Filinta: Her gün birinizi, bir gün hepinizi!

Filinta: Her gün birinizi, bir gün hepinizi!
Gül Mustafa Gül! Son gülen iyi gülermiş.
Koca bölüm bitti ve ben o şaşkın bakışlarla TRT’nin bir sonraki yayını olan Kriminal’i izlemeye devam ettim. Sosyal medyada birçok insanın bölümü ağır şekilde eleştirdiğini görebilirsiniz. Şu ana kadar izlediği en saçma bölüm olarak adlandıranlar da vardı. Öyle düşünmelerinin tek sebebi ise bölümün fazlasıyla hızlı olmasıydı. O kadar çok olay üst üste geldi ki idrak etmek neredeyse imkansızdı. Sizlerden rica ediyorum, dönüp şimdi bölüme bir bakın. Filinta’nın bizlere ne kadar güzel bir deneyim sunduğunu siz de fark edeceksiniz. Fragmanlar, tweetler derken yapım ekibi bu bölüm için seyircide büyük beklenti oluşturdu ve bunu bizlere fazlasıyla da sundular. 

Ne yapacağı hiç belli olmayan, hikaye akışı kolay tahmin edilemeyen bir yapım Filinta; bunu da son bölümde çok sert bir biçimde gördük. Üç ölü, bir yaralı verdik. Ölülerden birisi de hala meçhul bence. Şehzade Mehmet’in ölmüş olduğuna pek bir inancım yok. Şehzade Mehmet dahil geriye kalan her şeyin -Mustafa’nın vurulmasına kadar her şeyin yani- istihbaratın tertibi olduğunu düşünüyorum. Yoksa o odanın içinde bir hain daha var. Zira Padişah Mustafa’ya onu bir yere saklaması gerektiğini söylediğinde odada 4 kişi vardı. Ruhi Paşa, Ali, Padişah, Mustafa. Ya Şehzade Mehmet dahil ve sonrası Mustafa'nın tertibi ya da istihbaratta bir hain daha var. Ali, Mustafa ve Padişah olmayacağına göre de Ruhi Paşa hain olabilir mi? Kafamda deli sorular...

Elveda Padre Celal! Elveda! Sana hiç ısınamamıştım zaten.

Celal ve Cemil düellosu gerçekten seyri zevkli bir sahneydi. Özellikle Cemil’in "Biz de sokakların Padresiyiz." lafı çok hoşuma gitti. Efendi Cemil değil de Sansar Cemil olmak Hakan Yufkacıgil’e daha çok yakışıyordu sanki. Celal onu kısmen kesmiş olsa da, Cemil sokakların çocuğu sonuçta, şaşırtmasını bilir. Biraz da kafası çalışınca Mustafa’nın önüne atmasını çok iyi bildi. O sahnede Celal’in öleceğini düşünmüyordum halbuki. Tuhaf bir biçimde bir şeylerin olmasını ve Celal’in ölmemesi gerektiğini düşündüm bir anlığına. Tabii bunlar sadece Kadı Gıyaseddin’in şehadetini görene kadardı. Sonrasında Celal’in ölmesini Mustafa kadar hatta belki daha fazla istedim. Elveda Padre! Emeklerin için teşekkürler Rıza Kocaoğlu.

Gazanfer’in öleceğini tahmin etmiştim. Haftalar önce Es Film Emre Canpolat’ın sözleşmesinin bittiğini ve yenilenmeyeceğini duyurmuştu. Kahramanca ölmek yaraşırdı zaten Gazanfer’ime. Sana da Allah Rahmet eylesin. Yalnız geçen sezondan kafama takılan ufak bir detay var. Gazanfer’in üç tane çocuğu yok muydu yahu? Senarist sürekli değişince oluyor galiba böyle ufak aksaklıklar. Bu bölüm senarist yine değişmişti. Yanlış okumadıysam Kalem Erbabı olması gerek. Senarist yine mi değişti yoksa Ali Can Yaraş mahlas mı kullanıyor en ufak bir fikrim yok. (Editör Notu: Kalem Erbabı, Yaraş'ın Filinta için kurduğu yazı grubunun adı. Şimdilik değişiklik yok)


Yazı devam ediyor..

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER