Uçurtmayı vurmasınlar!
Ah Frank, boşanmanın acısı mı daha ağır vurdu, karaciğerini parçalayan kurşun mu, belli değil.

Yeni bir hafta, yine bomba gibi bir House of Cards bölümü daha geride kaldı. Bu bölümde Türk dizilerinden aşina olduğumuz, “işler ters gitti mi jönü vurdur” operasyonunu izledik hep birlikte. Hepimizin malumu; diziye reyting kazandırmanın, o haftanın bütün magazin programlarında yer almanın gizli anahtarı esas oğlanı ya da esas kızı vurdurmak. Bu çarpıcı bölümü yönetmek de yine Robin Wright’a nasip olmuş. Dolayısıyla bölüm boyunca en basit sahnelerin bile oldukça etkili işlendiğini görmek şaşırtmadı. Kevin Spacey dizide sadece oyunculuğuyla parlarken, Robin Wright neredeyse sezonun yarısını da yönetmiş olmasıyla, hem oyunculuğuyla hem yönetmenliğiyle parlıyor. Ayrıca belki de bu sezonun en önemli bölümü olmaya aday, hırs, entrika, ihtiras, kan, vahşet ve dram dolu bu bölümde Robin Wright’ı görmek ayrı bir sevindirdi beni.

Yazık oldu Meechum’a.

Bu bölümün bence en iyi tarafı pislik Goodwin’den kurtulmuş olmamız. Fakat satranç tahtasında piyona at değişir gibi, Goodwin’den kurtulurken dört sezondur sessiz sedasız işini yapan görev adamı, kadim dost Meechum’u kurban vermemiz çok yaralayıcı oldu.

House of Cards’ı sevmemin nedeni, daha önce de belirttiğim gibi, siyasetçilerin kişiliklerine çok çarpıcı bir bakış açısı sunması. Koltuk sevdalısı, iktidarı kaybetmemek için her şeyi mübah gören Frank bir tarafa bir de daha despot, daha diktatör karakterli Rusya başkanı Petrov var. Tam bir diktatör gibi, muhalifleri hapse attırıyor, öldürtüyor, şirketlerine el koyuyor, Amerika’ya kafa tutuyor “bana darbe yapacaklardı, o ajanları siz besliyorsunuz,” diye. Frank şimdiye kadar bu konuda masum olmasına rağmen Rusya’nın petrol fiyatlarını artırmasıyla bir karşı hareket olarak gerçekten de darbecilere destek veriyor. Burada geçen bölümde de aşırı rahatsız olduğum konu Dışişleri Bakanı Catherine Durant’ın bu Rusya polemiği her açıldığında “efendim bu hareketin diplomatik açıdan sonuçları—” derken Frank’ın bu lafları kadının ağzına tıkması. Bir değil iki değil. Tamam sen başkansın ama o da yıllarını devletine, milletine hizmete adamış bir siyasetçi. Kolaysa Claire’yi azarla böyle. Gerçek liderlik ekibini böyle azarlamak değil.

Först Leydi'nin el yazısı ile kaleme aldığı boşanma mektubu. Bu günleri de mi görecektik?

Yazı devam ediyor...

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER