Hep yanlış anlaşılan adam: Orhan Kara’ya Mektup

Hep yanlış anlaşılan adam: Orhan Kara’ya Mektup
Sevgili Orhan,

Doğuştan şanssızdın çünkü olman gereken kişi senden önce doğmuş, hatta 10 yılını kat etmişti bile ömrün. İşte bundan sebep, bir telaşa düştün sen de. Çünkü O kişi, abin Mahir ile aranda kapatman gereken yıllar vardı. Bu yüzden hayat yolunda Mahir sağlam ve telaşsız ilerlerken, sen tez canlılığın ile pek çok hatalara düştün. Ama hatalarından hiç utanmadın, tersine onları boynuna madalya yaptın, gururla sergiledin.

Yatılı okul ve ardından askerlik derken senin yokluğunda annen, baban, kız kardeşin, ablan hepsi Mahir ile gurur duydukça duyuyorlardı. Sen ise hep yalnız kalmıştın ve ‘ailem’ dediğin en yakınların bile seni tam tanımıyordu. Seni çocuk bırakmış, genç delikanlı bulmuşlardı. Ama hala sana söz dinlemez bir çocuk muamelesi yapıyorlardı. Böylece sen de ailenin haylaz, başı beladan kurtulmaz deli çocuğu oldun onların gözünde. Hep sana öğütler verdiler. Kimse seni anlamaya çalışmadı. Tersine seni eğip bükmeye çalıştılar. Ama sen bükülmedin, direndin.

Bu yüzden adın çıktı dokuza Orhan’ım, ne yaparsan yap inmez sekize. Artık senin için o adı silmektense, yaşatmak çok daha kolaydı. Sen de adını yaşatmak için “tüm köprüleri yakarım onların bana yaftaladığı adam olurum” dedin. Ama Orhancığım, senin kalbin Kara ailesinden yapılma. Bu yüzden ne kadar gözünü karartsan da gönlünü karartamazsın. Bir yandan da bir Kara ailesi erkeği olarak çevrende haksızlıklar olurken köşene sinip oturamazsın da. Ancak abin, sana hiçbir şey açıklamadan, senden sadece O’na güvenip, oturup beklemeni istedi her defasında. Belki de Mahir, kahramanı olduğu hayat sahnesini seninle paylaşmak istemedi buna da ‘kardeşini korumak’ dedi. Sen de çareyi kendi sahneni kurmakta buldun.



Ağabeyin ile kurduğun bu sevgi- nefret ilişkisi hayatına damga vurdu. Bir yandan onun gibi olmaya çalışırken öbür yandan da ondan nefret etmek çok zordu. R’leri söyleyemeyen sevgilinle yaşadıkların bile ağabeyin gibi efsane bir aşkı tatmak istediğin içindi. Mahir ve Feride’ye olduğu gibi senin aşkına da cümle âlem imrenerek baksın istedin. Bu yüzden biraz da imkânsız bir kadını seçtin. Ama hesap edemedin ki efsane bir aşkta iki kişinin de cesur bir yüreğe sahip olması gerekirdi.

Ailen, en başta da ağabeyin, seni hep koruyup kollamak istediler, küçük bir çocuk gibi. Ama sen büyüdün çoktan. Sen kollanmak değil, onlarla omuz omuza olmak istedin. 100 bölüm oldu be Orhan, derdini, içini ailene anlatamadığın 100 bölüm geçti. Çok acı çektin, çok yalnızlık çektin. Ama artık Kara Ailesi'nin kahramanlık sahnesinde senin de rolün büyük. Bu rolü sen tırnaklarınla kazıyarak yarattın. Bu yüzden tadını çıkar. Sana son tavsiyem, o mıymıntı sevgiline çok da güvenme.

Sevgilerle..

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER