Kalp kanatan 'Ölümcül Çocuk Parkı Yaraları'

Kalp kanatan 'Ölümcül Çocuk Parkı Yaraları'
Düzenli bir tiyatro seyircisi olmama rağmen hiç burada tiyatro oyunları hakkında yazı yaz(a)mamıştım. Aslında pek çok kez niyetlendim. Taslaklar hazırladım ama paylaşamadım. Sanıyorum ki televizyon, hepimizin üzerinde ahkam kesebileceği bir şey de tiyatro hakkında konuşmak hekimlik, mühendislik gibi uzmanlık gerektirirmiş hissi taşıdım yıllarca. Ama Çağla’nın, biletini bana vermeseydi muhtemelen izledikten sonra burada yazacağı ‘Ölümcül Çocuk Parkı Yaraları’nı ona ithafen ve onun boşluğunu dolduramasam da onun namına yazmaya karar verdim. Oyunu izlememden bir hafta sonra anca yazıyı yazabilmiş olmamı da yine bu çekincelerime bağlıyorum. Belki bu da benim için bir başlangıç olur ve içinde bulunduğumuz, tiyatro sezonun son ayında gittiğim oyunları ve bana hissettirdiklerini paylaşabilirim. 

Çağla, ‘cumartesi akşamına tiyatro biletim var gidemeyeceğim gider misin?’ dediğinde oyun neymiş, neredeymiş pek düşünmedim. Oyunu daha önce duymamıştım ve kabarık, ‘sezon bitmeden izlenecekler’ listemde olmadığından muhtemelen hiç izleyemeyecektim. Ancak daha önceden fikrimin olmaması ve ilk defa bir TOY oyunu  izleyecek olmam nedenleriyle salona sıfır ön yargı ve beklenti ile girmemi sağladı. Ön yargı ile bir oyunu izlediğimi hatırlamıyorum ama yüksek beklenti ile girip oyun gayet iyi olmasına rağmen memnuniyetsiz ayrılmam son zamanlarda en sık başıma gelen hadise oldu. Ama insan beyni işte ön koşullanmalar hazırlamayı seviyor. Bu seferde bu oyunun TOY’un diğer oyunları hakkında bana referans olacağını düşünmeye başladım. Baştan söyleyeyim yeni sezonda TOY da düzenli olarak oyun takvimlerini takip edeceğim sahneler arasında yerini almış oldu. 

Oyuna gelirsek, metin bol ödüllü yazar Rajiv Joseph’e aitmiş, girmeden önce okuduğum internet bilgisi öyle diyordu. Sahiden de güçlü bir metindi ve yazarın diğer oyunları neymiş diye bakmama sebep oldu. Konusu isminden de okunabileceği gibi çocukluk yaraları, ama isimde olmayan şey bu ölümcül çocukluk yarasının aşk olduğu. (Onu da TOY’un internet sitesindeki tiyatro özetinden okumuştum. İyi ki de hiçbir şey bilmeden gittim oyuna değil mi?) Halk arası psikolojinin en bilinen tanısı çocukluk sorunlarının yetişkinlikte başka yerlerde patlak vermesidir.  'Midem kötü’ cümlesine karşılık, nane limon önerisi ne ise, korkularımızdan bahsettik mi ‘bir dönüp çocukluğuna bakmak lazım’ önerisi de odur. İşte oyun da bize ölümcül bir çocukluk yarası olarak aşk’ı ortaya koyuyor. 

8 yaşlarında okul revirinde başlayan, Kayleen ve Doug’ın kaderlerinde dönüştürücü rolü olan hayatlarından kesitlerini kronolojik olmadan izliyor ve sona doğru bütünü tamamlıyoruz. Benim en sevdiğim filmlerden olan Jeux d’enfants (Cesaretin Var Mı Aşka?)’ı siz de seviyorsanız bu oyunu da seveceğinizi düşünüyorum. Aşk ile çok küçük yaşta karşılayıp onunla ne yapacağını bilemeyip bütün hayatlarını bir felakete sürükleme kurgusu bana bu filmi çağrıştırdı. Konu hakkında daha fazla detay vermeden, 'bir beğendim bir beğenmedim' kısmına geçip yazımı tamamlıyorum. 

Övgü kısmım, performanslarıyla baştan sona duyguyu çok iyi taşıyan iki genç oyuncuya, Merve Bulut ve Ümit Yaşar Bekar’a geliyor. İkisini de ilk defa izledim ama oyundan çıkınca merak ettim nerde ne yaparlarmış başka yerlerde oynarlar mıymış diye. Onları başka oyunlarda da izlemek isterim. Beğenmedim kısmı sahne dekoru ve müzikler için olacak. Dekor fena değildi ama bu oyunun dinamikleri için daha yaratıcı bir şeyler tasarlanabilirmiş. Her sahne geçişinde çalan müzik ile oyundan kopup tekrar geldik. Hatta oyuncular hiç sahneden çıkmadan sahne üzerinde kalarak mı kostüm değiştirseydi diye düşünmeme neden oldu. Bir şekilde sahne geçişleri için daha yaratıcı bir formül bulunmalıydı diye düşünüyorum.  

‘Ölümcül Çocuk Parkı Yaraları’nın Mayıs ayında iki temsili daha var 11 ve 25’i olmak üzere. Bu sezon bitmeden fırsatınız varsa görün derim. Olmadı öbür sezona oynamasını temenni ederek bitirelim.  

Yazan: Rajiv Joseph  
Yöneten: Barış Gönenen  
Çeviri: Sami Berat Marçalı  
Yönetmen Yardımcısı: Beybin Başerdem  
Işık ve Dekor Tasarım: Onur Alagöz  
Proje Asistanları: Murat Ali Er, Yeşim Çelebi  
Prodüksiyon: TOY İstanbul  
Oyuncular: Merve Bulut, Ümit Yaşar Bekar 



BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER