Dünya'yı Aji 3 yönetsin!: I'm not a Robot!

Dünya'yı Aji 3 yönetsin!: I'm not a Robot!
Hikayemi ne zaman dizi haline getirip izleyenlerin beğenisine sunacaklarını merak ediyordum. Kısmet bugüneymiş. Zira aynı hastalık bende de var. Güvenmediğim insanlara dokunduğumda beni de bir kaşıntı basıyor. Fiziksel değil ama zihinsel ataklar geçiriyorum. Sonra bu durumu genelleyip tüm insanlıktan nefret ediyorum. Bu da zaman içinde bende kronik bir mide bulantısı yaratıyor. Sonra karşıma birisi/birileri çıkıyor. Onlarla birlikte aralarımı sarabiliyorum. Bu bazen romantik bir ilişki; bazen de dostluk, arkadaşlık oluyor. Bana ikiside uyuyor. Çünkü ben robot değilim!

Yazımın girişinden hangi diziden bahsedeceğimi tahmin ettiniz, değil mi? Güney Kore, MBC kanalında son dönemde ekrana gelen I'm not a Robot!

Her zaman olduğu gibi ilk önce dizinin künyesinin hemen aşağıya bırakıyorum.

Yönetmen: Jung Dae Yoon
Senaryo: Kim Seon Mi
Oyuncular: Yoo Seung Ho, Chae Soo Bin, Uhm Ki Joon, Hwang Seung Eon, Park Se Wan, Kang Ki Young
Kanal: MBC
Bölüm Sayısı: 32 (Her bölüm 30 dakika)
Tür: Romantik, komedi, dram
Yayınlandığı Tarihler: 6 Aralık 2017 - 25 Ocak 2018

Hikayemizin kahramanlarından ilki, bir Kore dizisi klasiği olarak, akıllı, yakışıklı ve büyük bir finans grubunun ortaklarından Kim Min Kyu'dur (Yoo Seung Ho). Kim Min Kyu'yu muadillerinden ayıran özelliği ise insanlara karşı oluşan allerjisidir. Kadın kahramanımız ise Jo Ji A (Chae Soo Bin). Ji A ise küçüklüğünden bu yana kendi çapında buluşlar yapan bir girişimcidir. Ve hikayeyi başlatan Doktor Hong Baek Gyun! (Uhm Ki Joon) Bir gün Ji A, eski erkek arkadaşı Hong Baek Gyun'dan bir telefon alır. Telefondaki ses yani Baek Gyun, Ji A'ya birebir benzeyen android bir robot yapmış ancak robot yanlışlıkla bozulmuştur. İşin kötüsü ise eğer Kim Min Gyu, ona eşik etmesi için hazırlanan robottan memnun kalırsa bu işe para yatıracaktır. Baek Gyun'un Ji A'ya teklifi açıktır: Aji 3 adını verdiğin robotun yerine geçmek.

Nereden bakarsanız bakın, ilginç ve romantik bir hikaye. Hong Baek Gyun'un eski kız arkadaşının birebir aynısı robot yapması mesela... Kim Min Kyu ile Jo Ji A'nın birbirlerini anlama tanıma süreçleri de! Hikayenin şirket tarafındaki entrikalardan bahsetmiyorum bile. Biraz geçmişin dramı, biraz Kim Min Kyu'nın yanlızlığı derken 32 bölümün nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.

Açık konuşmak gerekirse "birebir robot yapma" işi 1987 yılında Kartal Tibet'in yönetmenliğinde çekilen, Kemal Sunal ve Fatma Girik'in başrollerini paylaştığı Japon İşi filmini aklıma getirdi. Zaman içinde robotun güvenilir ve gerçek bir canyoldaşına dönüşmesi bile böyle Japon İşi ve I'm not a Robot arasında benzerlik kurmama yetti. (1999 yılında çekilen ve başrolünü Robin Williams'ın üstenliği Robot Adam (Bicentennial Man) filmi de gözümde canlansada Japon İşi'nin önüne geçemedi, nedense.) I'm not a Robot'u özel yapan, izledikçe inandıran, "Dünya'yı Aji 3 yönetsin!" dediğim yerler oldukça fazlaydı, nedenlerini açıklayayım.

Öncelikle Kim Min Gyu'nun insanlara güvenme sürecini yakından takip edebildiğim için, bir yerde, kendimi, bizleri de gördüm. Nasıl kırıldığımız, nasıl savrulduğumuz, nasıl toplandığımız... Bakmayın toplumların "tek tipleştiğine". Farklı insanlarız; farklı hayatlar yaşıyoruz. Ve bizleri de mutlaka kıyıda köşede bizi hayata bağlayan bir şeyler, birileri mutlaka var, Allah yokluklarını göstermesin ve bin bir emekle kurduğumuz o güven duvarımızı başımızdan aşağıya geçirmesin. Ama sonuçta insanız ve birbirimize yaptığımızı, doğa ana bize yapmıyor. Gelecekte yaratılması düşünülen robotlarla insanlarda daha iyi iletişim kuracaksak, ne olur o devir gelsin!

İkinci maddem kesinlikle "geçmiş ile yüzleşmek". Gerek Kim Min Kyu gerekse Hong Baek Hyun'un tek ortak noksaı Aji 3 değil. Bir de onun canlısı var: Jo Ji A. Geçmişi geçmişte bırakmak, karşındaki geçmişiyle kabul etmek, muhteşem bir erdem değil mi sizce de? (Nedenleri burada kesiyorum, izleyecek olanlara spoiler olmasın. ^^)

I'm not a Robot'u izledikten sonra hayatımın bu döneminde kavgalı, bağırmalı, savaşlı, silahlı vb. bana kötü enerji yükleyecek dizi ve filmler izlemek istemediğime karar verdim. Çünkü sevmek insan üstü bir duygu ve biz de insanlıktan çıkalı çok oluyor. Bu bağlamda I'm not a Robot dizisi insan olduğumu hatırlatıp içsel yolculuğuma rehber olan hoş bir dizi olmuş. Teşekkürler Aji 3!

I'm not a Robot, rejisi ve oyuncu kadrosuyla da, nazarımda, yarışa önce başladı. Bir yanda Seondal: The Man Who Sells the River, Remember gibi güçlü dizi ve filmlerin başrol oyuncusu Yoo Seung Ho; diğer yanda izleyenlerin Defendant dizisinden de hatırlayacağı, ne oynasa yakışan Uhm Ki Joon var. Ve tabii ki Strongest Deliveryman'in Lee Dan A'sı Chae Soo Bin. Her oyuncu farklı işlerden hatırlayabiliyor olmak, onların sınırları da görmek açısından büyük şans. Dürüst olmak gerekirse uzun bir süredir Türkiye televizyonlarında yer alan oyuncuların saçına başına taktım. Aynı hava, aynı duruş, aynı jest ve mimikler, aynı aynı aynı... Bu yüzden I'm not a Robot, bir sayı daha kazandı. Defendant'ta Uhm Ki Joon'u; Remember'da Yoo Seung Ho'yu bir izleyin, ne demek istediğimi anlayacaksınız. Yönetmen Jung Dae Yoon'un da reji dilini çok beğendiğimi söylemeden bu paragrafı kapatmak istemiyorum. W ve She Was Pretty yazar yazmaz, ne demek istediğimi anladınız bile.

Özetle; I'm not a Robot; aşkın ve arkadaşlığın çok yüce duygular olduğunu hatırlatan, ekrandan başınızı kaldırdığınız "Bu kavga gürültü neden?" diye sorduran tatlı mı tatlı bir hikaye. Bazen hıçkırıklarınızı boğazınızda düğümlense bile her bölümü tebessümle uğurluyorsunuz. Sadece bu yüzden bile izlemeye değer.

İzleyecek olan herkese şimdiden iyi seyirler! Orijinal dizi müziklerinden bir tanesi ve dizinin tanıtım videosu her zaman olduğu gibi hemen aşağıya bırakıyorum. ^^

Sung Hoon - Something (I Am Not a Robot OST)



 




BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER