Kiraz Mevsimi: Attenzione, silenzio, blocchiamo, motore!

Kiraz Mevsimi: Attenzione, silenzio, blocchiamo, motore!
Hafta yedi, gün on saat bu cümleleri duydum İtalya'da.. Hemen lafa girmeyeyim biraz uzatayım ister misiniz? Evet, Twitter'dan konuyu takip eden bazı okurların tahmin edeceği üzere Kiraz Mevsimi'nin yeni sezonda yayınlayacağı ilk bölümün Roma çekimlerine konuk olarak katıldım.

Dizinin ilk bölüm için Roma'ya gideceğini öğrenince Yapımcısı Asena Bülbüloğlu'na Twtter'dan attığım mesaj ile başladı macera.. Roma'da yaşayan bir arkadaşımı sete gönderip, birkaç özel kare çektirmek istediğimi ilettim. Cevap olarak da Bülbüloğlu'dan Roma daveti aldım. Ta Ağustos ayında gerçekleşen bu sohbet ve İtalyanların yaz tatili rehaveti sebebiyle ertelenen çekim tarihleri neticesinde yolculuk Eylül ayında gerçekleşti.

Set arkasını, çekim macerasını yani Kiraz Mevsimi'nin ilk bölümünün yarısından fazlasında izleyeceğiniz Roma sahnelerinin perde arkasını ilk bölüm yayınından sonra uzun uzun anlatacağım. Şimdi yazmıyorum ki hikayenin sürprizi kaçmasın. Zira bol bol video ve fotoğraf çektim yazı onlar olmadan hiç keyifli olmayacak.

Bulduğu her boşlukta çalışan Serkan Çayoğlu yapmışlar!

İstanbul, Atatürk Havalimanı'nından rötarsız bir şekilde tam saatinde kalktık. Serkan Çayoğlu, Özge Gürel, yönetmenimiz Eda Teksöz ile birlikte toplam 19 kişi yola çıktık. Bu arada Eda Teksöz ile 2000'lerin başından beri tanışıyor olduğumuzu, onun mesleğe adım attığı asistanlık yıllarında birlikte çok koşturmalı bir işin parçası olduğumuzu uçağa giderken öğrendim.

Doğal olarak 2 saat 10 dakika süren uçuş boyunca gelsin mazi, anekdotlar filan derken uçuş korkumu da unuttum. Bu aşamada 2 saat 10 dakika boyunca döndüre döndüre dinlediğim Demet Akalın- Gölge şarkısının dev faydası oldu. Kaptan, "iniş için alçalmaya başlıyoruz" dediğinde başımı camdan dışarı çevirdim. Roma, Leonardo Da Vinci Havalimanı yani yerel halkın tanımıyla Roma FMC'ye yaklaşırken kendimi az sonra Manisa'ya inecekmiş gibi hissettiğim doğrudur. Hatta bu histen Nemi sapağına kurulmuş olan Sophia Loren- Carlo Ponti'nin yaşadığı dev kaşaneyi görünce kurtulduğum da doğrudur. Roma, evvelce hiç Avrupa ülkesi görmemiş biri için girişinde değilse de gelişme ve sonuç bölümlerinde oldukça etkileyici bir şehir. Tavsiye derim, gidin!

Uygulayıcı Yapımcı Ali Aktürk ve Ali Erol. Evet, ikisinin arasına girip dilek tuttum

Hava limanından çıkınca bizi Ali Aktürk, Fatma Toptaş ve Aslı Kahraman karşıladı. Oyuncular ve reji o kadar birbirlerine bağlanmışlar ki deplasmanda ekibe destek vermek için koşarak gelmişler Roma'ya. (Fatma- Aslı kalp ben!) Yaklaşık 40-45 dakika süren yolculuktan sonra ağaçlı yolun sağında karşımıza dikilen muhteşem göl manzarası eşliğinde Nemi'ye girdik. Çekimler boyunca konaklayacağımız, sizin 3 Ekim'de izleyeceğiniz bölüme de mekan olarak katılan Diana Hotel'e vardık. Pazartesi olduğu için otelin mutfağı kapalıydı. Zaten Roma'da hiç anlamadığım şey dükkanların, cafe ve lokantaların açılış- kapanış saatleri oldu.

Nemi, Roma'nın yaylası mahiyetinde esintili ve serin bir lokasyon olduğu için yerel halk tarafından da rağbet gören bir kasaba. Ancak dükkanlar her daim kapalı. İnanılır gibi değil. Otele yerleştikten sonra yapım ekibi ve Reji ile birlikte Nemi'ye inip, ertesi sabah itibariyle başlayacak olan çekimler için son kez mekan kontrolleri yapıldı. Akşam da operasyonun Roma ayağını organize eden Ali Erol eşliğinde İtalyan ekip ile tanışma toplantısı yapıldı. Tatlı bir lokantada toplandık. Çekim programı konuşuldu, son kontroller yapıldı. Yemek sonrasında ekip otele dönüp, uykuya daldı. Çünkü çok sıkı bir tempoda başlayıp sürecek olan 5 günlük maratona hazırlanmak bunu gerektirir.

Soldan sağa:Francesco Papa, Eda Teksöz, Serkan Çayoğlu, Asena Bülbüloğlu, Ali Erol

Çekimlerin dört günü Nemi ve civarında; son günü ise Roma merkezde gerçekleşti. Çok yorucu ve yoğun bir tempoda çalışıldı. İtalyan ekip, günde maksimum 10 saat çalışıp, üç sayfa çekmeye kodlu olduğu için bizim ekiple entegrasyonu biraz sancılı oldu. O detayları da anlatacağım size.. Evvelce ülkenize gelen yabancı ekiplerin çekimlerine katılmıştım. Fakat ilk defa bir Türk çekim ekibiyle deplasmana çıktım.

Her şeyden bağımsız olarak gözlediğim bu deneyim bana ve işime emsalsiz katkılar sağladı. Hemen söylemeliyim ki her durumda hızla çözüm üreterek B planı kuran, 24 saat ekibi motive eden, hiç yorulmayan, yorgunluktan ölmek üzere olduğu anlarda bile (üstelik evlilik arifesinde bir gelin adayı ^.^) daima gözleri parlayan; ekibini oyuncularını yükselten yönetmen Eda Teksöz, benden tam puan aldı.

Önceki hayatında Atom Karınca olduğuna eminim! Durmuyor, yorulunca surat asmıyor, çalışıyor, çalışıyor, çalışıyor!

Özge Gürel ve Serkan Çayoğlu çekilen sahnelerin tamamında yer aldılar. Çok yoruldular ama şevkle işlerini yaptılar. Onların giymek zorunda oldukları kostümler nedeniyle ayazlı Nemi gecelerinde soğuktan tir-tir titrerken "motor" denildiğinde parlayan gözlerini ve çalışma aşklarını asla unutmayacağım. Reji ekibinin heyecanını, işe duydukları aşkı, hep hatırlayacağım.

Tatlı ama gergin yapısına rağmen bana tam üç kez gülümseyen, ayrılırken de sarılan İtalyan ekibin şefi Francesco Papa'ya; Türk yapımlarının yurt dışı maceralarını örgütleyen Ali Erol'a, onca işine rağmen bir gözünü de üzerimden eksik etmeyen uygulayıcı yapımcı Ali Aktürk'e; işe hakimiyeti, ekip sevgisi, olanca zarafetiyle sunduğu misafirperverliği ile gözümü yaşartan Asena Bülbüloğlu'na velhasılıkelam bütün Kiraz Mevsimi Ailesi'ne kalbimin en manzaralı yerinde ferah feza bir yer açtım. Ömrüm oldukça buyursun otursunlar!

Böyle işte..
R.

BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 47
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 19
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 33
DİZİ-YORUM : SEZON 6 , Bölüm 10
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 15
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER