Kiralık Aşk: Erkek gözünden Defne!

Kiralık Aşk: Erkek gözünden Defne!

Bir erkeğin, bir kadında aradığı ve kaçtığı her şeyin vücut bulmuş hali "DEFNE". Şimdi zavallı kız oyun yüzünden böyle davranıyor dediğinizi duyar gibiyim ama Ömer bu oyunu bilmiyor. Hadi biz de bilmediğimizi varsayalım birkaç dakika için ve sıralıyalım iyiyi, kötüyü.

Defne güzel, hayat dolu (hoş Neriman tüketti kızın bütün enerjisini) yani her erkeğin aklına düşebilecek biri, zaten buraya kadar ekstra bir şey yok.

Tatlı tatlı bakıyor eyvallah, kıskanıyor, kıskandığını belli edip bazen tırnaklarını gösteriyor bazen de sadece sessizleşiyor. Sahipleniyor sevdiği adamı, bu da önemli bir özellik bir erkek için. Feryal diye ortalıkta az dolaşmadı (her şeyde o sayede başladı ya zaten bir tutam kıskançlık biraz sahiplenme) şimdi bakalım İz'e neler yapacak.

Düşünceli ve anaç; Ömer hastalandığında ona gösterdiği ilgi ve şefkat kesinlikle etkiler her erkeği.

Şapşallıkları var saflığından kaynaklanan ki erkeklerin geneli kendinden daha akıllı daha doğrusu sivri zekalı kadınlarla çok uğraşmak istemezler. Uğraşmak isteseler de önünde sonunda onların uydusu haline gelip halk arasındaki tabirle hanım köylü olarak anılmaktan korkarlar. Tüm ergenliği boyunca "sen erkeksin, sen evin direğisin" diye şişirilerek büyütülen bir çocuk için bu yolu kabullenmek kolay değildir.

Hayata bakışı ailesinde yaşadığı olaylarla şekillenmiş, önce baba gitmiş ardından anne doğal olarak eksik büyümüş; e biz erkekler severiz sahiplenmeyi kol kanat germeyi. Hatta bir adım ileri çıkıp "benim" demeyi. Bu da  erkekler için hikayeyi öğrendikten sonra "ben sana sahip çıkarım" dedirtecek bir durum otomatik olarak. Hele bir de Ömer gibi benzer bir eksikle büyümüşsen. (ha bir de kaynana, kayınpeder derdi yok açısından da düşünülebilir. Çöpsüz üzüm misali)

Benzer yaraları olan insanlar da çeker birbirini çünkü ne hissettiklerini daha iyi anlar karşısındaki ve daha kolay anlatır kendisini.

Defne kendini bilen, hayata dair fikri ve duruşu olan kısaca karakteri oturmuş gibi görünen biri. Her ne kadar sakin görünse de hakkı yendiğinde, canı yandığında susup bir köşeye sinmemesi, saldırması kendini koruyabilmesi bunun en büyük kanıtı (Yasemin'e yaptıkları malum) ki erkekler genelde bunu da çekici bulur.

Alkole dayanamıyor,  hiç bir erkek kendinden fazla ve "sağlam" içebilen bir kadını istemez. İşin ucunda rezil olmakta var malum.

Şimdi bir de erkekleri kaçıran özelliklerine gelelim. Bu özellikler şimdilik sadece oyundan kaynaklı aslına bakarsanız ama başta da söyledim oyunu bilmiyoruz.

Açık oynamıyor kartlarını. hep bir adım geride, hep suskun. Aşık olduğu gözlerinden belli tamam. Hatta zaman zaman refleks olarak düşünmeden yaptığı şeylerde ele veriyor ama asla net değil. Artık olan biten ortaya saçıldıktan sonra bile iki kelimeyi bir araya getirip içinden geçeni söylemiyor. "ben sana böyle güzel cümleler kuramam ama" demekle yetiniyor her şey en zirvedeyken bile. Tamam kız tarafı, biraz nazlı olacak anladık ama bu kadarı biraz fazla sanki.

Kaçıyor Defne, zaman mekan ayırt etmeden kaçabiliyor. Sabun gibi, "hah tam tuttum" diyorsun hooop bir bakmışsın yok. Şunu bir zincirle bir yere bağlasam seviyesine getirecek derecede olmadık zamanlarda kaçıyor hatta. Bir de buna duygularını dillendirmemesi eklenince haliyle adam sorguluyor gerçek mi değil mi diye sevgisi ya da aşkı.

Kafasının dikine gidiyor zaman zaman. Bir durup etrafta neler oluyor diye bakmaksızın. Bowling topu gibi, bir kere yola çıktı mı, ya yandan dışarı gidiyor ya da karşıda ne varsa deviriyor. Her şeyi anlatacağım dedi dedi, en sonunda "ben sana fazla aşık oldum" deyip çıktı işin içinden. Şimdi Ömer'in yerine kendinizi bir koyun. Kızım sen iyi bir şey mi söyledin, küfür mü ettin. Tamam aşıksın adama ama fazlası neden battı? Adam da sana yanık zaten kaçmak niye? (tekrar hatırlatayım oyunu bilmiyoruz) tamam kaçtın hala neden işe geri dönüp adamın karşısına dikiliyorsun? Böyle bir karmaşa düz mantık yaşamayı seven biz analog erkeklere doğal olarak "error" verdirtiyor (kadınlar dijital, erkekler analog! Cem Yılmaz sağ olsun çözdü bu konuyu bizim için)

Kendi kafasında kurgulayıp, yazıyor, yönetiyor ve oynuyor. Hoş bu özellik Ömer'de de var maalesef, o yüzden de yanlış anlaşılmalar dağ gibi. Bir sorun kardeşim işin doğrusu ne diye. Yok olmaz Ömer, Defne'yi onun yaş günü için kitap almaya giderken asansör kapısında Sinan'la görür birlikte zanneder.Defne, Ömer'i dağ evine kafa dinlemeye kaçtığında, Yasemin'le Roma'da zanneder triplere girer. Yuh arkadaş sormak bu kadar mı zor. İlla birileri bir şeyleri gözlerine sokacak, yoksa olmuyor. (ama tabii bunun bir dizi olduğunu hatırlarsak başka türlü nasıl olsun diyeceğim ama böyle insanlar gerçekten var)

Bir sürü olumlu özellik saydık olumsuzlar ise çok az zaten dahasını aramaya da gerek görmüyorum. Peki neden erkeklerin kaçtığı her şey dedin derseniz cevap basit. Dünyada eşi benzeri olmayacak kadar güzel özellik bir arada olsa da bir tek güvensizlik tüm bu özelliklerin önüne çıkıp her şeyi bitirebilir çünkü. Hele Ömer gibi güven özürlü biriyseniz.

Defne'nin bu güne kadar yaptığı birkaç şey var ki iş içinde iş çevirip cevapsız bıraktı. Kitabı neden kendisinin vermediği, neden kaçtığı (kitap olayından sonraki istifa), neden geri geldiği (Sinan'ın asistanı olması), tekrar neden kaçtığı (Feryal'li gecedeki kaçışı) ve tekrar tekrar neden kaçtığı (dağ evinden firarı) ve neden geri geldiği (Ömer'in asistanı olarak). Bunlara anlam yüklemeye kalkan bir adam cozutur ister istemez ve o kadının çok uzağına düşer istese de istemese de. Hele bir de bu adam bu kadar gitme diyorsa. Çünkü karşısındakinin dengesiz olduğunu ve önünde sonunda canının yanacağını hisseder anlar, yani biraz kafası çalışıyorsa. Ama kaçar mı, o adamına göre değişir.

Ömer için üzüldüm şimdi, bu kadar sevilesi özelliği bir arada bulunduran bir insanı güvenemeden sevmek, belinde emniyet kemeri olmdan yüksekten atlamak gibi olsa gerek. Bir metre aşağıda kuş tüyü yastıklar da olabilir sonsuz bir uçurum da. Siz olsanız atlamaya cesaret edebilir miydiniz bilmiyorum  ama Ömer atlayacak gibi duruyor. Hadi hayırlısı…

BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 9
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 17
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 48
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 69
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 54
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER