Kadınların Sonsuz ve Gerçek Aşkı: Ayakkabı

Kadınların Sonsuz ve Gerçek Aşkı: Ayakkabı
Kiralık Aşk dizisiyle birlikte ayakkabı tasarımcısı Ömer İplikçi ve şirketi Passionis hayatımıza bir fırtına gibi girdi. Bu dizi ile birlikte ayakkabı sektörüne kocaman spotlar tutuldu diyebiliriz.

Zengin, yakışıklı, cool tasarımcı ve şirket sahibi Ömer İplikçi, fazlasıyla dikkat çekti, doğrudur. Ancak Ömer İplikçi karakteri kadar, kadının gerçek aşkı ve arzu nesnesi olan ayakkabıları tasarlayan kimliği de dikkat çekiciydi. Ömer İplikçi, ayakkabı tasarlamak yerine, zengin varlıklı bir kabzımal olsaydı mesela yine bu kadar ilgi uyandırır mıydı sorarım size? Ha! Ha! Ha! Domatese bile öyle güzel bakabilir Barış Arduç dediğinizi duydum. Tamam bu konuyu bir kez daha düşünüp, farklı bir örnek bulmaya çalışacağım, söz. (Lütfen hemen kabzımal olmak kötü mü falan diye konuyu başka yerlere çekmeyelim. Anladınız siz ne demek istediğimi)

Ömer İplikçi’nin Cherie ile yaptıkları bir toplantıda "Sivri topuk medeniyetin en büyük buluşudur.” diye söze başlayıp yaptığı stiletto göndermesi beyin kıvrımlarımızın arasına yerleşti. Hani “Bir kadın sadece stilettosu ile kalsa şahane görünmeye devam eder” repliği. Şimdi kelimesi kelimesine yazıp nabızları yükseltmeyeyim demiştim ama, yazdım gitti. Aman kendinize mukayyet olun.

İşte bu noktadan hareketle, kadınların vazgeçilmezi yüksek topuklu ayakkabıları mercek altına almak istiyorum. Ne menem bir şeydir yüksek topuklu ayakkabı, nasıl icat olmuş? Günümüze kadar nasıl olmuş da kadınlar için bir tutku halini almış?

Haydi şimdi  arkanıza yaslanın, kemerlerinizi bağlayın. Ayakkabı dünyasının engin semalarında zevkli, şaşırtıcı ve eğlenceli bir uçuş davetlisiniz.


BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER