Finali beklerken..
Yaklaşık 1.5 senedir hep aynı şeyi vurguluyorum; her hikayecinin kendine ait bir dünyası vardır. Haliyle de anlatmak istediği hikayeyi neden böyle değil de şöyle anlattın demek, akıl vermeye çalışmak kimsenin haddine değildir. Lâkin, önemli bir nüansı da görmek gerek; hikayenin vaat ettiklerini neden görmediğimizi sorgulamak, hikayenin akışına karışmak değildir. Zira, öğrenmek istediğimiz şeyler sıfırdan uydurduklarımız değil, bize verilen soru işaretlerinin cevabıdır sadece. Haliyle de finale sadece bir hafta kala, neden hiçbir sorunun cevabını değil de tamamen bölümlük bir hikaye ve hatta “filler episode” izlediğimizi anlayamıyorum.. Doğruyu söylemek gerekirse, gider ayak çıkıntılık yapıyor olmak istemiyorum aslında. Fakat, bu kaçıncı Survivor teması?

Her şey bir yana; Aşk Yeniden’in üzerine kurulduğu kayanın adı ne? Selim.. Çünkü, Zeynep eğer Selim’e hamile kalmasaydı, biz bu hikayeyi izleyemeyecektik. Peki, bu kadar önemli bir karakteri hem de finalden önceki hikayenin içinde görmememizi neyle açıklayabiliriz? Ayrıca, Meryem.. Meryem kim? Zeynep’in bütün o “aşırı özgüveninin” kaynağı. Zira, Meryem’in kaybı ve annesiz büyümenin getirdiği yaraları perdelemek için Zeynep aşırı hareketler yaptı hayatı boyunca.. Hülasa, bu önemli karakterleri neredeyse neden hiç izlemedik? En ufak bir fikrim yok diyeceğim, ama yalan olacak. Yüksek ihtimal, bu tarz ada konseptine sahip bir bölümü çekmenin zorluklarıdır, aslında ortadaki sebep. Gel gör ki "seyirci" bunu düşünerek hareket eder ve ona göre izlediğini değerlendirir mi?

Aşk Yeniden’in şimdiki haliyle, geçmişi arasında bence en belirgin fark; komedi olgusu. Eskiden, kahramanlarımızın arasındaki sorunlardan ve hayatın normal akışına uygun davranışlarından dolayı komedi odaklı sahneler-hikayeler izlerdik. Misal, Orhan’ın, Selin’i kaçırması ve ardından Fatih ile Zeynep’in bir metre karın içinde sürekli de birbirleriyle uğraşarak, Orhan ile Selin’ı aramaları. Veyahut ailesine rest çeken Fatih’in, beş kuruşsuz kalması sonucunda taksiciliğe başlaması ve başına gelen trajikomik olaylar. Üstüne Darbeli Haydar ile dalaşması, ona kafa atması.. Bunların en başını ise bence; Zeynep ile ayrıldı numarası yapan Fatih'in, Mukaddes'in sürprizi ile kendini on küsur kızın arasında bulduğu "House party" çeker. Hâlâ gözlerimden gitmez, Fatih'in kendinden geçip kızlarla dans ettiği sahneler..

Bu tarz onlarca örnek daha sayabilirim aslında. Kısacası, demek istediğim şu; eskiden komedi odaklı sahneler, mevcut problemlerin üstünde yükselirdi. Gel gör ki uzunca bir süredir, komedi çıksın diye sorun “yaratılıyor.” Haliyle de bu durum hikayenin “o da bizden” hissini zedeliyor bence..

Sözün özü; finale bir kala, inanın bölüm içindeki olaylar hakkında ne yazmam gerekiyor bilmiyorum. Zaten ömrümde Survivor da izlemedim, herhalde bende bir problem var..

Bölüme dair dikkatimi çeken hiçbir şey de yok değil tabii ki; Günay. Saçlarını açınca güzelliği ortaya çıkmış resmen.. Fatih’i es geçmek de olmaz. Zeynep’in peşinden gidecekken sofradan kalkma şekli ve ardından verdiği düzeltme, gören gözler için çok şey ifade ediyordu..

Valandil..

BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 70
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 55
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 38
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 55
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 35
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER