Survivor: Cinderella Man

Survivor: Cinderella Man
Bilenler vardır, bilmeyenler için vikipedi bilgilerinden biraz özet geçeyim. Russell Crowe’un 2005 yapımı filminde ekonomik krizde, açlıkta, sefalette ailesini bir arada tutmak isteyen alçakgönüllü bir boksörün zafer hikayesi anlatılıyor. 

Survivor 2017’nin gönlümde şampiyonu ve bence hakikaten bunun en büyük adayı Adem Kılıççı hakkında bir iki kelam etmek boynumun borcu oldu artık. Bu seneki ilk yazımda Adem hakkında şöyle bir şeyler söylemiştim: “Birleşmeyi görür, göremez, o sıralarda elenir.” Bir laf nasıl yutulur, işte böyle. Kötü başladı diyebilirim, çünkü Y kuşağı kızlarının –nedense- kahramanı İlhan Mansız, evimizin küçük oğlu, kardeşimiz Furkan Kızılay ve “Bu nasıl güzel, karizmatik bir atlet, bu ne Sarah Jessica Parker!” dediğimiz ve üstüne bir de fiziksel açıdan harika bir yarışmacı çıkan Sema, çok izlenen bir yarışmacının birincisi Eser West vesaire varken Adem’i bir türlü parlak göremedim. “Bana adamlığı öğretemezsin, senin burnunu kırarım.” Dedi, “Ööööööf!” dedim. Ne oldu da fikirlerim değişti? 
Eleme potasına aday çıkarıldı, Çılgın Sedat tarafından. Sedat, geçmişinden yaşadıklarından gördüklerinden bahsetti. Biz Adem’i o konseyden önce tanımıyorduk, sağ olsun Sedat tanıttı: “Dik duruşumla geldim, gideceksem de öyle giderim ve burada kalırsam, gidene kadar yazacağım isim kendisidir.” Bu lafları da çok gördük biz, “Duruşum, dikliğim…” bunlar favori olmaya yetecek cümleler elbette değildi, ama Adem Kılıççı ismi zikredilmeye başladı yavaş yavaş.  


Sabriye Şengül, kick boks şampiyonu olmuş. “Dövüşmeye benzemiyor.” dedi, inanılmaz yavaş kaldı, oyun kazanamadıkça çıldırttı. Takımındaki diğer erkekler ona yüklendikçe yüklendi, her hafta kağıttan SABRİYE adı çıktı. “Bu nasıl dövüşçü böyle, sürekli ağlıyor!” dedik, o ağlamalara doymadı. Belli, duygusal bir insandı. Sonra Adem, morali bozuk diye, evet sadece bu yüzden müzik dinleme ödülü kazandığında keyfi yerine gelsin diye Sabriye’yi seçti. İşte o ödülden sonra Sabriye kendine belki Survivor hayatının sonuna, belki hayatının sonuna kadar bir kardeş edindi. Çünkü Adem hiçbir zaman ona bağıran biri olmadı. Ezildikçe kol kanat gerdi, karşılıklı boks sevinçleri yaptılar. Sevdik biz. “Benimle savaşma, ben senin için savaşan adamım. ”dedi, bir an bile caymadı söylediklerinden. Ha, “Yazıklar olsun sana nankör!” dedi de hangimiz kardeşimizle ağır laflar etmedik ki birbirimize? 

Sonra aralarına Şahika Ercümen katıldı. Çünkü Şahika da az oyun kazanan biriydi, ister sevin ister sevmeyin dünya çapında saygınlığı olan birini kimse milyonlarca insanın önünde küçük düşüremez. “Proteinlere boğdu bizi.” denilen, o meşhur mor odaya aslında gerçekten proteine boğan ve hatta “Arkadaşlarım ödülden gelsin, onlara sürpriz yapacağım tuttuğum balıkları gördüklerinde yüzlerini görmek istiyorum.”diye masumca sevinen Adem’in yerine çağırılan Şahika; Adem-Sabriye dostluğunda huzuru buldu. İki kadın bir adam işte dünyanın her yerinde kıskançlık doğurur ya. Sabriye de kıskandı Şahika’yı belli ki. Yine de sağlam kalabildi çünkü Survivor’daki ailesini toparlamak orada onun görevi oldu. 

Uçurum bir puan farkıyla en iyi erkek yarışmacı seçildiği hafta Sema tarafından eleme adayı oldu."Eleme adayı olabilirim ama benim için savaş bitmez." dedi. İstatistiklere bakın, erkekler arasında en çok yarışmaya çıkan kendisi. Hiç sembolü olmamasına rağmen –ki semboller 6 puan- erkek yarışmacılar arasında en yüksek puana sahip ikinci kişi. Tek büyük eksiği hayatı boyunca hiç puzzle yapamamış olması ve ne yazık ki Survivor beceri oyunlarının çok sevdiği şeylerden biri bu puzzle. Bütün adanın önünde eğildiği İlhan Mansız’a mesafesini korudu, Furkan’la kavga etti –bence haksız olan Adem’di.- ve “Yanlış bir şey söylemedim, özür dilemiyorum.” dedi, bunlar ne olursa olsun seyircinin sevdiği şeyler. Dizleri yara bere içinde kaldı, Acun Ilıcalı’nın Instagram’a attığı o yaralı dizlerin sahibi Adem bu arada. Sema’nın mor ayağını bizzat tutarak paylaşması ama Adem’in kan içindeki dizlerini “Survivor zor bir yarışma.” gibi birtakım cümlelerle paylaşılması… Diğer yarışmacıların bir rahatsızlıkta hop hastaneye giderken Adem’in serumunun pislik içindeki barakada takılması gibi sinek gibi küçük ama can sıkan detaylar biraz kalbimi kırıyor. Pazar akşamı oynanan dokunulmazlık oyununda acıyla kıvranırken “Sema abla da üşüdü.” denmesi gibi detaylarla Adem herkesin gözünde büyüyüp katlanıyor.

Son olarak da şu cümleyle bitireyim: Adem sen biraz daha dayan, orada otur. Biz Kıbrıs’ta canlı yayında senin yanına kim oturacak onu bir ara kararlaştırırız. 


BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER