Tatlı Küçük Yalancılar: Adına set demişsin ama, burası Osho'nun huzur kampı!

Tatlı Küçük Yalancılar: Adına set demişsin ama, burası Osho'nun huzur kampı!
Tatlı Küçük Yalancılar setine girme fikri ortaya çıktığında gerçekten çok mutlu oldum. Bu yaz sıcağında yayına çıkan işler arasında ilgimi en çok çeken projeydi. Yapım şirketi, proje duyulduğu ilk günden beri hem yerli seyircinin hem de uyarlandığı Pretty Little Liars'ın Türk hayranları arasında merak uyandıran zor bir uyarlamaya kalkışmışlardı.

İlk bölümü izlediğimde de şahsen orjinal hikayeyi hiç bilmememe rağmen senaryonun açılışta yarattığı tatlı ters köşeden zevk almış, uyarlama için umutlanmıştım. Kadronun gencecik oyunculardan oluşması da benim için ayrı bir merak konusuydu. Öyleyse bu set ziyareti her açıdan faydalı olmaya aday işlerden biri olacaktı...

İşbu sebeple İD İletişim Damla Sezgin'e ve O3 Yapım Aslıhan Birinci'ye kafadan bir teşekkür etmeyi borç bilirim. Çünkü maksimum 3-4 saat sürer dediğim set ziyareti tam 11 saat sürdü ve hafta sonu tatillerini bana eşlik etmek için harcadıkları yetmezmiş gibi her nazımı da çektiler. Tatlısınız...

Tatlı Küçük Yalancılar set ziyareti benim için her açıdan ilginç oldu. Bu kadar huzurlu bir sessizlikte ve inanılmaz bir sükunetle çekim yapan set bir de Russell Crowe'nin İstanbul'da çektiği The Water Diviner setine konukluğum esnasında şahit oldum. Bu kadar kalabalık kadroyla çekim yapılır da ortalıkta telaşlı koşturmalar, bağırışmalar olmaz mı? Olmazmış. Başlığa da aldığım cümleyi ziyaret boyunca tekrarladım: Adına set demişsin ama bu Osho'nun huzur kampı!
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER