Limitless: Bana bir NZT, yan etkisiz olsun

Limitless: Bana bir NZT, yan etkisiz olsun
Sezonun yeni başlayan dizilerinden Limitless’ın ilk bölümü daha Amerika’da bile yayınlanmadan internete düştü ve 23 Ekim’de Fox Crime’da başlayacak Türkiye yayınını bekleyemeyen bendeniz  ilk bölüm itibariyle izlenimlerimi ve görüşlerimi sizlere bildirmeyi kendime görev bildim.

Limitless sinemadan TV’ye geçiş yapan hikayelerden; hikaye 2011 yapımı filmin bitiminden 4 yıl sonrasından başlıyor. Ama panik yok, diziyi anlamak için filmi izlemiş olmanız gerekmiyor (Güzel filmdi yani, bence izleyin). Başrollerini Jake McDorman ve Jennifer Carpenter’ın paylaştığı bilim kurgu-aksiyon türündeki dizide filmin başrolü olan ve dizinin de yapımcıları arasında yer alan Bradley Cooper da boy gösteriyor. 


NZT’den önce de yakışıklıydım, ilaçla alakası yok.

Dizi, aksiyon yüklü bir kovalama sahnesiyle başlayarak ilk andan itibaren seyirciyi içine alıyor. Baş kahramanımız Brian Finch tabiri caizse “Hayaller rockstar, gerçekler boş gezenin boş kalfası.” tadında bir hayat yaşayan sıradan bir insan. Ancak arkadaşı Eli ona NZT-48 isimli bir “zihin açıcı hap” verince tüm hayatı değişiyor. O artık her bir beyin hücresini tek tek çalıştırabilen bir dahi haline geliyor. Tabii ilaç ona sadece geçici bir deha sağlıyor ve etkisi geçince Brian tekrar sıradan, beyninin %10’unu kullanan insan haline dönüyor.

Jennifer Carpenter, Rebecca Harris isimli bir FBI ajanını canlandırıyor. Spoiler vermemek adına hikayeyi özet geçmiyorum, o yüzden sadece şunu söyleyebilirim ki NZT-48 sadece zihin açmakla kalmayıp Brian’ın başına bir sürü de bela açıyor. 


Bu da işe yaramazsa bir de okunmuş pirinç denerim artık.

Dediğim gibi amacım bölüm özeti verip bölümden alacağınız keyfi mundar etmek değil, o sebeple sadece izlenimlerimi yazacağım. Filmi izleyenler bilir ki filmin baş kahramanı Edward Morra (Bradley Cooper) – ki kendisini tekrar seçilmeye çalışan senatör adayı ve Brian’a yardım eden adam olarak dizide de görüyoruz – ilacın etkisi altındayken renkler parlaktı ve ilaç almadığı zamanlarda daha soluk renkli sahneler mevcuttu. Dizide de bu duruma sadık kalınmış; Brian’ın ilacın etkisinde olmadığı zamanlarda daha mavi/gri ağırlıklı sahneler dikkat çekerken, ilaç aldığı zaman daha yoğun, sarı/kırmızı renkli sahneler göze çarpıyor.

NZT etkili sahnelerde göze çarpan değişikliklerden biri de normalde depresif görünen Brian karakterinin birden bire hafif alaycı ve daha canlı bir karaktere bürünmesi. Karakterdeki bu değişim renklere yansıdığı gibi sahnelere de yansıyor. NZT etkili sahnelerde çekimler de daha hızlı, daha hareketli.


“En hızlı adam benim.” diye ortalıkta dolaşan Barry Allen online mı?

Bir dizi bilim kurguysa benim için zaten maça 1-0 önde başlamıştır ama tabii her dizi bu avantajı elinde tutmayı başaramıyor maalesef. Limitless aksiyonu bol, heyecanı bol bir pilot bölümle sezonu açtı, ve hatta bölümü izlememin ardından ablamı arayıp “İzle izle, sakın kaçırma!” dedirtti bana. Biraz bilim kurgu, biraz macera, biraz gerilim ve biraz da polisiye tadında geçecek bir dizi izlenimi aldım. İzleyip göreceğiz!





BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 70
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 55
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 38
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 55
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 35
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER