Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim!*

Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim!*
İmkânsızlıkları yaşamak mıdır sevmek,
Yoksa severken imkânsız mıdır yaşayabilmek?
Zor mudur gözlerine bakarken sevgiyi görmek,
Yoksa sevgi midir gözlerindeki tek gerçek?
Kolay mıdır bir anda her şey den vazgeçip gitmek,
Yoksa gitmekten vazgeçip, sevmek mi gerek? 
 
Aşk gitmekten vazgeçip sevmektir aslında…
Özdemir ASAF

Aslında sadece yazının başlığı ve yukarıdaki şiir söylemek istediğim ne varsa tek tek anlatıyor. Sapasağlam yürekli iki insan ama sevdada o kadar benciller ki! Üstüne bir de aşkın sabrını zorlayan aşk oyunları. Yandı beyinler! 

"Güvenmiyorum." deyip orada Defne’nin ekran başında Kiralıkçıların kalbini kaldırıp yere çalan Ömer, kolay mıymış bir anda her şeyden vazgeçip gitmek? Defocuğum ya senin için?  O bölümden beri benim izlediğim tek şey gözlerinden, ellerinden, kalplerinden kopmaz iplerle bağlı olduğunu bilmeden birbirinden kaçarken gerilen ipin gücüyle her seferinde birbirine çarpan, akıllarına her gelişlerinde "Ne güzel de darmaduman ediyorsun beni..." diye düşünen iki şapşal.

Bu arada Defne’nin "bombelere gel" çıkışı beni güldürdü vallahi. Garibim hala İplikçi'yi ayağına getirme derdinde. Bir pozlar bir havalar, "Yeter ezildiğim, ben de varım Ömer Efendiii!" edaları... Ömürsün cicim!

Ve Defne ringte! Artık bilerek bilmeyerek Ömer’e  "Nassıl ya?" diyecek, beynini sersemletecek ataklara İz’le başladı. Hani İz demişti ya "Neden sen olduğunu anlıyorum..." gibilerinden bir şey hah, ben de bu bölüm anladım. Tabii ki her insan tek ve biricik ve bu yine de ortak noktalarımız olabileceği gerçeğini değiştirmiyor. Defne’yle İz de aynı şeylere gülebilirmiş mesela. Ya da Ömer’in İz’e dediği gibi "Sen işte diyorum, düşünmeden aklına geldiği gibi." bu bana Defne’yi de anımsattı biraz.  Tabii bu görüşme yine de Ömer’i bir hayli şaşırttı.


BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER