Arkadaşlar İyidir: Bu sefer de kaybedenler kazansın be..
Yolun sonunda daima iyilerin kazanması dramaların altın klişelerinden biridir. Kötüler ise zaten bu yolda onları kötü yapanlardan fazlaca darbe almamış gibi finalde de hep kaybeden olur. Biz ise paket edilen halinden dolayı hep iyinin yanında olur, kötünün en ağır şekilde cezalandırılmasını isteriz. Bu da bizim en büyük klişemizdir. 

Arkadaşlar İyidir'in hikayesinde ise kötü daha doğrusu kötü gösterilen kişi Gizem. Gizem, aradan geçen 4 yıla rağmen yaşadıklarının hesabını Aslı'dan sormanın acılarını hafifleteceğini düşünüyor. Bu yolda hiçbirimizin ona laf söylemeye hakkı yok. Onu anlamaya çalışmak ise dersimizin ilk konusu. Annesine yaptığı annelik zaten daha ilk düzlükte önümüze çıkan en büyük yara.

Annesinin neler yaşadığını, bir anda hayatından nasıl vazgeçip bu hale geldiğini de delicesine merak ediyorum. Bunlar için elbette daha zamanımız var. Ve ben bu hikayede Gizem'in kötü bir insan olmasının ortaya çıkıp diğerleri tarafından dışlanmasındansa, zamanla kendi doğru yolunu bulup hep beraber hareket etmelerinden yanayım. Bekleyip göreceğiz.

Bambaşka hayaller tabii..

120 dakikalık bölümde toplamda yarım saatten fazla süren klipler topluluğundan elimizde kalan tek güzel sahne 5 kafadarın aya bakarak dilek tuttukları sahneydi. Hadi tahmin edelim. Sizce kim nasıl bir dilek tuttu? Hikayenin bize verdiği ipuçlarından yola çıkacaksak her birinin bir başkasını aklından geçirdiğini söylemek yanlış olmaz. Seda Eren'i, Yunus Seda'yı, Merve Yunus'u...

Peki Eren? O'nun için bir tahmini olan? Eren'in hikayesi benim için hala sıradan, hala basit. O beklenen dramatik etkiye bir türlü giremiyorum. Geçmişinde yaşadığı travmaları hafife almıyorum ama ya sunuş şeklinden ya da performanstan kaynaklanan bir tutukluluktan dolayı hikayesine kapılıp gidemiyorum. Ama satır aralarından yakaladığım bir şey varsa o da; Eren de Seda'ya karşı boş değil. Sırtında taşıdığı tonla yalan ve sır olduğundan açılmak şu an için uzak bir ihtimal...


Tam bu saatlerde O da Aslı'nın fotoğraflarına bakıyor balım ;)

Şu hayatta belki de en sinir bozucu şeylerden biridir; senin için biçilen kılıflara uymak zorunda kalmak. Mesela ilk etapta gayet basit görünen Merve'nin hikayesi de ilgiyle takip edilebileceklerden. Annesinden daha yakın kim olabilir bir insana bu hayatta? Mutluyken, gülerken, ağlarken, yaralıyken veya kanarkan en önce koştuğun başka kim olabilir ki? Merve tüm bunlardan mahrum kalmış bir genç malum. Annesinin hikayesinde hep ötelenen, arkada planda bırakılan insan olmuş. Ama bunları dramatize etmektense işin eğlencesine kaçmış. İçinde kopan fırtınaları ne zaman dışa vurur bilmiyorum ama, yaşadığı bu kaza o beklenen anne kız yüzleşmesine bizi bir adım daha yaklaştıracak gibi. Bu arada Hayal Köseoğlu'nun karakteri sevdiği o kadar belli ki; ışıl ışıl parlıyor Merve'yle.  Çok samimi. Yolu bahtı açık olsun her daim...


Sen böyle duvara baksan, aşka gelir zalımın oğlu ama Aslı nanay!

Yunus ve Seda ise şu an hikayenin en sessiz iki karakteri. Seda kırılmasını ne zaman yaşar, o cam fanustaki toz pembe hayatından ne zaman çıkar bilmiyorum. Ama babası ile ilgili yaşayacağı bir şok O'nu bu uykudan uyandıracak tek yol. Çünkü oradan da birşeyler çıkacağı aşikar. Yine bir borç olayı mı, yoksa olası bir metres hikayesi mi bilmiyorum ama her iki seçenek de Seda'yı yıkmaya, hayatı sorgulatmaya yetecektir. Seda'nın Gizem'i ve yaşadıklarını anlaması için illa ki babasından darbe alması lazım.

Arkadaşlar İyidir'in hikayesi çok fazla olaya gebe ama kanı hala yavaş akıyor, tamamen serpileceği günü merakla bekliyorum. Yine de 2. bölüm finaliyle beni bir sonraki bölümü izlemeye ikna etti. Finalde kurulan aşk üçgeni nasıl çözülür, intikam hikayesini ne yöne çevirir bekleyip göreceğiz. Şimdilik böyle...


BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 47
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 19
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 33
DİZİ-YORUM : SEZON 6 , Bölüm 10
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 15
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER