Filinta: Leyla'nın askerleriyiz!
Leyla kaçırılmış mııı??
Kalabalık yoğun, kalabalık ateşli! Şehzadeyi verseler anında bin parça edecekler. Edecekler de Mustafa'ya söker mi yahu? Lafla darbe durdurmuş Mustafa için bunlar çıtır çerez. İki sert, bir tatlı taktiğiyle beş dakikada adamları avucunun içine aldı. Sloganımızı da attık ki içimizde bir şey kalmasın. Valla Mustafa bir tek Leyla’nın dilinden konuşamıyor o da işine gelmediği için olsa gerek. Onun dışında kimseyle iletişim problemi yok maşallah.

Şam, Kerkük ve Musul’dan ilk haberler geldi. Şimdilik isyan hareketleri cılız gibi görünse de ne demişti Ruhi Paşa? "Aslında her şey kontrol edilebilir görünüyordu. Bir anda ne oldu hala anlayamıyorum” Tam olarak bu kelimelerle söylemedi tabii ama bu minvaldeydi. Hikaye gereği "Operasyon: Şam, Kerkük veya Musul" gibi bir şansımız yok. Dolayısıyla hikayeyi oraya kaydırmakta daima bir sorun yaşanacaktır ama yine de şu an için Padişah ve Mustafalar'ın bu durumu hafife aldıkları aşikar. Demek ki Yüce Meclis’in kuvvetinin acı tadına bir de bu açıdan bakacaklar. Bu arada “orta şark” doğru bir kavram mıdır merak ettim doğrusu. Şark kelimesinde sorun yok da o bölgeye orta denmesi 60-70 yıllık muhabbet. Hadi biraz daha eski olsun ama yine de kurtarmıyor. Oraya esasen “yakın doğu” derlerdi. Hatta Kıbrıs’ta Yakın Doğu Üniversitesi vardır. Neyse...

Sen meth yapmayı biliyor musun tatlı kıs? Sen yaparsın ben satarım oooo köşe oluruz.

Bölüm için biraz da Ahmet bölümüydü diyebiliriz. Zaten daha ilk gördüğümüz anda, o an ile sınırlı kalmayacak bir karakter olacağını anlamıştık. Önce komutanını durdurdu şimdi de oyunu çökertecek. Tatar Ramazan gibi çocuk. Hoş, Tatar Ramazan herhalde biraz daha cüsselidir ama olsun. Kalfa’yla aşkı ise şahsen beni mest etti. Vallahi birbirlerine çok yakıştılar. Normalde dizileri izlerken bu yakışma durumlarına pek takılmam ama bu çift “biz çok tatlıyız” diye bas bas bağırıyor. Onları izlerken insanın yüreği sıcacık oluyor. Umarım senaryo ekibi bu konuda musluğu kısmaz. 

Süreyya’nın gidişine en çok olay çıkartacak adam ben olurum sanıyordum. Yanılmışım… Bıçak Ali’nin yolda karşısına çıkan engel, dönüş yolunda yaşadığı sürpriz ve çantadan çıkan fotoğraf bir yan hikayeyi ancak bu kadar zenginleştirebilirdi. İlk sezonu izlemediğim malum.. Fakat gelen yorumlardan ana hikayeyi az çok biliyorum ve sanırım o fotoğraf Süreyya’nın eski kocasına ait. Ali’nin bunu dert edinmesi çok doğal. Hani Ali’nin yerinde kim olsa içine şöyle inceden bir oturur da Süreyya’nın mutlaka bir açıklaması olacaktır. Fakat Filinta’da sıradan bir açıklama için böyle bir hikaye örülmez. İş mutlaka bir yerlere varacak ama nereye? İşte gelecek bölümler için en çok merak edeceğim yan hikayelerden biri bu olacak. 

Hele bi ağzımı toparlayayım sorarım ben o Sansar'a!

Efendi Cemil’in fiyakasına diyecek yoktu. Neden böyle oldu ki? Önce azarı yedi sonra da her hareketi için Yüce Efendi “inşallah” çeker oldu. Cemil için çember daralmaya başlıyor ama bu konuda Yüce Efendi de biraz haksız doğrusu. Karşındaki adam Filinta Mustafa’yken bu hızla adam harcamaya devam ederse yakında eleman bulamaz. Bir de şu sorunun cevabını merak ediyorum. Efendi Cemil’in naibi kim? Yoksa bir sonraki takım elbiseli Efendi Garbis mi olacak? Adamın naibini merak etmemesi çok enteresan. 

Mustafa kadıda değişiklik yapılmasını sağladığında sevindik ama belli ki bu kadılar hep aksi be kardeşim. Bizim rahmetli Kadı Gıyasettin’in de tersi fenaydı. Duruşma daha anlayışlı başlar sanmıştım ama maşallah Üsküdar Kadısı’nı aratmadı. Hatta şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki çiftlik delilini yok saymasa Üsküdar Kadısı tamamen normal, art niyetsiz bir duruşma yürütmüş. Galata Kadısı’nın tek farkı ikna edici delilleri görünce zaman vermesi oldu ki Perver’in ziyareti olmasa niyetinden dahi şüphelenebilirdim. Fakat Perver ahaliden bahsederken Kadı’nın Perver’in efendilerinden bahsetmesi çok güzel bir sahneydi. Tek bir replikle tüm taşlar yerine oturdu. 

Laf hazır Kadı’dan açılmışken Şehzade Mehmet’in zindanda kalmak istemesinin altında yatan sebebin sadece ağzından çıkan değerler olduğunu sanmıyorum. Şehzade Mehmet kesinlikle çok zor zamanlar geçiriyor. Eyvallah ama aynı zamanda bu onun için çok da büyük bir fırsat. Devleti belki de hiçbir Padişah’a nasip olmayacak şekilde çok başka bir yerden gözlemleme fırsatı var elinde. Zindandan görünen Osmanlı ile saraydan görünen Osmanlı arasında eminim dağlar kadar fark vardır. Ahmet’in bu açmazdan çıkacağını varsayarsak bu tecrübesini sık sık konuşturacaktır.

-: Güya iştesin ama whatsapp sabahlara kadar online!?

Leyla ciğer ameliyatına başladı. Hepimiz biliyoruz ki o vesveseler, o yürek kabarmaları hep Farah yüzünden. Pardon, yanlış oldu. Mustafa yüzünden. O yüzden dili hastane dese de ayakları onu Farah’a götürdü. Farah’ın "bilmiyorum" derken ki yüz hali bile aslında bir kadını çıldırtmaya yeter de artar bile. Evet, Leyla’nın Farah’ın kapısına gidip kisvesi ne olursa olsun kocasını sorması bir mağlubiyettir ama Farah’ın galibiyeti bakışlarına taşıması boş bardakları taşırır, çarşıları karıştırır ve malumun ilanıdır. O sebepledir ki Leyla tatlı konusunu bu kadar olumsuz karşıladı. 

Bir açıdan Leyla’nın işi baskı ve siteme döktüğü ve bunun Mustafa’yı iteceği düşünülebilir. Fakat bu Leyla’ya haksızlık olur. Zira Mustafa’nın davranışları gerçekten normal değil. Aslında büyük resmi......

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER