46: Yalanlar, Sayılar ve… Tombala!
60 dakikalık diziyi izlemek her ne kadar kolay ve stressiz olsa da yorumlaması bir o kadar dikkat içerip, üzerinde incelikle durulması gereken uzun zincirler kümesi oluşturuyor. Zira süre kısaldıkça, uzun süreli dizilere rağmen her bir sahneye düşen ağırlık ve sorumluluk da arttığından, hele tür de “gerilim” olunca gözler ekrandan ayrılmıyor, yazarken her bir sözcük bıçak gibi dökülüyor.

46, aylardır vaat ettiklerini, artık pilot bölümün ardından gelen ikinci bölümüyle izleyiciye sunabildi mi? Yaratılan dünya tanıtılabildi mi? Ve karakterlerin kendilerini içlerinde buldukları evrenin kurgusu ve derdi nihayete kavuşup “biz bunu anlatacağız” denilebildi mi?

Bölümün ilk 30 dakikasında, geçtiğimiz bölüm Murat’ın kendisine ayahuska enjekte ettiği zaman, sabah Maltepe’de uyanana dek yaşadığı ve hatırlamadığı anları güzel geri dönüş sahneleriyle izledik. Dizi başlamadan önce çıkan fragmanlarda verildiği kadarıyla; psikolojik sorunlar yaşayan ve bihuş bir karaktere sahip hafif deliydi Murat. İlk bölümde bu psikolojik havayı alamamış ancak Murat’ın kardeşine de şırıngalamadan önce kendi üzerinde denemesiyle, içecekten üretilen tıbbi ilaçla karakteri Erdal Beşikçioğlu yapan ufak sırların damıtımından faydalanabildik en nihayetinde.

Haliyle tüm gece Murat’ın, profesör kimliğinden tamamen bürünüp adeta psikopat bir katile dönüşünü, Star’ın malum reklam aralarında dizi karakterlerini gösterdiği ekranda hem profesör Murat’ı, hem de psikopat Murat’ı tek bedende keşfedebildik bu bölümde. Bölümün ilk yarısı, geçmişinde birçok ailevi sorunlar yaşayan ve bunları hafızasında dirilten ayahuska sayesinde soğuk bir ciddiyetle süslenmiş, ceberut soslu paranoyak bir Murat izlemişken; kalan ikinci yarıda hatırlamadığı geceyle ve öldürdüğü adamla ilgili çok zekice hamleler yapan, büründüğü katil damgasından şimdilik kurtulan ve kendini kardeşine adamış Profesör Murat’ı izledik.

Haliyle ilk bölümden daha az sanatsal ama artık derdini anlatmaya hazır ve yaratılan evrene izleyiciyi çekmeyi başarmış bir bölüm izledik. Ceyla’nın babasının ölümünün ardından tekrar aynı içeceği içmek istemesi ve Murat’ın bölüm sonunda tekrar ilacı kendine enjekte etmesi ayahuskanın bir çeşit bağımlılık yarattığını ve ileride sık sık paranoyak Murat ve profesör Murat’ın karakter çarpışmalarını ve bu çarpışmadan doğan ikilemleri, hataları, keşfedişleri ve gizemleri; kısaca kaliteli bir çift kişilik izleyeceğimizi rahatlıkla söyleyebilirim.

Haliyle artık Paranoyak Murat’ın devreye bir “katil” olarak girmesiyle dizinin polis kolunu ve ikinci bölümde katılan iki yeni karakteri de görmüş olduk. Murat her ne kadar ikinci kişiliğinin büründüğü planları hatırlamadan ilk sorgudan rahatlıkla kurtulsa da, Selin’in Murat gizemini çözmek için çabalayacağı muhakkak.

Neyse efendim. İkinci bölümün ardından 46 neredeyse olmuş diyebiliriz. Senaristler uzun süre 120 dakika yazmaya alışık olduğundan; ancak ikinci bölümde, yani iki saatin ardından dünyasına girebildiğimiz 46 evreni yakın zamanda 60 dakikalık versiyonun getirdiği akımla sürüklenecektir.

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER