Sen Benimsin: Entrika ve sorunların ortasında masum bir bebek...
Bugün televizyonun karşısına geçerken, geçen haftalarda bölümlerdeki şikayetlerimin bitmesini dilemiştim. Ve öyle de oldu. Bu bölüm, en zevk alarak izlediğim bölümdü. Eh, kalbim temiz tabii. Laf arasında kendimi de övdüğüme göre bölüm yorumuma başlayabilirim.

İlkokuldan beri belirli bir arkadaş grubum vardır. Ailelerin birbirini tanıdığı, güvendiği arkadaşlıklar olur ya; işte öyle. Sanırım bu yüzden özgür bir hayatım oldu. Arkadaşlarımla dilediğim zaman, dilediğim gibi eğlenirdim. Ta ki liseye farklı bir ilde devam etmek zorunda kalana kadar... Arkadaşlarımla olan etkinliklerimde izin sorunu yaşamadığım bir hayattan sokakta telefonla konuşmamın bile ayıp karşılandığı, gülmenin dışarıda neredeyse suç sayıldığı bir hayata geçtiğimde çok afallamıştım. Bu yüzden Nağme'de kendimi görüyorum. Hikayelerimiz ne kadar farklı olursa olsun, hissettiklerimizin aynı olduğuna inanıyorum. Nağme, hala yaşadıklarının şokunu atlatabilmiş değil. Üstelik her şey üst üste geliyor hayatında. En çok yanında olmasını istediği kişiyi, yani Ejder'i de karşısında bulunca hayat daha da çekilmez bir hal aldı onun için.

Nağme'nin bir süre herkesten, özellikle de Ejder'den uzak durması taraftarıydım. Bu yüzden hastanede verdiği bir süre ayrı kalma kararına çok sevinmiştim fakat bebek haberinin bu kararı iptal ettireceğinden de emindim. Maalesef öyle de oldu. Maalesef diyorum çünkü; sorunlarını çözmeden dünyaya bir can getirmelerini haksızlık olarak görüyorum. Daha evliliklerinin ilk zamanlarında Elvan kriziyle karşı karşıya gelmiş, ikisini birbirine bağlayan sembolü yani yüzüğü iki kere atmışken; bebek sorumluluğu Nağme ve Ejder'e çok fazla. Yanlış anlamayın, her ne kadar Şefika ve Nevin bebeğin hala canı olmadığını söylese de, bir canın alınmasını desteklemiyorum. Ama evliliklerine ikna etmeleri gereken aileleri, hayatlarından çıkarmaları şart olan Elvan yanı sıra çözmeleri gereken güven problemleri var.

Ejder, bana göre Nağme'ye güvenmiyor. Önce O'na güvenmeyi öğrenmesi gerekiyor. Daha sonra ise Elvan. Evet, Elvan'ı evden gönderiyorlar ama yetmez. Ejder ve Elvan arasındaki dini nikah sürdüğü sürece, Elvan krizi çözülemez. Elvan'ı herkes biliyor sonuçta. Çocuk büyüdükten sonra mutlaka Elvan'ı öğrenecek. Daha evliliğin başında annesinin kumasının olmasına sebep olan babasına ne kadar saygısı kalacak? Hangi çocuk böyle bir şeyi affeder ya da unutur? Bence hiçbiri. En azından Nağme ve Ejder'in, bu nikahın mecburi olduğunu ve ilk fırsatta bozulduğunu söyleyebilecek kadar hakları olabilsin. Eğer bu çocuğu dünyaya getirmeye kararlılarsa, dini nikahın sonlandırılması şart. Tabii Elvan yaşarsa..

Diğer bir sorun ise aileler. İki ailenin birbirini sevmediği yetmiyormuş gibi; ne Ejder'in ailesi Nağme'yi, ne de Nevin Ejder'i kabullenmiyor. Bereket torunu olacağına bu kadar çok seviniyorsa, Nağme'yi de gelini olarak kabul etmeli. Nevin cephesine bakacak olursak, Nevin'in önce torununu kabul etmesi gerekiyor. Bunca sorunu çözmeden dünyaya getirilen bebeğin mutlu olmasını beklemek imkansız olur sanırım. Sizce de öyle değil mi?

Ahlas ve Besime cephesi de bu bölüm hareketliydi. Tahir'i de alıp gidemeyecekleri belliydi ama ben yine de üçünü aynı karede görmekten çok memnundum. Birkaç hafta önce Ahlas ve Besime'nin, Tahir'i de alıp gitmesini istediğimi söylemiştim. Ama Besime ve Ahlas'ı birarada gören Güzel'in yüz halini görünce bu fikrimden vazgeçtim. Ahlas ve Besime'nin, Güzel'in gözünün önünde aşklarını yaşamasını istiyorum. Bu isteğimin tek sebebi ise Güzel'in, Besime'yi sürekli küçümsemesi. Güzellik ne isimle ne de makyajla olmuyor Güzel'ciğim. Kalbinin güzel olması gerekiyor.

Şirketin durumunun gittikçe kötüye gitmesi ve Kudret Soylu'ya olan borç Ejder ve Nağme'yi fazlasıyla etkiliyor. Şefika'nın Kudret'e verdiği söz, Şefika'nın gözünü döndürdü iyice. Evladını kaybetmiş ve hala acısını yaşayan birinin, başkasının bebeğini öldürmeye kalkışmasına söyleyecek sözüm yok. Bebeğin bunca sorun varken erken olduğunu savunmuştum fakat böyle öldürülmeye çalışılmasını desteklemiyorum tabii ki. Benim beklentim bu sorunların bebek dünyaya gelmeden önce halledilmesi. Nağme'nin babasının bir başkası olduğunu öğrendik. Umarım ileride bu gerçek de sorun yaratmaz çiftimize.

Ve gelelim finale.. Elvan'ın, Ejder için canını bile feda edebileceğini zaten biliyorduk. Bu hafta görmüş olduk. Şimal'in açtığı dertler bir kişinin daha canını yaktı. Elvan'ın ablasının gerçekleri öğrenince Şimal'den daha da nefret edeceği kesin. Şimal'in; Elvan'ın ablasına aşık olup, aşkından sürüneceği günleri göreceğimizden eminim. Belki o zaman Şefika, evliliğinde başka bir kadın gölgesini hissettiğinde Nağme ve Besime'yi biraz da olsa anlar.

Bu hafta dolu dolu bir bölüm izledik. Bir sonraki haftayı ilk defa bu kadar çok merakla bekliyorum. Haftaya görüşmek üzere...
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER