Bülent Kayabaş'a veda...

Bülent Kayabaş'a veda...
Hayatımızı kurarken bazı insanlara güveniriz. Onlardan akıl alır, onların en sıradan cümlelerini bile kendimize ışık yapar, varlıklarına şükrederiz. Bazen aklımızı yitirip kabalaşsak bile genelde bu insanlara karşı nazik oluruz, onlara ne kadar kıymetli olduklarını hatırlatır, ‘İyi ki varsın’ deriz. Kelimelerimizle olmasa bile davranışlarımızla teşekkür ederiz. Onlar var oldukça iyi olduğumuzu bilir, bu güvenle bakarız önümüze.

Hayatımızda bir kere bile yüz yüze gelmesek, tanışmasak, karşılaşmasak da varlıklarını kendimize dünyanın acımasızlığına karşı yastık yaptığımız insanlar vardır; onlarla vedalaştıkça anlarız bizim için aslında ne anlama geldiklerini. Gazetede okuruz vefat haberlerini, Twitter’da görürüz. Dünya ıssızlaşır birden, onların olmadığı bir dünyayı daha önce hiç düşünmediğimizi fark ederiz. Ancak onlar var olduğu sürece güvende, bildiğimiz ve alışık olduğumuz hayatı yaşayabileceğimize inandığımızı gidişlerinden sonra çok şaşırarak fark ederiz.

Kemal Sunal bu insanlardan biridir, Levent Kırca, Erdal Tosun, Tarık Akan, Zeki Alasya, yıllarca Muhasebeci Ergun olarak Pazar akşamlarımız damga vuran, iş hayatında yaşayacaklarımızı ve iyi olmayanların daima kazanacağını en naif şekliyle kafamıza kazıyan Erdinç Dinçer onlardandır. Onlarla büyümenin ne kadar büyük şans olduğunu ve bu imkândan yoksun günümüz çocuklarına içten içe üzülmeyi aklımıza getiren bu kıymetli oyunculardır.

19 Nisan 2017’de kaybettiğimiz Bülent Kayabaş da benim için bu insanların en önde gidenlerindendir. Hayatım boyunca Bülent Kayabaş izleyeceğim ve bu beni hep mutlu edecek diye düşünmüştüm açıkçası, onu kaybedeceğimizi hiç düşünmemiştim. Bize verdiği tüm mutlu anlar için çok teşekkürler. Mekânı cennet olsun, yakınlarına sabır dilerim.


BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER