Filinta: Ağır Bedel...

İşte buradayız… Sezon finali geldi çattı. Tüm sıkıntılara rağmen muazzam bir hikayeye tanıklık ettiğimizi düşünüyorum. Benim için son derece keyifli, zorlayıcı ve farklı bir macera oldu. Filinta gerçekten özel bir iş. Farklı bir konseptle olsa da devam edeceğini bilmek güzel. Kimler gider, kimler kalır bilmiyorum ama işin ucundan tutan herkesi tebrik ediyorum. Gurur duyulacak bir işin parçası oldular. Yıllar sonra arkalarına baktıklarında Filinta ile ayrı bir gurur duyacaklarına eminim. 

Sezon finali diye bölümü bir kenara bırakıp hep sezondan bahsetmeyeceğiz elbette… Öncelikle koca odada Mustafa’nın gizlenebilmesi ve eğitimli Farah’ın bunu anlayamamasına tam 10 puan yazıyoruz. Sahnenin güçlenmesi adına Mustafa’nın orada olması güzeldi ama iyi saatte olsunlar gibi diplerinde bitmesi de ne bileyim... Bıçak Ali’yle geze geze ona benzedi. 

İsteyen gelsin, biz buradayız.

Gelecek sezon açısından bölümün en önemli gelişmesi yeni kötümüzle tanışmaktı. Paravanın arkasındakilere geçtik. Eeeee hikayeyi Abdülhamid’e yükselteceksek muhatabımız da bir o kadar yükselmeli. Paravanın arkasındaki insan değil paraymış. Fakat bizim para dile geliyor. Bölüm boyunca susmadı. Filinta’nın sonuçta tarafı belli olsa da milletimizi, devletimizi güzellemede ölçüyü genel olarak fazla kaçırmayan bir uslubu vardı. Para karakterini bu anlamda biraz ölçüsüz buldum. Umarım yeni sezonda daha etkili yazılır. Peşin hükümlü olmak istemiyorum ama genel çizginin bu olmamasını umuyorum. 

Sezon içinde en çok taktığım konulardan biri Mustafa’nın kadınlarla olan imtihanıydı. Leyla’nın duygularıyla oynayıp Ali’nin yerini bulmasına hiçbir itirazım yok. Kaç kişinin hayatı var işin ucunda... Ama hayatı kararmış, zindana düşmüş bir kadının karşısına geçip son derece duygusuz bir şekilde "bitti, sana saygı duymuyorum!” demek de insafsızlık. Zaten bulmuş cezasını.. Üstelik sana olan zaafı yüzünden bulmuş ve sen hala canını yakıyorsun. Pes… Leyla ölüm döşeğindeyken elini tutabilirdin. Bu neyin tavrı anlamıyorum ben. İnancına göre zaten öteki tarafta sınavı Allah bilir ama zor. İki dakika elini tutsan ne olurdu? Mustafa’ya böyle sabaha kadar sayabilirim. Leyla ölmeyi hak ediyor olabilir ama bu insafsızlığı hak etmedi. 

Genç Werther acı görsün acı...

“Bir sahnede silah varsa mutlaka patlar...” Ali’nin hakikaten suçu ne yahu? Karısı bombadan kurtuluyor ama kurşunla ölüyor. Bu kadar umutlandırılıp sonra tekrar dibe gömülmez ki insan... Nur Fettahoğlu diziden bir gitti, pir gitti. Süreyya’nın ölümüne çok üzüleceğimi düşünüyordum ama o kadar uzak kalmışız ki Bıçak Ali’ye üzüldüm. Çok başka seviyordu be… Resmen bakmalara kıyamıyordu. O değil de Ali şimdi dünyanın kaçıncı zengini oldu? 

Para bir sürü siyasi analizden sonra kararını verdi. Sultan ölmeli… Görevi de Akbar’a verdiler. Oysa Einstein der ki "aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar ummak aptallığın kanıtıdır.” Denenmişi deneme diyor ama Para ne yapsın, elde başka adam yok ki... Akbar’ı zindandan kimin kurtardığını görmesek çatlardım. Yaver çıkınca da bir o kadar şaşırdım. Ben de içimden hep “adam başa geldi yaveri bile değişti tedbire bak” diyordum. Mustafa, yaverin ağzının ortasına vurunca hangimizin içi soğumadı ki be karşim…


Yazı devam ediyor..

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER