Zoraki sevdadan, kalbim sırılsıklam…*
No 309 seyircisi: 10 Pelinsu: 0!
Bütün bir hafta boyunca heyecanla, bu bölümü bekledik hepimiz. Şahsen ben fragmanı kaç kez izledim hatırlamıyorum bile. Çok merak ediyordum neler olacağını. Çünkü, tam istediğimiz gibi Lale sahneye çıkıyordu artık. Bölüm gerçekten istediğimiz gibi geçti. Üstüne basa basa söylüyorum ki: İzlediğim en güzel No:309 bölümüydü…

Eleştirilerin dikkate alındığını düşünüyorum ben. Kurgu artık çok daha güzel ilerliyor, Lale ve Onur sahnelerinde, konuya uygun şarkılar çalmaya başlandı. Bölüm etiketlerinin, bölüm konusuna uygun olmadığını düşündüğüm zamanlar vardı. Şöyle ki: #DüğünümüzVar etiketini kullanıp düğün izleyememiştik. #İtirafEtsene etiketini kullandığımız hafta, itiraf yoktu mesela bölümde. Ama son iki-üç haftadır bölüm konusuna daha uygun etiketler seçiliyor.

Bu zamana kadar No:309’u izlerken ne zaman Lale - Onur izleyeceğiz diye ekrana somurtkan bir bakış atarken yakalardım kendimi. Ama bu bölüm zerre sıkılmadım! Çünkü ayrı olmalarının, geçerli bir nedeni vardı. Üstelik olması gerektiği gibi, yan hikayeler ana hikayeye hizmet etti. Kış sezonunun başlamasıyla, bir seyirci olarak  kendimi güvende hissetmiyordum açıkcası. Ama bu bölümden sonra, çok daha güzel şeyler izleyeceğimizin güveni geldi bana.



Senin o elini kırarım Doktor!

Bölümün ilk baştaki sahnesinden başlamak istiyorum müsaadenizle. Kıyaslamak istemem ama; Lale’nin, Onur’la Pelinsu’yu aynı tabloda görmesi kadar çirkindi; Onur’un, Lale’ye sarılan Doktor’u görmesi. Hepimiz farkındayız ki; Doktor Onur’la, Pelinsu’nun ortak bir amacı var. O da Lale ve Onur’un bir arada olmaması. İkisi de aynı amaca hizmet ediyorlar. Pelinsu bunu aleni yapıyor, Doktor ise daha gizli. 

Onur’u bu bölüm her konuda haklı bulduğumun altını çizmek istiyorum. Bölümün ilk baştaki sahnesinde de haklıydı, ailelerinin yanında Lale’yle tartışırken söylediklerinde de. O kadar güzel noktalara değindi ki… Onur, bu ilişki için gerçekten çabaladı ve fedakarlıklar yaptı. Haklı olduğu zamanlarda bile, defalarca alttan aldı. Onur’un dediği gibi, surat asmak dırdırlanmak eleştirmek vs bunlar fedakarlık belirtileri değildi. Lale bu zamana kadar –birkaç jest dışında- Onur için hiçbir şey yapmamıştı.

Evet, Lale’nin Onur’a böyle davranması için haklı sebepleri vardı. Ama sadece ilk başlarda. Evlilik sözleşmesi, Lale’yi zengin avcısı olmakla suçlaması, aşağılaması bunların hepsi çok çirkindi. Lale de bunun acısını bir şekilde çıkarttı zaten. Ama sonra, öyle güzel adımlar attı ki Onur; hepimizin gönlünü kazandı. Bu saatten sonra Lale’nin gözü önünde sözleşmeyi yırtacağı günü merakla bekliyoruz.

Yazı devam ediyor.

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER