Hayat bayatlıyorsa ekmek gibi, kalk köfte yapalım!
Konu hayal kırıklığı olunca herkesin söyleyecek sözü, dinleyecek şarkıları hazır ol'da bekler. Bununla baş edenler ya da dizlerinin üstünde saatin ilerlemesini bekleyenler vardır. Olmayan, olup çabuk biten, başlanamayan, başlanıp istenileni veremeyen yüzlerce şey hayal kırıklığı kovasını dolduruverir. Kimisi kovadakini baş aşağı edip hasta olur, kimisi kovanın içindekini tozlu yoluna döküp ileriyi daha net görür. 

Ömer'in ise kovayı kaldıracak hiç gücü yoktu. Gücü gelip kaldıracak olsa seçeceği şık, baş aşağı etmek olacak gibi görünüyordu; ta ki Defne, Defne'nin iyimserliği ve Defne'ye olan inancıyla bir kez daha yüzleşene kadar... Dostunun kendisine güvenmeyip tek başına hareket etmesi zaten başlıca canını acıtacak bir olay iken , bunun sonucunda bütün emeğinin 0 ile çarpılacak olması adamı acılardan acılara sürükledi ki merhem burnun dibindeydi.


Geçiyordum, hayal kırıklığına uğradım...

Sinan... Artık bazı noktalarda kendi sözünün geçmesini istiyordu, haklı olarak. Çünkü ne yaparsa yapsın hep ikinci adam olmaya koşullanmış bir yaşamı vardı onun. Bu durum alışkanlığa dönüşmüştü hayatında artık. Söz konusu dostu, kardeşi Ömer olunca zaten gücenmiyordu da... Ta ki aşık olduğu kadının bile tercihi Ömer olana kadar... Bu konuda bile sesini çıkarmadı, nezaket dışı bir tavırda bulunmadı. Şirketi bir kademe daha yükselteceğine inandığı iş olunca bu sefer kendi başarmak ,belki de alkışlanmak istedi. Elinde patladı bu olay, o ayrı. Yine tökezlediğini, Ömer'in yine ve yeniden haklılığını görünce kendine öfkesi de bir o kadar fazla oldu.


İçimdeki uçurumlardan herkes habersiz...

Yasemin-Koray ikilisi fazla mı iyi oldular ne?  Lütfen bu ikilinin frekans ayarlarıyla oynanmasın. Böyle izlemekten fazlasıyla keyif aldık. Ama şunu söylemeden es geçmeyeceğim Koray kimin yanına geçse, kiminle partner olsa zaten sevilip bağrına basılacak durumlar ortaya çıkarır, eminim. Buradaki alkışlarım Onur Büyüktopçu'ya...

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER