Kaybetmek??
Bi' tokayı..
Bi' gülümsemeyi..
Bi' kızı...
Kaybetmek???
Kendini..
Sevdiğini..
Sevdiğin birini..
Sevmiyoruz değil mi anlamı negatif olan herhangi bir şeyi?
Ya da kayıp kelimesini? Yitirmek zor, çok zor.. Yüreğimizde yaralar, elimizde
anılar.. Peki ya bir şey gelse de kaybetmesek?? Fırsatımız varken tutsak ya
gitmemecesine...
On dördüncü bölüme hızla ilerlerken kahramanlarımız nasıl da
güzel adımlar atıyor. Hepsini birden nasıl seviyoruz, öyle böyle değil. Heee
hepsini seviyoruz derken çok kızıyoruz aynı zamanda!! Yaptıkları,
yapamadıkları, yapmadıkları; geçmişleri, şimdileri... Hepsine kızdığımız çok an
var ve hepsi de dolu dolu an..
Karakterlerin bazıları iyiye doğru daha fazla evrilirken
bazıları da kötüye doğru evriliyor. Kimisi hatasını düzeltmeye çalışırken
kimisi hata üstüne hata yapıyor. Pişkinlik desen PAS geçiyor, maşallah.
Birbirlerinden sakladıkları kadar saklayamadıkları da aşikar.
Çakır ile Akça'yı da bu gidişle bikaç kez evlendiririz.. Emine
ile Hıdır'ı da boşanmanın eşiğinden alırız.. Hicran'ı Trabzon'un (bakın
köylerin, ilçelerin değil) şifacısı yaparız.. İlve'yi horon başı yapar Gezep'i
de iyice delirtiriz... Tam da bu renk çeşitliliğinden ötürü sevmedik mi Taşacak
Bu Deniz'i?
İçgüveysi geliyorsan gel, İso..
Doğru, bi' de başımıza savcı çıktı, onu da idare ediyoruz
işte. Eeeee illa aralarda çıkıntılık yapacak karakterler gelecek ki olaylar
biraz daha karışsın. Yoksa ortalığı karıştırma işi sadece Sevcan'a kalır :) .
Son bölümü heyecanla ve keyifle izleyip on dördüncü bölümü biraz da yüzümüzdeki
tebessümle bekliyoruz. Malum, İso Furtuna DAHİYANE fikriyle Fadime Koçari'yle
evlendi! Amcasının güvenini kazanma uğruna! Düşman ailenin kızıyla evlenmek de
ne biliiimmmm yani...
Bilin bakalım kimin telefonunun melodisi Şerif Furtuna'nın telefon melodisiyle aynı...
Şerif Furtuna'nın -bence- tam da istediğinin olduğunu
düşünüyorum. Çünkü yeğeninin ona aşık olduğunu biliyor ve hatta ve hatta
şiplemişti onları. Yazının başlığına binaen aslında Fadime'nin de Furtuna
olması demek bi' kızı daha kaybetmeleri demekti... Şimdi onun üzerine görüyoruz
ki arbede sırasında yaralanan Oruç'u kurtarmaya gelen Melina ve Eleni'yi geri
götürmek üzere planlar yapan Melina.. Şerif'in burada da parmağı olduğunu
düşünmekteyim.. Kezaaaa Şerif'in zekasına hafife almasın kimse... Şerif'ten ne
kadar nefret ediyorsak bunu kısa zamanda başaran Aytek Şayan'ı bi' o kadar
tebrik ediyoruz.
Adil'in Esme'ye söyledikleri çok doğru. Geldiysen Koçari
Konağı'na geri gitmeyeceksin ya da hiç. gelmeyeceksin ki yaram kanamasın diyor.
Yalnız Adil Koçari, Esme'nin haklı yanı geçen onca seneyi en kısa zamanda bahar
bahçe yapmak... Ahhh nereden baksan zor durum hepiniz için o da ayrı durum...
Heleee bi' bölüm başlasın, bitsin daha üzerine neler
konuşuruz oooo... Yalnız tüm karakterler mis, tüm cast çiçek. Gençlik ve
yetişkin dönem nefes kere enfes. Dizinin cast direktörü Fulya Filazi'ye bi' kez
daha teşekkürler.
Bu yazı bi' fragman üzerine yazılmıştır... Cuma akşamına
hemen ışınlanabilir miyiz??? ^^
Sevgiler...
* Fragmandan bi' replik..
Müzikler kalp kalp <3