Tim Burton'un 6 Mart'ta ülkemizde vizyona giren biyografik filmi
Big Eyes, iri gözlü kadın, çocuk ve hayvan resimleriyle tanınan ve eserleri zamanla müthiş bir başarı yakalayan Amerikalı ressam
Margaret Keane'in gerçek yaşam hikayesinden uyarlanıyor.

Baskıcı kocasını terk eden ve kızıyla yeni bir hayata başlayan Margaret, resim yaparak geçimini sağlar. Tanıştığı çapkın, başarısız ressam Walter Keane ile evlenir, ancak bir süre sonra Walter, Margaret'ın resimlerini kendi ismiyle satmaya başlar. Bu sayede kısa zamanda bütün dünyada müthiş bir başarı elde eder, ünü hızla yayılır. Bu durum, Margaret'ı çileden çıkarınca, aralarında hukuk mücadelesi başlayacaktır.
Burton'un kendine has sinemasından biraz farklı ama yine de onun büyülü sadelikte, muzip, mütevazı ve tabii ki keyifli işlerinden biri Big Eyes. Yönetmenin niçin böyle bir işe giriştiğini ise, onun aynı zamanda tutkulu bir Keane koleksiyocusu olduğunu bilenler anlayacaklardır.
Filmin kendisi de özenle işlenmiş, rengarenk ve ekspresyonist bir tablo gibi. Margaret Keane'in çizdiği iri, duyguyla parıldayan, sevimli gözlerin,
Amy Adams'ın masmavi, ilgi çekici, samimi gözleriyle temsil edildiğini de düşünebiliriz pekala.

Filmde renklerin kullanım biçimi inanılmaz. Örneğin, bir sahnede, siyah-beyaz tablolarla süslü bir galerinin içinde iki soluk kıyafetli kişi görüyoruz. Hemen fonda, kapının önünden parlak mavi eteğiyle bir kadın geçiyor; dışardaki gün ışığıyla, galerideki loşluk ise, bu hoş tezatlığı artırıyor. Film, bunun gibi pek çok ayrıntıyla beraber görsel bir ziyafet sunuyor izleyicisine.
Filmin senaristleri, Burton'la
Ed Wood filminde beraber çalışmış olan Larry Karaszewski ve Scott Alexander. İkiliyi,
Aydaki Adam (Man on the Moon) ve
Larry Flynt Skandalın İsmi (The People vs. Larry Flynt) gibi başarılı filmlerin senaryolarından da anımsayacaksınız.
Amy Adams, karakterinin erkek egemen toplumda pasifleştirilmiş, saf, tutkulu ama güçlü yönünü inandırıcı bir oyunculukla yansıtıyor; Christoph Waltz ile yakaladıkları uyumla da dikkat çekiyorlar. Ayrıca,
Breaking Bad'in unutulmaz ve güzel Jane'i, Krysten Ritter da yan rolde karşımıza çıkıyor.
Son olarak, filme biraz dikkatli bakarsanız, gerçek Margaret Keane'i bir sahnede, bankta kitap okurken görmeniz mümkün.