Arkadaşlar İyidir: Bir garip anka kuşu hikayesi..
Belki de asıl uyuyan sensindir Gizem...
"Akıp da hiç bir yere ulaşamamak olası mı? Yani sence bir sonu yok mu derenin? Oysa her şeyin bir sonu var. Gecenin ve gündüzün olduğu gibi... Haftanın, ayın, yılın..."*

Herşeyin bir sonu var Gizem. Bu acının, kaybetmişliğin hatta kalbinde yanan bu intikam ateşinin dahi. Ama tüm bunlar bittiğinde sol kaburganın altında atanın kan pompalamaktan başka birşeye yaramayan bir organa dönüştüğünü gördüğünde, hala hayata böyle ümitle bakabilecek misin merak ediyorum. Hala annene "hayat her şeye rağmen güzel" diyebilecek misin ve daha önemlisi bunu hissedecek bir kalbin olacak mı merak ediyorum..

Sen bi' anka kuşusun Gizem; inatla küllerinden doğmaya çalışıyorsun. İnatla tutunmaya çalışıyorsun farkındayım. Hatta günün sonunda o izbe, karanlık ve her köşesine umutsuzluk sinmiş bodrum katına dönmesen kalbini de karartmayacak, tehlikeli oyunlara kalkışmayacaksın, biliyorum. Senin iyi bi' insan olma ihtimallerini tek tek asan, solduran o bodrum katı, annen için de iyi hikayeler yazmıyor, bil Gizem. İmkanım olsa sizi güneş görecek katlara çıkarmak isterdim. Belki bi' parça aydınlık yeterdi sizi tekrar kazanmaya. Çünkü canın yanıyor biliyorum ve hala canı yanabilenin insanlığa dair umut taşıdığına inanıyorum.

Seni gördüm Gizem; bi' hastahane bankında babandan bahsederken daha yeni tanıdığın bi' adama, tek seferinde "Babam öld." derken anladım; benim tek seferde duyduğum o cümlenin senin yüreğinin kaç boğumundan geçtiğini ve her birini nasıl kanattığını.. Haklısın, belki kendi acılarından başkasınınmış gibi duygusuzca bahsetmek kaçmanın en iyi yoludur... Ama ses ver Gizem, vaktiyle en yakın arkadaşın olan birinin babasından alacağı yaraya mutlu olmayacağına inandır beni. Kalbinin bu kadar kararmadığına ikna et. Et ki, bu önü sonu belli olmayan yolda sana destek verebileyim, düştüğünde kolundan ben kaldırayım seni...

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER