Hollywood'da yükselen İngiliz: Ruth Wilson

Hollywood'da yükselen İngiliz: Ruth Wilson
Ruth Wilson'ın, kendisi gibi İngiliz oyuncu Keira Knightly'ı çoktan geride bıraktığı söyleniyor.
İki Olivier Ödüllü İngiliz Ruth Wilson, The Affair dizisindeki Alison karakteriyle aldığı 2015 Altın Küre Ödülü sayesinde son ayların adından sıkça söz ettiren kadın oyuncuları arasına girdi. Gün geçmiyor ki hakkında bir makale, röportaj yayınlanmasın. Ruth Wilson kimdir, nedir diyenler için Dilara Eldaş, sizin için Dailymail'den Jane Gordon'un yazısından alıntıları çevirdi. Buyrun.. Tamamını orijinal dilinde okumak için yazının sonundaki linki tıklatınız.

O'nu Beyazperde'de ilk olarak 2013’te Disney’in gişe rekorları kıran filmi The Lone Ranger (Maskeli Süvari)’de izlemiştik. Filmin Oscarlı yönetmeni Gore Verbinski, oyunculuğuyla dikkatleri üzerine çeken Wilson’ın daha önce büyük bir film yıldızı olacağını söylemişti. Bazı oyuncular için “gözleri ile oynuyor” denir; Verbinski’ye göre de Ruth Wilson tam da bu özellikte.

Yönetmenin bu yorumunu sorulduğunda Ruth Wilson, bu yorumu ilk kez duyduğunu söylüyor: “Emin misin, gerçekten böyle mi dedi?.. Bilmiyordum, bu gerçekten harikaymış. Gore’u çok seviyorum, müthiş biridir.” diye ekliyor.

The Affair dizisinde Alison yaralı ama bir o kadar da mücadeleci bir karakter çiziyor

Onu başarılı bulanların ortak fikri, muhtemelen onun ne kadar alçakgönüllü olduğunu düşünmesinden de geliyor. Hatta söylenenlere göre Verbinski, Ruth Wilson’ı -başarısı en az The Lone Ranger kadar konuşulan- Karayip Korsanları’nda oynayan Keira Knightley’den bile yüksek potansiyelli buluyor.

“Film, kariyerimde beni teyet geçmiş alandı. İngiltere’de film endüstrisinde ne kadar kapı varsa bu zamana kadar çalmıştım, roller prova etmiştim ama hiçbir yere varmamıştı. The Lone Ranger’ın deneme çekimini yaptığımda da hiçbir beklentim yoktu. Çünkü Londra’dan video ile yapmıştım ki bu da başka bir yerde kurulmuş olan bir film için epey zordur.”

“Ama ansızın Los Angeles’dan beni aradılar ve deneme çekimine gelip gelemeyeceğimi sordular. Ajandamda sadece bir haftasonu vaktim vardı, neyse ki her şey yolunda gitti ama çok hızlı gelişti. Kamera karşısında geçtiğimde yapımcı Jerry Bruckheimer ve Gore Verbinski karşımda duruyordu. Çekim bittiğinde rolü bana teklif ettiler. Ne diyebilirdim ki Hollywood sonunda kapılarını benim için açmıştı.”

Wilson, Hollywood setlerinin farklı olduğunu da anlatıyor: “Keşke Johnny Deep ile daha belirgin bir sahnemiz olsaydı. Hayranlık duyduğum bir aktör. Ama tanımaya fırsatım olmadı, 8 ay boyunca çekimdeydik ve ben onu o yüzünü kaplayan Tonto makyajı dışında hiç göremedim. Toplantılara da o makyajıyla geliyordu. Bir ara o makyajla uyuduğunu düşünmeye başlamıştım.”

Ruth kiminle yan yana dursa dedikodusu çıktı. Deep ve The Affair'deki rol arkadaşı Joshua Jackson hariç

Surrey’de geçirdiği çocukluğunda daha çok erkek ağırlıklı bir çevrede büyüdüğünden çok kendini gösteren bir kız olmadığını söylüyor. Spora düşkünlüğü de belki bu yüzden. Zaman zaman kendisini tehlikeli durumlara sokmaktan da çekinmiyor; ITV yapımı The Prisoner’da tehlikeli otomobil sahnesi de bunun bir göstergesiydi.

Yani denilebilir ki, Ruth Wilson korkusuz olmasıyla da epey ünlü, bunun bir istisnası olduğunu söylüyor: Ünlü yönetmen Steven Spielberg. “Dönemimdeki birçok çocuk gibi ben de çocukken köpekbalıklarından çok korkmaya başlamıştım ve bunun nedeni TV’de gördüğümüz Jaws filmiydi. Fobimin sebebi tabii ki Spielberg!”

Wilson oynamış olmaktan gurur duyduğu diğer bir filmden de şöyle bahsediyor: “A Walk Among the Tombstones’da Liam Neeson ile birlikte oynamak benim için çok değerliydi. Beraber çalışması çok kolay biri ama sanırım oradaki tek kadın oyuncu olmamın da bunda etkisi olabilir.”

The Affair, ülkemizde FoxLife Türkiye kanalında yayınlanıyor

33 yaşındaki yetenekli oyuncu Ruth Wilson böylesine büyük bütçe ve hasılatlı bir Hollywood filmlerinin kariyerinde bundan sonra daha farklı anlamlar doğurabileceğinin farkında. Ama söylediğine göre şimdilik The Affair dizisini tamamlayıp Güney Londra’daki evinde kalmayı, oradaki işlerini yapmayı istiyor ve Los Angeles’a taşınmayı hiç düşünmüyor.,

Röportaj: Jane Gordon, Dailymail
Çeviri: Dilara Eldaş
Röportajın orjinalini okumak için TIKLAYINIZ



BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER