dizinin gelmiş geçmiş en dinamik anlarından birini yaşattı. Bir an için sahiden zombilerle burun buruna geldik sandım. Aşırı doz The Walking Dead izlemenin yan etkilerini yaşıyorum. Korku filmlerine yapılan göndermeler, Fatih'in şapşirikliği ve grubun toplu enerjisi beni kendime getirdi. İşte Aşk Yeniden tam da böyle bir şey olmalı! Fragmanda gördük ki haftaya yine sorgu lambaları inecek tepemize, hem de ne sorgu! Sen misin Ertan'ı mültecilerle paket yapıp postalayan? Bak işte karma döndü dolaştı yine mülteci meselesinden yapıştı yakanıza.

Kısa kısa hoşlandığım ve anlamadığım noktalara gelirsek:

- Orhan'ın anlattığı filme bayıldım. Aşk Yeniden demek hmmm.. İzleyelim onu bir ara eheh.

- Zeynep'in Fatih'i bıçakla uyandırması renkli anlardan biriydi. Bir de en ciddi sahnede konuşmanın ortasında jiyyuuuvvt diye komediye geçiyorlar ya, işte ona bitiyorum.

- Zeynep ve Fatih'e bir zamanlar bir çift yüzük alınmıştı ama o yüzüklere daha sonra rastlamadım ben. Dikkatimden kaçtıysa uyarın lütfen.

- Şaziment sahiden sezon finalinin kilit noktası mı olacak? Çok epik bir karşılaşma bekliyorum artık, bilginize..

- Fatih'in Zeynep'i öpebilmek için bunca çabasından sonra o öpüşme sahnesi bize çok zorlama gelmeyecek mi? Hani artık akışına bırakılsa, daha fazla sömürülmese bu konu?

- Şevket'in kızını yüreklendirmesi ne güzeldi öyle. Bir de yeğeninin gönlü olsun diye kolye yapmaya çalışması.. Sen güzel adamsın reis.

- İrem'in etkisiz eleman olma durumu daha ne kadar sürecek? Varsa spa yoksa moda günleri. Artık ya korkalım ya gülelim bu kızcağıza, ama bir şey olsun işte.

- Ertan'a ne oldu? Ama hayal filan istemem, sahiden ne oldu? Tek hamlede kestiler adamın sesini ama önümüzdeki hafta bunun da cevabı bulunacak gibi görünüyor.

Güneş görmüş dondurma gibi eridin be Fatih

Yerli dizinin yersiz uzunluğu tüm ekip için çok yorucu olsa da, soru işaretleri zihnimizi bulandırsa da Aşk Yeniden artık çizgisine oturmaya başladı. Bu bölüm fazlasıyla keyif aldım. Artık soruların yanıtlarını almaya başlamamız da cabası oldu. Gerisini hep birlikte göreceğiz.

Güzel günler.

BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 47
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 19
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 33
DİZİ-YORUM : SEZON 6 , Bölüm 10
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 15
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER