Survivor 2016: Nereden bileceksiniz?

Survivor 2016: Nereden bileceksiniz?
Kırmızılım sana yandı canım
Survivor’da nihayet adalar birleşti. Eskiden adalar birleşince oyunlar da bireysele dönerdi ama bu son sezonlarda artık bunun böyle olmadığını biliyoruz. Gönüllüler, Ünlüler adasına taşındı, Gizem Kerimoğlu Semih’e kavuştu bu vesileyle eskisi kadar yalnız değil, ama hala oyunlarda iki ayrı takımlar. Birleşme sonrası adadaki yeni hayata gelmeden önce, birleşme partisinden bahsetmek isterim ama elbette.


Favori sahnem

Bütün yarışmacıların şıkır şıkır giyinmeleri, daha dün parkur başında birbirlerine kafa atmaya çalışanlar kendileri değilmiş gibi nezaketten ödün vermemeleri, okyanusa nazır dünyanın en ferah tatilini yapıyorlarmış gibi davranmaları bir yana, Semih ve Gizem’in ellerinde kokteylleri ile arkalarındaki kalabalığın çılgın dedikodusunu yaptıkları o sahne bir yana. Semih’in gömleği tam ada gömleği bir kere, sonra Gizem derseniz ‘Ne dediysen hepsi tek tek çıktı’ diyerek tam da Semih’in duymak istediklerini söyledikçe ortam onun için iyice keyiflendi. Arkalarda bir yerde Atakan eski arkadaşı İbrahim’e takımındakilerin ne ayak olduğunu sorarken, Nagihan da Gizem Kerimoğlu’nu kanatlarının altına almaya karar vermiş gibiydi ve elbette bu Semih’e yaranma çabasından başka bir şey olarak algılanmadı. Nagihan oyunlardaki tüm gücüne rağmen, ada hayatında o kadar yanlış kararlar veriyor ve kendine o kadar güvensiz ki, başarısının hiçbir önemi kalmıyor.


Bu olmamalıydı

Nagihan demişken, birleşme partisinde yapılan ufak minik sempatik ses yarışmasındaki performansından söz etmemek elbette mümkün değil.  Söylediği şarkıdaki ‘Akıl karı değil ızdırabın böylesi’ sözleri hiç o anki kadar yerine oturmamıştı sanırım. Üstüne bir de, gülüp neşelenme maksadıyla yapılan bir yarışmada bile o kadar hırslanması, kendisinden sonra şarkı söyleyen başkalarına da ‘Ben de onlar kadar söyledim’ diyip durması programı izlemeyi iyice sıkıntı haline getirdi benim için. Hırsın akılla birleşmiş halini ne kadar tehlikeli buluyorsam, birleşmek şöyle dursun, akıldan bir bu kadar uzak haline de beş dakika bile bakamıyorum, evlerden uzak.  Ada birleşmesinden hemen sonra yapılan ilk dokunulmazlık oyununu Ünlüler kaybettikten sonra, bireysel dokunulmazlığı alan Yattara’ya neden Ezgi’yi yazması gerektiğini anlattığı bir sahne izledik geçtiğimiz haftaki bölümde de.  Başkası adına utanma halinin sözlük anlamına bu kadar yaklaştığım az durum vardır. Bu kadar güçlü bir yarışmacı adayı çekip çevirebilecekken neden kendini böyle bir konuma soktu bunu anlamış değilim. Kıbrıs finaline daha vakit var, umarım kendini toparlar. 


Yazı devam ediyor...
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER