Sensiz saadet neymiş
Büyük başkan geri döndü. Dönerken de mutluluğun Claire'nin yanında olduğunu anladı.

House of Cards’ın altıncı bölümü yıktı geçti! Dördüncü sezonun artık ortasına geldiğimiz şu günlerde dizi çok sağlam adımlarla eski tahtını geri almaya başladı.

Doug Claire'nin katılımından doğan memnuniyetsizliğini bu karakteristik hareketle belli ediyor.

Doug’un Sağlık Bakanlığı’nı basması inanılmazdı. Geçen bölüm Frank’a kendi karaciğerini vermeye çalışan Doug, bu bölüm Sağlık Bakanı’nı kovmakla tehdit ederek oyunu bir seviye büyüttü. “İstediğimi yapacak birini bulana kadar bütün bu bakanlığın altını üstüne getirir, herkesi tek tek bakan yaparım…” İşte politikanın, iktidarın, gücün soğuk ve kara yüzü bu. Sağlıkla ilgili bir durum bile olsa güya herkesin eşit olduğu Amerika’da başkanın hayatını kurtarmak için bakanlar istifaya zorlanıyor, masum ve haklı insanların ölümüne göz yumuluyor. Sağlık Bakanı koltuğu kaptırmamak için Doug’un isteğini yerine getirdi ama son dakikada da golünü attı. Doug’un cani olduğuna bakmayın; içinde kırılgan, minik bir kuş var adeta. Sağlık Bakanı’nın gönderdiği fotoğraf uzunca bir süre kabusu olacağa benziyor; zira Doug’un içinde kalan en büyük ukte bir aile sahibi olmaktı.

Kör kuyularda ışıksız kaldı Frank...

Geçtiğimiz bölüm Frank’ın hastalığından istifade edip devletin iplerini eline alan Claire bu bölüm işleri iyice ilerletince Dışişleri Bakanı Cathy’nin keyfini kaçırdı. Cathy Claire’yi Jackie ile tehdit edince, Claire de Remy kartını oynadı. İşte ilk iki sezon ayıla bayıla izlediğimiz House of Cards tam da böyle bir dizi olmalıydı! Aynı anda pek çok tarafın içinde bulunduğu bir entrika zinciri… Bu zincirlerden birinde Frank’ın rakibi Heather Dunbar’ın nasıl saf dışı kaldığını da izledik. Dunbar’ın adalet tutkusu kendi bindiği dalı kesti. Yardımcısı her ne kadar “iktidara gelene kadar bir kereden bir şey olmaz, gelince adaleti işletirsin,” minvalinde inanılmaz çıkarcı bir tutumda diretse de Dunbar prensiplerine sahip çıktı ve… oyun dışı kaldı. Amerikan kamuoyu böyle hataları affetmiyor. Ajitasyon ve mağduriyet gibi konular Amerikan toplumunda hala son derece prim yapıyor. Hâl böyleyken Dunbar’ın ölüm döşeğindeki bir başkana ettiği laflar kendi siyasi kariyerini insanların gözünde bitirdi.

Zoey Barnes'i görmek çok büyük sürpriz oldu!

Bölümün en vurucu kısmı şüphesiz Frank’ın öldürdüğü isimler Zoe Barnes ve Peter Russo’nun Frank’ın hayallerinde tekrar canlanmasıydı. Bu sahneleri ağzım açık izledim desem yalan olmaz. Dördüncü sezon gerçekten bomba gibi gidiyor. Bu tarz ara enstantaneler normalde House of Cards’ta görmeye alışık olmadığımız şeyler ama o kadar ustalıkla işleniyor ki hem sırıtmıyor hem de anlatımın gücünü son derece kuvvetlendiriyor.

Yazı devam ediyor...

BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 47
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 19
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 33
DİZİ-YORUM : SEZON 6 , Bölüm 10
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 15
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER