Geriye Ne Kaldıysa: Kadın hikayesi

Geriye Ne Kaldıysa: Kadın hikayesi
Eeeee artık geriye ne kaldıysa... 
Kadın.

Kadın olmak.

Kadın başına durmak.

Kadın kadına konuşmak.

Kadını kıskanmak.

Ne kadar çok kadın var. Kadına dair ne kadar çok sorumluluk var tek bir kelimede dahi. Sahi bu kadar çok mu kadın? Kadın olmak mı fazla? Zor mu kadın olmak yoksa kadın olmayı mı zorlaştırıyorlar?

"İki kadın, iki hayat ve bir erkek. Hayatların kesiştiği noktalar bazen hiç de hatırlanmak istenecek şeyler değildir." Diyor Geriye Ne Kaldıysa oyun özetinde.  Bir erkek ve iki farklı kadından iki çocuk. Biri evliliğinden biri evlilik dışı ilişkisinden. Bir çocuk diğerinin iliğine muhtaç. Ve işte iki farklı kadının kesişen yolu.  Kadın kadınla yüzleşiyor.

Tiyatro Nok'un Geriye Ne Kaldıysa oyunu bu iki kadının yüz yüze gelmesini öyle iyi yoğuruyor o kadar çok sorgulatıyor ki tüm bunları size, o anda kalakalıyorsunuz. Aslında cinsiyet ayrımı yapmadan izliyorsunuz. İster kadın izlesin oyunu ve aynaya baksın ister erkek izlesin oyunu ve aynaya baksın. Fatma Özcan’ın yazıp Buse Arslan Akdeniz ve İclal Atasoy’un oynadığı oyunu Tufan Afşar yönetiyor. Evet, bir kadının yazdığı repliklere iki kadın oyuncu eşlik ederken bir erkek gözünden sahnelenmesini izliyoruz.  Tufan Afşar’ı daha önce sahnede izleyip beğenmiştim. Yönetmenliğinde ise az kızdım ona. Çünkü böylesine sürükleyici oyuna çok kısa süre biçmiş. ^^ Biraz daha uzun olabilirdi. Yoksa sahne üzerinde dekorun aslında pek de önemli olmadığını göstermiş. O yalınlığın içerisinde oyunculara alanı açmış da açmış. Oyuncular da tüm yeteneklerini ortaya sermiş. Yok denecek kadar az olan dekor öyle ince döşenmiş ki sahneye adeta hepsinin ruhu çıkmış ortaya. Oyun başladığından son ana kadar hepsi kulağıma geçmişe, bugüne ve geleceğe dair hikayeler üfledi. Hayatlarını anlattı. Evet, oyunculuklar. Sevdim hem de epey sevdim. Yönetmenin ters köşelerini çok sevdim. Daha çok izlemek istedim, doyamadım. O yüzden kızgınım Sayın Afşar.^^

İki oyuncunun uyumunu sevdim. Birbirlerinden aldıkları pasları iyi değerlendirdiler. Şaşırma, karıştırma, heyecan vb hiçbir aksi durum yoktu. Kiii sadece iki kişi oynarken biraz daha zorlanabilir insan, biraz daha yorulabilir. Yalnız yalnız Buse Arslan Akdeniz bi' tık fazla iyiydi partnerinden. Yaşadığı duyguyu kat be kat fazlasıyla aktardı seyirciye. Diğer oyuncunun ara ara benzer hareketlerini yakalamam inandırıcılığın azalmasına sebep oldu. Sahneden sakın inme Buse Arslan Akdeniz.

Farklı düşünebilmek, empati yapabilmek için; belki yaşadığınız belki duyduğunuz belki de şahit olduğunuz durumlar için mutlaka izleyin iki kadının hikayesini. Sadece iki kadının hikayesini olmadığını hayata dair, insanlığa dair neler barındırdığını görün. Kim haklı? Kim haksız? Ya da haklı haksız aranır mı? Hangisinin yerinde olmayı isterdiniz ya da ister miydiniz? Arada kalır mıydınız? Siz olsanız ne yapardınız? İnanın Afşar sizi o kadar soruyla uğurluyor ki oyundan çıktığınızda sürekli kafanızda her şeyi düşünüyorsunuz... Bir erkek iki kadın. Yaşananlar, yaşanmışlıklar. Geride mi? Eeee artık ne kaldıysa... İzleyin, izlettirin. hem unutmayın, tiyatro iyidir, iyileştirir.

Sevgiler..

OYUN KÜNYE BİLGİLERİ
Yazan: Fatma Özcan
Yöneten: Tufan Afşar
Asistan: Kardelen Hacıoğlu
Proje Destek: Onur Gürleyen
Fotoğraf: Emre Mollaoğlu
Afiş Tasarımı: Zeynep Çaylak
Oynayanlar: Buse Arslan Akdeniz, İclal Atasoy

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER