Yüksek Sosyete: Umut etmekten vazgeçme!

Yüksek Sosyete: Umut etmekten vazgeçme!
Ece farklı dünyalarda yaşadıkları anlatmak için ne güzel bir yol seçti değil mi? Tahterevalli: İki ucuna birer kişi oturup karşılıklı olarak havada yükselip inerek eğlenmeyi sağlayan, ortasından bir yere dayalı tahta veya metal araç, çöğüncek.

Tahta hayatın ta kendisi ise, ucuna oturanlar da hayatın olanaklarından faydalanan bizler… Hayat bize havaya kaldırılmış bir ortam sağlarsa deniz derya elimizin altında, kuş bakışı bakıyoruz çevremize, aşağı indirmiş bir ortamda isek de toprak zeminden başka bir şey görmüyor gözümüz… 

Yukarıdakiler yani Kerem’in tanımı ile ‘yüksek sosyete’ ve aşağıdakiler Bedia Hanım’ın tanımı ile ‘ikinci sınıf’… Ama değerlendirmesi unutulan çok önemli bir konu var: istenirse ayaklar birlikte zemine basar ve dengede duruverir tahterevalli. Oluşan değişimin getirdiği ne çok büyük kayıplar olur hayatta, ne de çok büyük kazançlar…

Hem EcMer hem de CanKer adına kendi dünyalarından vazgeçmektense birbirleri uğruna, bu dengeyi oluşturmak için çabalamalarını görmeyi diliyorum…


Cansu ve Ece

Bölüme bir göz atalım mı?

Cansu’nun “Ben seni seçemiyorum çok özür dilerim, bitti.”  demesi ile sonlanan bir önceki bölüm Kerem’in bu duruma haklı tepkisi ile başladı: “Seni seviyorum, ama bir daha gidersen gelmeyeceğim peşinden.” Çok haklı değil mi? Mecnun bile Leyla’sına kavuşmak için dağları delerken bu kadar yorulmadı.  Cansu’nun gelgitlerinin anlaşılabilir bir sebebi var, kabul ama Mert’in sözünü dinleyip Kerem’e seçim şansı tanımaması ne kadar doğru, tartışılır. 

Bu ilişkinin bitmesiyle olan bahçedeki güllere oldu. Evinin önünde Cansu’yu hatırlatan çiçekleri görmek istememesi anlaşılabilir, aman Yılmaz baba görmesin! Yine de onca kırgınlığına rağmen Kerem’in Cansu’nun ailesini Mert’e teslim etmesine ne diyeceksiniz? Kerem’in başına ne gelirse bu kadar ince düşünceli olmasından kaynaklanıyor.

Kerem Cansu ile ayrıldığı bilgisini ailesine de açıkladı. İyi de oldu. Malum anneyi tanıyoruz pek ısrarcı… Ama değinmeden geçemeyeceğim: Ayşen Hanım! Oğlun kalbinin derdinde sen ise rahmetli annenin kolyesinin. 

Kerem’in telefonundaki ‘Canım’ -ki ben Cansu’m olmasını beklerdim- tanışık olunan herhangi biri gibi salt adına dönüşüverdi: ‘Cansu’. Sürekli tekrarlıyorum ama ‘bir adam isminizin sonuna içten bir şekilde iyelik eki ekleyip sesleniyorsa sana onun değerini bilin, kaybetmeyin’. 



“Sana hayatta başarılar Cansu, çıkabilirsin.”

Cansu ‘bitti’ dediği adamın yanı başında çalışmaya nasıl devam edebilir ki? Nasıl Ece, Mert’ten ayrılır ayrılmaz yeni iş bulmak için arayışlara başladıysa Cansu da istifasını vermek için Oliva’ya gitti. Ama bir ‘Günaydın’ bile alamadı Kerem’den. Senaryo değil gerçek olsa hikayeleri her ikisi için de 15 günlük ihbar süresini kullanılması, hala yüz yüze bakarak çalışmak zorunda kalmaları ne büyük ceza… (Neyse ki kanun buna çözüm bulmuş, taraflar 15 günlük çalışma ücretini ödeyerek bu süreyi kullanmayabilirler) Gerçi Cansu’nun sigortası yapılmamıştı (soyadı krizinden hatırlarsınız), hangi ihbar süresinden bahsediyoruz biz?

Cansu’nun durup durup soluğu Kerem’in odasında almasına ne diyorsunuz? Kerem’in yanıtı tam yerinde oldu: "Seninle konuşmak istemiyorum Cansu, eğer bana söyleyecek bir şeyin yoksa… Bitti.”

Abla, kardeş konuşmasını pek sevdim. Özelikle de Begüm’ün değişimi çok hoşuma gidiyor. Israrla söylüyorum Begüm’ün hikayeye bir koldan dahil olmasını isterim. Gerçi ne kadar değişim rüzgarları desek de Koran Ailesi’nin bir üyesi olduğu ortaya çıktı. Bizim masalsı aşk olarak adlandırdığımız CanKer’e ‘tek kişilik dev kadroda pembe dizi’ demesi ve karşı çıkması hatta Sude’yi dahil ederek kendince çözüm bulması... Değişim rüzgarı derken erken davranmışım, rüzgar falan yok henüz sadece hafif bir esinti var anlaşılan… 

Esinti demekte haklıyım, bu ilişkiye destek verme ihtimalini öğrenmek için annesinin ağzını aradı, çabalamadı denilemez değil mi? Anlaşılan Süreyya, Cansu’nun Kerem’e olan aşkını bilse hatta sevdalarına saygı duysa bile desteklemeyecek. Hikayemize Sude’nin dahil olmasına aracı olduğuna göre Begüm’den de destek gelmedi…



Yazı devam ediyor...

BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 47
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 19
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 33
DİZİ-YORUM : SEZON 6 , Bölüm 10
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 15
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER