Gitmelisin Fatih, arkana bile bakmadan..
"Bazı şeyler için.. iyi olmak yetmiyormuş.."
Hissettiklerimi dile getirmeye nereden başlasam, nasıl anlatsam? Dün akşam bölüm sona erdiğinde Zeynep'e karşı o kadar sinirliydim ki yazıyı yazmaya başlamak için 12 saatten fazla bir süre geçmesini bekledim. Sanırım bu az çok ne durumda olduğumu ortaya koyabilir..

"Annen yaşıyor mu dedi babam?"
Zeynep'in Meryem'in annesi olduğunu öğrendikten sonra verdiği tepkileri anlayabiliyorum. Sonuçta her ne yaşanmış olursa olsun bir insana senin annen öldü demek çok büyük bir kötülük. Evet belki Şevket Reis bu yalanı atarken Zeynep'in iyiliğini düşünüyordu, Zeynep kendisini terk ettiğini düşündüğü annesinden nefret edeceğine onu ölü olarak bilecekti ama bunun kararını vermek Şevket'in hakkı değildi ki.. Hayatta en kızdığım şeylerden biridir, 'Onun iyiliği için' diye düşünerek insanların tüm yaşantınızı değiştirecek kararları sizin için verebileceklerini sanıyor olmaları. Hayat benim hayatım ve eldeki verilerin ışığında konuşursak bir kez daha da dünyaya gelme, yaşama şansım yok. Peki sen hangi hakla benim tüm geleceğim üzerinde bir karar verebiliyorsun!? 


Birazdan tadına bakacağını hepimiz biliyoruz :)

"Şu durumda bana ne söyleyeceksin, o kadar merak ediyorum ki!"
Zeynep gerçeklerle ve Şevket ile yüzleşene kadar beklendiği gibi içinde bulunduğu durumu inkar etme yolunu seçti. Gerek en zor anında Selim'e koşması olsun gerekse hiçbir şey yokmuş gibi etrafa gülücükler saçması olsun tam da bu psikolojinin tezahürü.. Ancak bütün bu yıkımı yaşarken bile Fatih'e karşı tam olarak kendini bırakmadı. Daha önce de demiştim ama artık kesin olarak eminim, aşık olan ve gerçekten seven Fatih, Zeynep değil..

"Sen bütün bu sıkıntılara Zeynep üzülmesin diye katlanmadın mı?"
Ne güzel söyledi Selin.. Şöyle bir geçmişi gözümüzün önüne getirdiğimizde neler görüyoruz? Ben sadece Fatih'i ve yaptığı fedakarlıkları görüyorum. Düşünüyorum, kendimi zorluyorum ama Zeynep Fatih için neler yaptı dediğimde sayacak birkaç şey bile bulamıyorum..


Yazık yahu çocuk gerçekten korkmuş ağlıyor :/

Fragman Meselesi..
Zeynep'in Fatih'i terk etmesi hakkındaki yorumlarıma geçmeden önce söylemek istediğim bir şey var. Bu bölümün teması ne? Zeynep'in annesinin kim olduğunu öğrenmesi ve ardından yaşadıkları. Bölümün çatışma unsuru ne? Fatih'in bu gerçeği bildiğini Zeynep'in öğrenip öğrenmeyeceği gerilimi. Şimdi gelelim can alıcı soruya, siz hangi akla hizmet bölüm fragmanında hem bölümün son sahnelerini hem de bu çatışmanın cevabını yayınlıyorsunuz? Ben eğer fragmanda Zeynep'in Fatih gerçeğini öğrendiğini hem de bu gerçeğin Mukaddes tarafından açığa çıktığını öğreniyorsam, bölüm boyunca yaratmaya çalıştığınız gerilimden nasıl etkileneceğim!? 

"Meryem hanımın annen olduğunu bilip de gizlediği halde Fatih'i affetmen.."
Mukaddes'in bir önceki bölümdeki komik ve eğlenceli hallerini bırakıp tekrardan eski günlere döndüğünü gördük. Her ne kadar İrem'den beklediği desteği alamasa da yine de bombayı patlatmaktan vazgeçmedi. Zaten vazgeçmesini de beklemiyordum.. Bu konuda merak ettiğim tek şey İrem'in hayatımızdan tamamen çıkıp çıkmadığı sorusu. İrem son derece mantıklı ve kararlı konuşmuş olsa da tam emin olamıyorum..

Mukaddes'in Fehmi ve Gülsüm hanımdan aldığı tepkiler ise biraz olsun içimi rahatladı. Lâkin ben yine de daha ağır tepkiler bekliyordum ama bu konunun bu kadarla kalmayacağı da aşikar. Ayrıca artık Mukaddes'ten iyice yaka silken Fehmi, bakalım ne zaman genç ve güzel bir kadınla birlikte olmaya başlayacak..

Gelelim Zeynep'in Fatih'e karşı tavırlarına. Gerçeği ilk duyduğunda kızması bağırması çağırması normal, hatta evi terk etmesi de ama ya sonra yaptıkları?


Bir daha asla bu eve adım atmamalısın Fatih..

"Sen onun babası falan değilsin, onun babası Ertan!"
Her ne kadar son zamanlarda kendine çeki düzen vermiş olsa da -ki o hareketleri de tamamen temelsizdi, çünkü iyi günde birine iyi davranmak kolaydır önemli olan kötü günde ne kadar iyi kalabileceğinizdir- daha önce laf arasında defalarca dile getirdiği şeyi bu kez üstüne basa basa dile getirdi Zeynep. Ve bunu bilerek yaptı, sadece Fatih'in canını daha fazla yakabilmek için..

Fatih ile yaptığı tartışma boyunca Zeynep'in Fatih'i Selim ile ilgili suçlamaları, "Ben olmasam Selim senin umurunda bile olmaz!" gibi sözleri bize sadece tek bir şeyi gösteriyor. Zeynep yansıtma yapıyor. Çünkü kendini biliyor, eğer tam tersi bir durum olsaydı yani Selim Fatih'in çocuğu olsaydı Zeynep tam da Fatih'e yaptığı ithamlardaki gibi davranırdı.. Bugüne kadar Zeynep'in davranışları hakkındaki yorumlarımda hep fren yapmaya çalıştım, kendi kendime "O kadar da değildir." dedim ama artık yapabileceğim bir şey yok. Sözün özü Zeynep Fatih kadar iyi bir insan değil..

Hatta 17 bölümdür izlediklerimize göre Zeynep son derece bencil, son derece nankör ve en önemlisi içten pazarlıklı bir insan. Zeynep sadece işine geldiği zaman her şey iyi giderken insanlara iyi davranır ama zerre kadar çıkarına ters düştüğünüzde size en ağır şekilde hem de belden aşağı vurmaktan çekinmez. Zeynep annesini, babasını, Fatih'i yalan söylemekle suçlar onlara hayatı zindan etmeyi kendine hak görür ama yaşlı başlı insanları Selim yalanıyla kandırmaktan çekinmez, bu yalandan dolayı en ufak bir vicdan azabı duymaz. Gülsüm hanım bütün hisselerini Selim'e devrettiğini açıkladığında bile ağzını açıp tek kelime etmez.. Kısacası Zeynep çevresindeki tüm insanların hayatını bir yalan üstüne kurabilir ama ona kimse yalan söyleyemez, neden?

Peki ya Fatih? Bence Fatih'in en büyük hatası bugüne kadar Zeynep'in yaptığı tüm densizlikleri tüm terbiyesizlikleri sineye çekmesidir. Anlayışlı olmak büyük bir erdemdir ama terbiyesizlik yapana anlayışlı davranılmaz, çünkü karşınızdaki insan yaptıklarını marifet saymaya başlar. Eğer Fatih Selim ile oyun oynarken Zeynep'in "Ver çocuğu, o benim oğlum!" gibisinden laflarla yaptığı densizliklere defalarca sessiz kalmamış olsaydı bugün bunlar başına gelmezdi. Zamanında haddini bildirmesi gerekirdi..

Zeynep'in anlamadığı çok önemli bir şey daha var. Bu söylediklerinden sonra bir daha asla Fatih ve Selim ilişkisi eskisi gibi olamayacak. Çünkü Zeynep büyüyü bozdu. Fatih tamamen bir gerçeklik yaratmıştı kendine Selim hakkında ve hakikaten kendini Selim'in babası olarak inandırmıştı ama Zeynep o gerçekliği tuzla buz etti..

Bundan sonra ne olur?
Normal şartlarda dizinin geleceği hakkında yorum yapmamaya özen gösteriyorum ama bu kadar büyük bir kırılmadan sonra fikirlerimi yazmazsam da olmaz.. Bence bu saatten sonra Fatih Zeynep'e karşı tüm kapılarını kapatmalıdır. Zeynep türlü türlü şirinlikler yaparak Fatih'i geri kazanamamalıdır. Çünkü son yaptıklarının öyle bir iki tatlı sözle özürle falan affedilecek bir yanı yok. Zeynep'in yola gelebilmesini sağlayabilecek tek şey gerçekten Fatih'i kaybedebileceğini anlamak olacaktır belki o zaman Fatih'in değerini anlar.. Yani bence Fatih tekrardan ülkeyi terk etmeye yeltenmelidir.. 

Ayrıca benim Fatih'ten asıl beklentim Selim gerçeğini açıklamasıdır. Ve bunu bir barışma yemeği gibi bir ortamdayken herkesin arasında yapmalıdır, hem de Zeynep'in ona kullandığı sözleri tekrarlayarak. Bu neye mi yol açar, hem Zeynep'in bir daha insanları dilediği gibi kıramayacağını anlamasına hem de alında kendinin de bir yalancı olduğu gerçeğiyle yüzleşmesine. Ancak Fatih benim kadar sert biri olmadığı için böyle bir ihtimal yok denecek kadar az..

Son olarak benim merak ettiğim bir şey daha var. Bugüne kadar Ertan meselesini hep Zeynep'in ağzından dinledik, o yüzden de Ertan'ı suçladık yerden yere vurduk. Peki benim aklıma gelen sizin de aklınıza geliyor mu? Fatih gibi kendine bu kadar iyi davranan, her türlü özveriyi, anlayışı gösteren birine bile böyle kötü davranan Zeynep, Ertan gibi birine kim bilir neler yapmıştır? Ne gibi kaprisler, ne gibi şımarıklıklar? Sözün özü ne oldu da Ertan aşık olduğu kadını terk etti? 

Valandil..

BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 5
DİZİ-YORUM : SEZON 3 , Bölüm 81
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 57
DİZİ-YORUM : SEZON 3 , Bölüm 81
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 8
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 42
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER