Rob Greenfield: "Başkalarıyla ödeşebilmek için paraya ihtiyacınız yok"

Rob Greenfield:
Discovery Channel yakın zamanda Otostopçular ya da orijinal ismiyle Free Ride isminde bir programı izleyicilerle buluşturmaya hazırlanıyor. Hayatta kalma konusunda uzmanlaşan Rob Greenfield'in planı parasız bir şekilde Güney Amerika'ya geçmek. Ona bu macerasında bir film yapımcısı olan James Levelle eşlik ediyor. Temel ihtiyaç malzemelerini yanlarına aldıktan sonra, kendilerini insanların nezaketine ve cömertliğine bırakıyorlar.

Program 12 Mayıs'tan itibaren perşembe günleri saat 21.00'de ekrana gelecek. Onların mecarasını izlemeye başlamadan önce Rob Greenfield ve James Levelle kendilerine dair merak edilenleri yanıtladı. Buyurun...



●  Program, güvenliğin ciddi bir sorun olduğu ülkelerde insanların cömertliği üzerine kurulu. Yaşadığınız bu tecrübeden sonra birinin bu tür bir maceraya korumasız yani yapım ekibi olmaksızın çıkabileceğini veya sizin gibi tehlikeli bir durumda bulanacağını düşünüyor musunuz?
Rob: Kesinlikle, kesinlikle! Ben bu macerayı daha önce gerçekleştirmiştim, herhangi bir yapım ekibi olmadan tek başıma buna benzer bir maceraya iki kez atıldım. Bu serinin tüm fikri, yapım sürecinin bizi ve eylemlerimizi etkilemeyeceği bir şekilde bunu gerçekleştirmekti. Beni Free Ride programında heyecanlandıran şey, insanlara paraları olmadan ya da az parayla dünya turunda neler yapabilecekleri hakkında ipuçları gösteren tam anlamıyla sahici bir şov oluşuydu. 

●  Yolculuk boyunca kimse size para vermediğinde ya da yardım etmediğinde ne oldu? Mesela çok zorda kalıp belki de ölebileceğinizi düşündüğünüz kadar uzun bir süre geçtikten sonra, o zaman size kim yardım ediyor? Eğer yapımcılar yardım ederse, bu başarısızlık olarak sayılır mı?
Rob: Yolculuğun tüm fikri olabildiğince az para ile başarmakta. Yanımıza hiç para almadan başladık ve esas fikir insanlarla değiş tokuş yaparak temel ihtiyaçlarımızı karşılamaktı. Şovun ismi “Free Ride” fakat her şey gerçekten ücretsiz değil, genellikle kalacak yer, yemek için çalışıyorduk ya da israf edilecek yemekler gibi ziyan edilmiş kaynakları bulmak için becerilerimizi kullanıyorduk. Bu, bizim de yardım edebileceğimiz yardımsever insanları bulmanın, becerikli olmanın ve atılacak yiyecekleri ya da yabani yiyecekleri bulmanın birleşimiydi. Bu yüzden, bu program tam anlamıyla parasız seyahat etmenin tek yolu ile ilgili değil, bu aslında tek yönlü parasız bir şekilde seyahat etmekle değil, bu onların da size vereceği beklentisiyle, başkalarına verebileceğiniz kadar çok yol bulmakla ilgili. 

●  Bunu başaramayacağız diye düşündüğünüz anlar nelerdi? Bu seyahatteki en zorlu an neydi?
James: Benim ve Rob’un kendini adamış karakterler olarak oldukça benzer olduğumuzu düşünüyorum. Bu yüzden, ikimiz için de bu zorlu işte başarılı olmak kesinlikle çok önemliydi. Fakat benim için, hayatımda ilk kez böyle bir şey yaptım. Rob’un liderliğinde ilerledim ve parasız nasıl seyahat edileceğini ve hayatta kalınacağını ondan öğrendim. Peru’da rotaları ayırdığımız ve ben kendi yolumda ilerlediğim zaman benim için en korkulu anlardı çünkü tüm yolculuk boyunca bir ekip olarak Rob ile beraberdim ve birden bu zorlu göreve devam etmek ve başarılı olmak için kararlı olmak zorunda kaldım, ama bu sefer Rob’un yardımı olmadan. Devam etmek için kesinlikle kararlıydım ve en sonunda beraber seyahat ederken Rob’dan öğrendiğim bilgileri kullandım. Böylece ben Peru üzerinden seyahatimi yapıp Ekvator sınırına vardığım zaman Rob ile tekrar buluşabilecektim ve seyahati birlikte tamamlayıp başarılı olacaktık. Bu benim için kesinlikle en zorlu anlardı.



●  Seyahatte yiyecek bulma yolları nedir?
Rob: Uzmanlıklarımdan birisi de artık yiyecekleri bulmak. Amerika Birleşik Devletleri’nde marketler tarafından bolca yiyecek atılıyor, bu yüzden marketlerin çöp bidonlarından artık yiyecekler topluyorum. Güney Amerika’da ise bu biraz daha zor çünkü daha az artık var fakat yapabildiğimiz şeylerden birisi de restoranlara gidip diğer insanların yemediği – artık pirinç ve mercimek gibi- tabaklardaki artık yemekleri toplamaktı. Böyle bir macerada hayatta kalabilmek için her zaman kaynaklarınızın olması ve ihtiyaçlarınızı karşılayabilmek için birbirinden farklı yöntemlerinizin olması gerektiği fikrini kullandık. Çünkü eğer sadece tek bir fikriniz varsa, bu işe yaramaz, temel ihtiyaçlarınızı karşılayabilmek için her zaman pek çok farklı yönteminiz olmalı.

●  Ne zaman ve neden bu tarz seyahatlere çıkmaya başladığını öğrenmek istiyorum.
Rob: 2012 yılının Kasım ayında ilk kez parasız bir şekilde seyahat ettim. Meksika’nın Cabo San Lucas bölgesine olan 1.300 millik, yani bundan çok daha kısa ve üstesinden gelinebilir bir seyahatti. Paraya olan bağımlılığımı azaltmayı, öğrenmeyi, doğaya daha fazla bağlı kalarak temelde hayatta kalabilmeyi, daha basit bir hayat yaşamayı hep istemişimdir. Bunu yapabilmek için en iyi yolu buldum, kendimi bunları öğrenmeye zorlayarak bunları öğrenmenin en iyi yolunu buldum. Yanıma para almadan çıktığım ilk seyahatte, Meksika’ya vardığım zaman, seçeneğim yoktu fakat parasız seyahat etmeyi öğrenmek işe yaradı 1300 millik bir çöl yolcuğu ve sonunda eve dönmeyi de başardım. Sonrasında ise tekrar denemek istedim ve Panama’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne bir yolculuk yaptım. Son olarak ise bu seyredeceğiniz Brezilya, Rio de Janeiro’dan Panama’ya olan 7 bin millik en büyük maceram.

●  Bu seyahat boyunca farklı deneyimleriniz oldu mu? Hatırlamaya değer en sevdiğiniz anlarınız nelerdi bizimle paylaşır mısınız? 
James: Seyahatimizin en çok sevdiğim anları Rob ile Bolivya’da La Paz’da oldu. Şehirler parasız seyahat edenler için çok zorlu yerler olabilir ama Gravity Assisted Mountain Biking’in yöneticisi Derren ile karşılaştık ve bize günlük iş karşılığında, yolculuğumuza devam edebilmemiz için inanılmaz bir dağ bisikleti yolculuğu teklif etti. Rob ve ben gerçekten hevesli bisikletçileriz ve bisiklete binmeye bayılırız. Bu nedenle, dağ bisikletçiliği şirketinin atölye çalışmalarına ayak bastığımızda, ikimiz de ölmüşüz de cennete düşmüşüz gibi hissettik. Bu işin hem sonunda “Death Road - Ölüm Yolu”nda bisiklete binmemizi sağlayacak olması hem de gerçekten sevdiğimiz ve tadını çıkaracağımız bir iş olması mükemmeldi. Dağ bisikletçiliği inanılmaz eğlenceli bir şey, gerçek şu ki, dünyadaki en tehlikeli yollardan biri olan “ölüm yolu” da ekstra heyecan kattı. Çoğu kez yaptığım gibi biraz rekabete girdiğim ve Rob’u geride bıraktığımda, arkamdan gelmeyip birkaç dakika geciktiğinde, yoldan düşmüş olabileceği konusunda gerçekten endişelendim. Neyse ki o geldi, ancak tişörtü ve pantolonu yırtık pırtıktı ve büyük bir kaza geçirdiğini söyledi ama hayatta kalmıştı. Ölüm yolundan aşağı bisikletle inerken biraz daha fazla dikkatli olduğumuzu düşünüyorum fakat bu ikimizin yaptığı benim en sevdiğim anılarımdan biriydi ve heyecanlı ve gerçekten müthiş bir deneyimdi. 

Rob: Bu yolculukları yapmamın nedeni, kısmen kendimi yetiştirmek, kendimi aşmak ve daha iyi bir birey olmak. Hiç paranız yokken, başkalarına sizin için yaptıkları, size verdiklerine karşılık bir şeyler verebiliyor olmak büyük bir zorluk olabiliyor, çünkü insanlar genellikle başkaları ile ödeşebilmek için paraya sahip olmak zorunda olduklarını düşünürler. Yolculuğun başında, her gün yolculuk etmeye ve ulaşım için araç, yemek, su, uyumak için yer bulma, ulaşımımı sağlamaya adapte olmak konusunda biraz zorluk çektim ve ayrıca benim hayattaki misyonum olan geri vermek konusunda da oldukça zorlandım. Benim en çok sevdiğim anılardan biri, Arjantin’de bir at çiftliğinde, çiftliğin sahibesinin bana daha az çöp üretiyor olmak istediğini söylediği andı. Bu muhteşemdi ve ben gübrelendirme kutusunun (compost bin) nasıl yapılacağını biliyordum. Çiftliğin sahibesi Angie’ye nasıl gübrelendirme kutusu yapılacağını anlattım ve o bu konuda çok heyecanlıydı. Bunu uzun süredir istiyordu, bu olay hatırladığımda beni heyecanlandıran anılardan. İşte, insanlara size yaptıkları karşılığında bir şeyler verebilmenin birçok farklı yolu var. Ve bu olay beni inandığım elinizde insanlara verebilecek hiçbir şey olmadığını düşündüğünüz anlarda bile aslında verilebilecek bir şeyler olduğu inancıma daha da bağladı.

BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 47
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 19
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 33
DİZİ-YORUM : SEZON 6 , Bölüm 10
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 15
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER