İki kere iki her zaman dört etmiyor..
Kimi zaman hesapladığımız durumlarla karşılaşırız hayatımızın içinde, kimi zaman ise hiç hesaplamadığımız. Şöyle bir geçmişe dönebilsek ve bugünümüze baksak, neler görürüz o zamanki gözümüzle? Belki beklediğimizden bile daha iyi bir takım kişisel özelliklere ve varlıklara sahip olduğumuzu, yüksek ihtimalle de hayal ettiklerimizin büyük bir çoğunluğuna sahip olamadığımızı.. Fakat dediğim gibi; hayatımız ne kadar beklenmeyen olaylarla bezenmiş olursa olsun yine de başımıza gelebileceklerin bir sınırı vardır. Çok basit bir örnek vermek gerekirse; hepimiz her gün sokağa çıkıyoruz değil mi? Yani her gün ülke çapında gerçekleşen kazalardan birine denk gelme olasılığımız var, yani günün birinde arabanın altında kalma ihtimalimiz imkansız bir olasılık değil.. Fakat, şehrin göbeğinde bir piton yılanı tarafından saldırıya uğrayıp boğularak ölmek; işte o cidden ilginç olabilir.. Ya da şöyle söyleyeyim, bundan otuz beş sene sonraki ben Türkiye Cumhuriyetinin başbakanı olabilirim. Yani milyarda bir ihtimal belki, ama sonuçta olmaz değil. Fakat, eğer bundan otuz beş sene sonraki beni Fransa başkanı olarak görüyorsam, orada bi' durup düşünmek gerek..

"Babamın nasıl öldüğünü biliyor musun?"
Daha ilk sezondan itibaren, bugüne kadar belki elli defa Meryem'in anlattığı hikayeye inanmadığımı söyledim. İşin altından ne çıkacağını da merakla bekliyordum açıkçası. Ve o sis perdesi sonunda aralandı. Peki, ama nasıl? Cahit'in katilinin Birol çıkmasıyla.. Geçmişte bize anlatılmış olan; Birol'un annesinin hikayesinin tamamen değişmiş olmasına değinmeyeceğim burada. Çünkü onun en azından tutar yanı var, gerçeği saklamak için olayları çarpıtmış olabilirler. Ancak bir de gözardı edilemeyecek durumlar var.. Madem katil Birol'du, Vahit ona Meryem'in itiraf videosunu izlettiğinde yüzü niye kirece döndü o zaman? Hadi orada da diyelim ki Meryem'in başı belaya girecek diye korkmuştu.. Vahit'in, Meryem'in çantasına koyduğu telefonun izini sürme işini niye günlerce salladı o zaman? Sonunda da hiçbir şey bulamadım diyerek olayı kapamıştı..

Yani demeye çalıştığım şu; ortada iki seçenek var.. Birincisi; Birol daha ilk günden beri "herkes" için katildi, ancak Birol'dan şüphe etmemizi sağlayacak ne en ufak bir gönderme gördük ne de metafor kullanımı kırk dört bölüm boyunca. Olabilir, gerçek "suçluyu" saklamak son derece tercih edilebilen bir yöntemdir. Fakat, biraz önce saydıklarıma benzer onlarca sahne ve detay ne yazık ki bu saklamayı başka bir yöne çekiyor. Seyirciyi "şaşırtarak" kandırmak, bir başka deyişle ters köşe yapmak başkadır, normal şartlarda bir karakterin yapmayacağı hareketleri ona yaptırıp seyirciyi "kandırmak" başkadır.. İkinci seçenek ise tahmin edebileceğiniz gibi; Birol'un "katilliği" sırf Meryem'i temize çekebilmek için sonradan hikayeye dahil edilmiş bir durum.. Sözün özü; sorun Meryem'in katil olmaması değil, sorun Birol'un katil olması.. Meryem bu işi başkasına yaptırmış olabilirdi, Cahit'in başka düşmanları olabilirdi ve hatta Cahit'in herkesten gizli katili; Vahit dahi çıkabilirdi. Çünkü hem suçu Meryem'e yıkmak hem de şirketi ele geçirmek için gayet başarılı bir plan olurdu bu. Herkesi de yalanlarıyla kendi oyununa çekmek istiyor olabilirdi. Neden mi bunları söylüyorum? Biz Vahit'i bugüne kadar hep, Cahit'in intikamı peşinde koşan biri olarak gördük, doğru. Ama, "Cahit'e asla böyle bir şey yapmaz!" dememize yarayacak herhangi bir sahne görmedik ki..

Bu konuyu açıklığa kavuşturduğumuza göre, Vahit'in geçen haftaki karar değişikliğine dönelim. Zaten konuşamamıştık.. Meryem ve Vahit'in hikayesinde ne değişti bu süreçte? Hadi, Meryem bıktı usandı o yüzden şirketi vermeyi kabul etti, iyi de Vahit neden sadece şirketi almakla yetindi? Yahu bu adamın en büyük amacı abisinin katilini hapislerde süründürmek değil miydi? Bu motivasyona sahip olduğunu bugüne kadar en az 10 ayrı sahnede gözümüze gözümüze sokmadı mı? Ne oldu da şimdi Meryem'in dışarı çıkmasına izin verdi? Ardından da güle oynaya yurt dışına çıkma planları yapmaya başladı?

Biraz daha detaylara eğilmek gerekirse..

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER