Kıskançlık değil, dengesizlik...
Bu sıcak ve sıkıntılı günlerde tek eğlencem televizyon oluyor. En çok da bu yüzden yaz dizilerini seviyorum. Ama bu sefer bir istisnamız var. Sen Benimsin. Sen Benimsin dizisinde deniz, kum yok; entrikaları ve gözyaşlarını çatısının altında saklayan bir ev var. Güneş tepede, ama daha çok hırstan dolayı çıkan alevler ısıtıyor herkesi. Yalnız bu ısıtma bana biraz fazla geliyor sanırım.

Öncelikle Ejder'den başlamak istiyorum. Tüm erkekler kıskançtır ama Ejder'inki kıskançlığın çok ötesinde. Çok dengesiz davranıyor. Bir yandan Nağme'ye saygı duyarken, diğer yandan Nağme'nin düşmesine bile inanmıyor. Ejder, Nağme'nin Elvan ile aynı evde yaşadığını hatırlamalı ve ona göre davranmalı bir an önce. Hoş, attan düştükten birkaç saat sonra resmen koşan Nağme'ye gözümle görmesem hayatta inanmazdım. Ayak parmağımı sakatladıktan sonra 15 gün yere basamamış biri olarak Nağme'den bu ışık hızında iyileşmenin sırrını öğrenmek istiyorum. Eminim hepimiz bazen görünmez olmak isteriz ama bunun imkansız olduğunu zannederiz.


Al Tahir'i git Besime... Sana Ahlas'tan hayır yok...

Evet, zannederiz diyorum çünkü Ahlas görünmezlik formülünü çoktan bulmuş. Ahlas, ailesi için evladından bile vazgeçmişken kimsenin O'nu görmemesi haksızlık değil de ne? Başta Şimal olmak üzere tüm çiftliğin gözünde Ahlas'ın Defne'den bir farkı yok. Ikisinin de ne söz hükmü var ne de düşünmeye hakkı. Karın tokluğuna dolaşan iki kişi. Bereket'i bir nebze de olsa anlayabiliyorum. Yere göğe sığdıramadığı Ejder; Şimal'in kirli oyunu yüzünden şirketi kurtaramamış ve Şimal'den bir ton laf yemişken, Bereket dut yemiş bülbülü oynadı. Bakalım Şimal'in şirketi nasıl kurtardığını ve atölyeyi yaktığını öğrendiğinde ne tepki verecek. Ben Ejder'in tarafına geçeceğine eminim. Ne de olsa güç kimdeyse Bereket orada. Ahlas'a geri dönecek olursak, Tahir'i ve Besime'yi alıp gitmesi konusunda ısrarcıyım. Ama bunu yapacağını pek düşünmüyorum. Ne yapayım, umut fakirin ekmeği. Ben de kendi kendime umut ediyorum işte.

Bölüme genel olarak bakacak olursak, Şimal'in atölyeyi yaktığı gerçegi çok hızlı yayıldı. Elvan ve Şefika'nın tek bölümde öğrenmesi bana fazla hızlı geldi. Defne'nin kaçırılmasını bir bölüm boyunca izlemişken, bu hız fazla geldi. Hız konusunun konulara dağılımı eşit değil. Düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gözüme batan ikinci konusu ise Rüveyda Öksüz'ün oyunculuğu. Rüveyda Öksüz, bana göre başrol için biraz toy. Kendisini başrolden önce yan rollerde izlemeyi tercih ederdim.

Haftaya görüşmek üzere..

BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 60
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 31
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 30
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 29
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 28
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER