Baş Başa: Yeni nesil dizilere taze bir soluk

Özgün Bayraktar: Başbaşa aslında bir aile hikayesi

Hülya dizide hayatın temposunu sürekli üzerinde hisseden bir karakter gibi. Gerçek hayatta sizin temponuz nasıl? Bir şeyleri erteleyen tarafta mısınız yoksa ertelemeye bile vakti olmayanlardan mı? 

Benim tempom Hülya’dan daha yoğun diyebiliriz Güldür Güldür çekimleri devam ederken sürekli turne yaptığımız bir tiyatro oyununda oynuyorum, ertelemeye vaktim olmuyor ama bu tempodan çok mutluyum. Aramızda şöyle bir fark var Hülya ile, onun sorumluluğu daha fazla, bir eş bir çocuk ve hatta bir kardeş için de koşturuyor bu hayatta.

Hülya için maç izlemek, yoğun temponun içinde ona iyi gelen bir alan gibi duruyor. Sizin de böyle hayatın yoğunluğunda bağlı olduğunuz, size iyi gelen bir alan var mı?

Ben naçizane resim yapmayı çok seviyorum, bana çok iyi gelir her şeyden hatta bazen kendimden bile uzaklaştırıyor beni..

Dizide Melo, “Eskiden görücü geleceği zaman ev temizlenirdi, şimdi story çekmeden önce kendimizi filtreliyoruz” diyor. Sizce de sosyal medya görücüye çıkmış gibi mi hissettiriyor? Ya da böyle bir yere mi dönüştü biraz da?

Görücüye çıkmak. ^^ Bence görücüye çıkmak çok daha başlangıç düzeyinde kaldı. Sosyal medyada biz ‘görücüler’e çıkıyoruz, tanıdık tanımadık herkes bizi görsün diye paylaşımlar yapıyoruz. Herkeste bir görülme ve fark edilme çabası var, ve bunu kim için yaptıkları bile meçhul. Tabi bu eleştiriye kendimi de dahil ediyorum. 

Baş Başa, alıştığımız dizi formatlarından farklı olarak görüntülü konuşmalar ve ekranlar üzerinden ilerliyor. Oyuncu olarak bu kadar sınırlı bir alanda, duyguyu ve komediyi taşımak nasıl bir deneyimdi? Duyguyu aktarmak sizi zorladı mı yoksa daha minimal ve gerçekçi bir yere çekti mi?

Açıkçası hem senaryonun ve ilişkilerin sahiciliği hem yönetmenin bizi özgür bırakması beni oyuncu olarak hiç sınırlanmış hissettirmedi. Aksine çok rahat ve organik geçti çekimler, bir de dürüst olmak gerekirse tek plan çekimi işleri çok hızlandırıyor, ben yapı gereği de yavaşlığa tahammülü düşük biri olarak çok sevdim.

Günlük hayatta hepimiz ekranlar üzerinden iletişim kuruyoruz ama Baş Başa bunu hikâyenin ana dili haline getiriyor. Sizce bu yüzden izleyici dizide kendine daha yakın bir yer bulacak mı?

Başbaşa aslında bir aile hikayesi, çok bizden karakterlerin hikayesi, birbirinden fiziksel olarak ayrı kalmış ancak ekranlar sayesinde bu uzaklığı kapatan insanların hikayesi. Bugün biz ailemiz yan apartmanda da otursa görüntülü konuşma ile iletişim kuran bir nesil haline geldik, bu sebeple herkese tanıdık gelecek yerleri olacak.
  
Dizide ekranlar mesafe yaratıyor gibi görünse de karakterleri birbirine yaklaştırıyor. Sizce Baş Başa’nın en güçlü tarafı bu mesafeden samimiyet yaratması mı?

Başbaşa’nın en güçlü tarafı zaten var olan bu samimiyeti araya mesafeler, ekranlar da girse kaybetmemesi. Dijitalleşen dünyada gelenekselliğini koruyan bir aile izliyoruz, ekran karşısından kısır tarifi veren bir anne, aklına bir şaka gelince hemen kızlarını arayıp şakasını yapan bir baba izliyoruz. Yani aslında bu anne ya da baba kızlarının odasına gidip kapıyı çalmak yerine telefonun arama tuşuna basıyor.
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER