Baş Başa: Yeni nesil dizilere taze bir soluk

Ünal Yeter: Komedi için belli bir metrekare şartı yok

Kamil’in biraz üşengeç ama tatlı bir hali var. Gerçek hayatta siz de işleri ağırdan alanlardan mısınız, yoksa Kamil bu konuda sizden çok mu farklı? Kamil ve Hülya ilişkisinde ev içi denge çok tanıdık bir yerden kuruluyor. Sizce izleyici bu çiftte en çok hangi hali kendinden bulacak?
 
Kamil bence de tatlı biri ancak üşengeç diyemeyiz. Çünkü Kamil kendi işi dışında çocuğu okuldan alıyor, ev işlerine yardım ediyor. Çünkü eşi de çalışıyor. Hayatı birlikte yükleniyorlar. Ancak eşinden komut gelmediği sürece bazı işleri hemen yapmıyor. Kamil’le benzediğimiz nokta burası. Evde iki eş birden çalışıyorsa zaten bazı dengeler kendiliğinden kuruluyor. Evin aksamaması için herkes birbirinin arkasını kolluyor. Kamil ve Hülya ikilisinde bu dengeyi sağlayan daha çok Hülya tabi. Hemen her evde olduğu gibi kadınlar, birçok işi aynı anda planlayıp çözebiliyorlar. Kamiller ise komutla çalışıyor.
 
Dizide Melo, “Eskiden görücü geleceği zaman ev temizlenirdi, şimdi story çekmeden önce kendimizi filtreliyoruz” diyor. Sizce de sosyal medya görücüye çıkmış gibi mi hissettiriyor? Ya da böyle bir yere mi dönüştü biraz da?
 
Sosyal medya konusunda çok becerikli biri değilim ancak şunu söyleyebilirim; filtresiz, sıradan bir hayatın pek ilgi çekici bir yönü yok. Görücü gelmeden önce, evinizin hali nasıldır diye merak eden olmaz sanırım. Bu yüzden paylaştığımız şeylerin daha pırıltılı ve ilgi çekici olması normal. Yine de nasıl isterseniz öyle görünmek, sizin tercihinize bağlı. Ev halinizin filtresiz de ilgi çekici olduğunu düşünüyorsanız, onu paylaşırsınız.
 
Baş Başa, alıştığımız dizi formatlarından farklı olarak görüntülü konuşmalar ve ekranlar üzerinden ilerliyor. Oyuncu olarak bu kadar sınırlı bir alanda, duyguyu ve komediyi taşımak nasıl bir deneyimdi? Duyguyu aktarmak sizi zorladı mı yoksa daha minimal ve gerçekçi bir yere çekti mi?
 
Komedi için belli bir metrekare şartı yok. Oyuncudan çok kamera ve ışık için zorlayıcı olmuştur dar alanda çalışmak. Karşınızda iyi bir oyuncu varsa, o sahnenin duygusunu her yerde seyircinize hissettirebilirsiniz -ki bu konuda çok şanslıyım. İyi oyuncularla çalıştım.
 
Günlük hayatta hepimiz ekranlar üzerinden iletişim kuruyoruz ama Baş Başa bunu hikâyenin ana dili haline getiriyor. Sizce bu yüzden izleyici dizide kendine daha yakın bir yer bulacak mı?
 
İyi bir hikaye ve iyi oyuncuların olduğu hemen her şeyin izlenme şansı olduğuna inanıyorum. Seyircinin de günümüz iletişim biçimini hikaye anlatımına dönüştüren bir örneği zevkle izleyeceğini umuyorum.
 
Dizide ekranlar mesafe yaratıyor gibi görünse de karakterleri birbirine yaklaştırıyor. Sizce Baş Başa’nın en güçlü tarafı bu mesafeden samimiyet yaratması mı?
 
İletişimi görüntülü hale getirmek, mesafenin anlamını daralttı biraz. Ne kadar uzak olursan ol, karşılıklı konuşabilme, duygularını iletebilme olanağı var artık. Hislerimizi bir ekrandan geçirebiliyoruz. Bu yolla kitlelere ulaşıp, tek bir hikaye ile milyonları etkileme olanağı bulabiliyoruz. Çünkü burada mesafelerden çok duygudan söz ediyoruz. Baş Başa’nın en güçlü yanı, samimiyetin mesafeyi aradan çıkarması olabilir.
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER