Poyraz Karayel: İyi polis, kötü polis!
Ayşegül'den "keşke benim de böyle babam olsaydı" bakışı...
Yeni dizilerin en sevdiğim tarafı bölümü reklamsız izlememiz. Olayları kopmadan izleyebiliyorsun. Zaten dizilerimiz film tadında olduğu için reklamla daha da içinden çıkılmaz hale geliyor. Gerçi reklam da girse televizyon başından kalkamıyorsun ama orası ayrı konu. Gülü seven, dikenine katlanır demişler. Poyraz Karayel bu kadar beklenilip, bu beklentiyi boşa çıkarmadığı için bile buna değer.

Bölüm geçen hafta Poyraz'ın anlattığı çekirdek aile tadında başladı, Poyraz, Ayşegül ve Sinan. Hiç hoş olmayan tesadüflerle tanışıp, arkadaş olan üç insana göre biraz fazla normal değiller miydi bu bölümde? Hikayeyi ilk kez izleyen biri olsam, onları evli, mutlu, çocuklu bir aile sanırdım. Ama bu demek değil ki fazla göze batıyorlar. Bilakis onların bu çabucak kaynaşıp, level atlayan ilişkisini çok sevdim. Poyraz'ın ve Ayşegül'ün kusurlu tarafları, Sinan'ın masumiyetiyle birleşince ortaya tadından yenmez bir aile tablosu çıkıyor.

Sinan demişken her yazımda Ataberk'e bir paragraf ayıracağım gibi görünüyor. 10 yaşında olmasına rağmen kariyerine birçok dizi ve sinema filmi sığdırmış bu yeteneği biraz araştırdığım da Ekşi Sözlük'te Regrettin isimli yazarın şöyle bir yazısına rastladım. Bilmiyorum ne kadar doğru ama eğer doğruysa, yeteneği doğuştan demektir.
Yazı aynen şöyle;

"Ataberk yanılmıyorsam 3-4 yaşlarındayken bir oyuncu seçmesi için görüşmeye gider. İçerisi çocuklar ve aileleriyle doludur. Sıra Ataberk'e gelir anne ve babasıyla birlikte içeri girer. İçeride bir adam bir de kadın Ataberk'le sohbete başlarlar. Tanışma faslından sonra...

Adam: Ataberk şimdi seninle bir oyun oynayacağız. Bu abla annen olacak, ben de baban anlaştık mı?
Ataberk: Tamam babacım."

O an da herkes şok olur ve geri kalan herkes aranan çocuk bulunduğu için evine dönmek zorunda kalır.

Sema Rocks!

Poyraz ilk iş gününe biraz rötarlı da olsa başladı. Sema ile sahnesi benim bölümdeki favori sahnelerim arasına girdi. Her bölüm favori bir karakter belirliyorum gibi olacak ama bu bölüm Sema'ya da bayıldığımı söylemem lazım. Zaten hikayesi güçlü yazılan kadınlara karşı zaafım var. Sema, polislere taş çıkartacak o sorgu sahnesiyle beni hemen kazandı. Sema kimdir, necidir, nereden geliyor bu değirmenin suyu, merak içindeyim. Poyraz'la ilişkisi, uzaklığı/yakınlığı nasıl olacak? Kafamda deli sorular. Bu sahnede öğrendik ki Poyraz polis olmak için polis olmuş. Tam da tahmin ettiğim gibi. Hayatı zor geçmiş biri olarak bari polis olayım da işim garanti olsun demiş ama şansızlığı onu rahat bırakmamış. Sadrettin'in dediği gibi tam ayaklı trajedi resmen.

Poyraz'ın oğlunu almak için attığı o imza da sadece mahkeme açmak için değil, karanlık tarafa geçmek için de bir adımdı. İleride kanun ve mafya arasında ki gel-gitlerini izlemek çok keyifli olacak. Bahri Umman nam-ı diğer Baba, üç bölümdür çizdiği adaletli tavrıyla Poyraz'ın da aklını çelecektir. Ben izlerken gördüğüm o adamı sevdim çünkü. Matematiğim de ilkokul'da hep beşti acaba bana da bir iş var mı Baba'cım yanınızda?

Sadrettin resmen kötü tohum, bu yalan daha çok işler açacak başlarına.

Gelelim benim favori üçlüme. Taş Kafa, Zülfikar ve Sefer. Bu bölüm aralarına Poyraz'ı da katıp esip gürlediler maşallah. Araba sahnesi herkes gibi şüphesiz benim de en sevdiğimdi. Zülfikar'ın trafik ışıkları hakkında yaptığı tespit 10 numara beş yıldızdı. Poyraz da aralarına katılınca her biri ayrı telden çalan bu dörtlü bizi ekran karşısında daha çok eğlendirecek gibi. Hikaye biraz daha Umman Ailesi tarafına kaydığı için sahneleri çoğalacaktır. Tam da benim istediğim gibi.

Poyraz'ın testten geçmesine sevinsem de daha önünde çok yolu var. Silahın ağırlığını hesaplama işi zekiceydi ama ya bir kurşun olsaydı sorusu akıllarda soru işareti bıraktı. İşte bunlar hep Poyraz'ın dark side'a geçiş hazırlıkları. Bebek adımlarıyla ama güvenle ilerliyor.

Dizide her karakter ince ince ve çok güzel yazılmış hepsinin ayrı hikayesi var ve öğrenmek için sabırsızlanıyorum. Taş Kafa'nın isminin hikayesi, Sadrettin'in geçmişi, Sefer'in Sema'ya olan bakışları ilk aklıma gelenler ve bunlar daha bir hiç.

Ayşegül'ün Poyraz'a bu kadar çabuk güvenmesi biraz garip ama güzel..

Poyraz'ın romantizm anlayışına hayran olmamak elde değildi. Kavurmalı yumurta ve elektrik yalanı tam karakterini yansıtmıyor muydu? Poyraz, tam anlamıyla affedersiniz ama 'öküz' diye tabir ettiğimiz erkeklerden. Ve bu onu daha da çekici yapıyor Ayşegül karşısında. Çünkü olduğu gibi biri. Ne romantik sofralar bekliyorsun ondan, ne de kibarlık. İyi bir baba, güvenilecek bir adam, yakışıklı, biraz da serseri. E daha ne olsun? Ayşegül'ü zaten baba rolüyle bile kazanmıştı Poyraz. Belirtmeden geçemeyeceğim bir detayda karakterlerin göbek adlarıydı. Ahmet ve Müzeyyen isimlerini daha çok sevdim ben. Ahmet, Müzeyyen'i seviyor kulağa daha hoş gelmiyor mu?

Ödev sahnesi yine güzeldi. Ama bu çocuk kendine Poyraz'ı örnek alırsa ders konusunda sınıfta kaldı demektir benden söylemesi. Ayşegül'ün Zafer Bey'in yanında çalışmaya başlayacak olması ise hikayenin gidişatı için güzel bir açılımdı. Ayşegül üç yerden kendini garantiye aldı. Sanırım dizideki en şanslı karakter bu konuda. Hem Bahri Umman'ın kızı, hem eski bir polis sevgilisi olacak (hadi inşallah), hem de Zafer Bey'in kızının doktoru olacak. Kim ona zarar vermek isteyebilir ki artık? Gerekirse Ayşegül'e her türlü zararı Zafer verir, Kulaksız kendi derdine yansın.

Poyraz'ın gerçeği öğrenmesi bölümün sürprizlerindendi. Ayşegül'e uzaklaşacak mı yoksa daha da mı yakınlaşacak bu merak konusu. Silahlı çatışma anında Ayşegül'ün ilk Poyraz'ı araması da güzel ayrıntıydı. Ona ne kadar güvendiğinin bir işareti gibiydi. Bu kadar çabuk güvenmesi, Poyraz'ın asıl işin öğrendiğindeki hayal kırıklığıyla orantılı olacak gibi. Sen dünyanın en şanssız insanısın Poyraz, bu maalesef acı ama gerçek. Daha başına neler gelecek meraklardayım. Allah sabır versin.

Finalin ise şaşırtmaca olduğunu düşünüyorum. Poyraz bize daha göstermese de zeki bir adam. Bahri Bey'in kulağına fısıldadığı şeyi bir dahaki bölüm duyarız ama benim tahminim bu adamı serbest bırakma işinin planlı olduğu yönünde. İyi polis, kötü polis oyunu.. Adam kaçıp Kulaksız'ın yanına sığınacak, onu takip eden Poyraz'da Bahri'ye en çok istediği şeyi verecek. Win win hesabı.

Hikayenin içine daha çok girdiğimiz bir bölüm izledik dün akşam. Emeği geçen herkesin eline sağlık. En çok korktuğum şey dizinin beklenileni verememesi ya da reytinglerde istediğini alamamasıydı. Çok şükür bu ikisi de gerçekleşmesi. Dizi çok güzel ilerliyor ve bu işin karşılığını da alıyor. Bozmadan aynen böyle devam ederler inşallah.

Kitapkurdu

Poyraz Karayel 4. Bölüm Fragmanı;







BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 55
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 35
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 9
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 17
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 48
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER