İki yarım, bir tam!
Bazen İlişki Durumu: Karışık dizisini neden bu kadar seviyorsun, yazıyorsun gibi sorular soruyorlar. Sebebi gayet açık. Sizde takdir edersiniz ki Türkiye televizyonlarından yayınlanan herhangi bir dizide (tür ayırımı yapmaksızın) bir kaza, bir ölüm varsa sancısı en az sekiz bölüm sürer. Kaza yaşanır, hastanedeki ölüm kalım savaşları, beyaz ışıklı rüyalar, uzun bakışmalar, traji-k-omik replikler vs. Bir dizide sadece üç hafta “Gerçekten vuruluyor mu?” diye beklediğimi hatırlıyorum. Gerçek dünya yeterince travmatik iken bize ikinci bir travmayı yaşatmayan tüm İlişki Durumu: Karışık ekibi kalp ben!

***

Efe’nin gittiği geçen haftadan belliydi. Ece için hamile olmasının verdiği bir umutla umarım başına bir şey gelmemiştir, dedim. Bu da bana kapak oldu. Ece ya. :( Neyse, böyle zamanlarda her zamankinden güçlü durmak lazım. Kalan sağlar bizimdir, yolumuza devam. Kalan en masum sağ ise Ece ve Efe’nin bebeği oldu.

"Artık bakma da rahat rahat uyuyayım!"

İşte, her şeyi vakitlice düşüneceksin. Hoş, vasiyette yazmasa bile Ayşegül ve Can bebeği mutlaka sahiplenirlerdi. İkisinde de kafa biraz değişik çalışıyor ama yürekleri, o minik bebeği tuhaf akrabalara bırakmaya elvermezdi. Pamuktan yüreği var her ikisininde. Sadece durumu kabullenme süreci daha farklı işlerdi diye düşünüyorum. Mecburiyetten ya da keyfi bir şekilde el kadar bebeğin o kafası gidik akrabaların evinde ne işi var?! Bir şekilde Ayşegül ve Can’ın bebek macerası başladı. İlişki Durumu: Karışık + Bebek

El kadarcık.

Tabi el kadar bebek deyip geçmemek lazım. Herkes için başlı başına bir macera oldu. Ayşegül ve Can’ın durumları zaten ortada. Bebeği arabada unutmak nedir ya? : ) (Sinirden gülüyorum ahahaha.) Mediha ve İsmail Dede için bambaşka bir travma, Murat ve Elif için ise apayrı.

Ayşegül’ün bebeğin vasisi olduğunu öğrendiğindeki atarlı giderli hallerine tabi ki şaşırmadım. Çünkü Ayşegül bencil. Eskiden bu cümleyi bir kızgınlık ifadesi olarak söylerdim ama zaman içinde hak da vermedim değil. Tek başına büyümüş, her işine tek başına koşmuş ve arkadaşlarını kaybetmiş bir insandan bahsediyoruz. Can, nispeten daha yumuşaktı. Çok sıkıntı çıkarmayacağı belliydi. Ama hayalden sonra inceden bir şüpheye de düştüm hani. :)

Fenerbahçe formasına da aynı tepkiyi verirdi? :)

Mediha Hanım Teyze ve İsmail Dede ise bambaşka bir dünyadalardı. İsmail Dede bebeği ne kadar sahiplendiyse Mediha Hanım Teyze o kadar dışladı. Zaten hem öksüz hem de yetim bebeciğe bir de Mediha Hanım Teyze vurmasın!

Yavrucak tepe sersemi oldu. İmdaaatt diye ağlıyorolmasın?

Bebeğın aileye kattıkları genel olarak böyleydi. Peki, başka neler neler oldu? 2.sayftaya alayım. ->>>

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER